‘1-0 olsun bizim olsun’dan fazlası

03 Nisan of 2015

Ligin kadro açısından yetersiz takımlarından Gaziantepspor, maçlarını 1-0 da olsa kazanmayı başarıyor. ‘1-0’ların hikmeti ve Okan Buruk’un takımını analiz ettik

Yazar: Burak Sağlam

buraksaglam17@gmail.com | twitter.com/burakcee

Sezon başında küme düşecek takımlar arasında gösterilen Gaziantepspor  ligin bitimine dokuz hafta kala 34 puanla ligin 7’inci sırada, küme düşme tehlikesinden çok uzakta, farklı planların içinde. Yedi tanesi 1-0 olmak üzere, toplam on galibiyet alan ve 34 puan toplayan Gaziantepspor çoğumuza göre sıkıcı futbol oynuyor fakat olayın içine girdiğimizde, futbolseverlerin pek hoşlanmadığı futbol mentalitesi olan ‘1-0 olsun bizim olsun’dan çok daha fazlası olduğunu görüyoruz.

Muhammet Demir: 1 – Federico Macheda: 0

Günümüzde sakatlık deyince, Pektemek ile birlikte aklımıza gelen ilk isimlerden Muhammet Demir.  O daha henüz 23 yaşında ama kariyerinde şu ana dek yaşadığı sakatlık sayısı, 38 yaşında futbolu bırakan bir oyuncunun futbol hayatında yaşayacağı sakatlık sayısından fazla olabilir. Muhammet, 15 yaşında A takımla çıktığı idmanlar ağır gelince dizinden ve kasığından ciddi şekilde sakatlandı. Milli Takım’ın alt yaş kategorilerinde attığı gollerle taraftarların umudu olsa da, yaşadığı talihsizlikler nedeniyle özgüveni azalış gösterdi. 2009’daki röportajındaki sözler bunu açıkça gösteriyordu: “Macheda’ya bakıp üzülüyorum. İtalya’yı 3-0 yendik. Ben o maçta iki gol atmıştım. O maçtaki Macheda’yı United’ta gördüğümde gözlerime inanamadım. Bir ona bakıyorum, bir kendime bakıyorum ve üzülüyorum. Ben iki senedir sakat olduğum için oynayamadım. O ise sezon içindeki gelişimiyle United’ta oynuyor. İnsanın morali bozuluyor. Macheda’nın daha iyi yerlere gelmesini de isterim fakat benim üzüntüm sakatlıklar sebebiyle yerimde saymamla ilgili.”

Manchester United v Aston Villa

2009’da Macheda’yı kıskanan Muhammet Demir, şimdi onun çok daha ötesinde bir futbol oynuyor.

2008/09 sezonun son haftalarında, Gaziantep maçının son dakikalarında oyuna giren Muhammet Demir Süper Lig ile tanışmıştı. Fakat gerçek tanışma 3 yıl ertelendi. 2010’da Gaziantep’e transfer olan Muhammet ilk sezonunda oynayamasa da, kırmızı-siyahlı formayla ikinci sezonunu toplam 12 golle tamamlayarak Cenk Tosun ile birlikte takımının en golcü oyuncusu oldu. Yeni sezonda her şey daha iyi olacak derken,  18 Kasım 2012’de Kayserispor deplasmanında çapraz bağları koptu ve sezonu kapattı. Muhammet, 2013/14 sezonunun ilk maçında Türk Telekom Arena’da rövaşata golüyle sahalara güzel bir dönüş yapmış da olsa, ilerleyen haftalarda beş ayrı zamanda sakatlandı ve yeni sezonun bir diğerinden farkı olmadı.

Muhammet Süper Lig’de bu sezona kadar bir sezonda en fazla 10 gol atmayı başarmıştı. Bu sezon ise şimdiden 9 golü bulunuyor.

Muhammet Süper Lig’de bu sezona kadar bir sezonda en fazla 10 gol atmayı başarmıştı. Bu sezon ise şimdiden 9 golü bulunuyor.

Ve bu sezon. Başarısız geçen bir sezon sonrası Gaziantepspor yeni sezona tüm takımı yenileyerek girdi. Yenilenen bu kadro, ligdeki diğer takımların kadrolarına nazaran daha zayıftı. Mütevazı Gaziantepspor kadrosu Muhammet Demir için bir şans olacaktı. Yıllardır parlayamayan yıldız adayının ilk parıltılarının takımına yansıması güzel oldu. 24 golle ligin en az gol atan Gaziantepspor takımının 9 golünde onun imzası var. Yaşanan bu kadar olumsuzluktan sonra Muhammet Demir artık takımının olmazsa olmazlarından biri. 25 haftası geride kalan ligde, 21 maça ilk 11 olarak başladı. Sakatlık ve ceza nedeniyle kaçırdığı dört maç bile Muhammet Demir adına olumlu bir istatistik olarak ona geri döndü. Gaziantepspor, onun oynamadığı 4 maçta da gol sevinci yaşayamadı. Takımı yedinci sıradaysa, bunda Muhammet’in payı büyük. Unutmadan Macheda’dan da bahsetmek lazım. Yıllardır onu kiralayan United, bu sezon Macheda ile sözleşme yenilemedi. Artık Championship’te Cardiff City forması giyiyor ve takımının ilk 11 oyuncusu değil. Muhammet Demir başarılı çıkışıyla Macheda’yı yakalayıp, onun 1-0 önüne geçti bile. Sakatlıklar izin verirse farkı ikiye, üçe neden çıkarmasın?

Savunma hattı: 1 – Hücum hattı: 0

Lig TV’de yayınlanan Quiz programının geçen haftaki bölümüne katılan eski Gaziantepsporlu Murat Ceylan, “en iyi kaleci” sorusuna şöyle cevap verdi: “Tabii ki Karcemarskas. Ben Gaziantepspor’da oynarken, o kalede olduğunda arkama hiç bakmıyordum. Çünkü güven sağlıyordu. Sanki hiç gol yemeyecekmiş gibi öyle bir duruşu var kalede. O açıdan çok güveniyordum Karcemarskas’a.” Süper Lig’i biraz takip eden biri bile olsanız Murat Ceylan’ın sözlerine hak vermemeniz elde değil. 5 yabancılı sistemde kalecinizin yabancı olması dezavantaj olarak gözükürken; Karcemarskas, yıllardır sürdürdüğü istikrarlı performans, oyuncu ve taraftarlarına verdiği güven sayesinde altı yıl önce Gaziantep’in başına konmuş bir talih kuşu. Hocalar değişse de, Gaziantepspor kadrosu kurulurken en önce yazılan isim kendisi oluyor. Yedi tane 1-0’lık galibiyetin en büyük mimarlarından olmasının yanı sıra, -Gençlerbirliği ve Galatasaray maçları dışında- mağlubiyet alınan maçlarda bile vasatın altına düşmeyen Karce, ufukta beliren 14 yabancılı sistem nedeniyle Türkiye’deki yedinci sezonunu ülkemizin diğer şehirlerinden birinde geçirebilir.

karcemarskas-2

Karce’nin önünde yer alan dörtlüden üçü sezon başından beri istikrarlı bir performans çiziyor. Dörtlüyü tamamlayan isimler ilk yarı boyunca Arokoyo ve Gilles Binya oldu. Binya’nın sözleşmesi, Sivasspor maçındaki hatası sebebiyle donduruldu. Binya’nın yerini Elazığspor’dan öğrencisi Ognjen Vranjes ile durduran Okan Buruk, bir taşla iki kuş vurmuş oldu. Vranjes geçen sezon devre arasında Elazığspor’a gelmiş, onun başarılı performansına rağmen takım küme düşmekten kurtulamamıştı. Bosna-Hersek’in Dünya Kupası kadrosunda yer alan Boşnak oyuncu sezon başında şaşırtıcı bir şekilde Türkiye’den alıcı bulamadı. Gaziantepspor’a çabuk uyum sağlayarak, defans yapbozunun son parçası olmayı başaran Vranjes, Antep’te gösterdiği iyi performansın ödülünü Bosna-Hersek’in, Andorra ile oynadığı Euro 2016 Elemeleri maçında Spahic’in savunmadaki partneri olarak başlayıp almış oldu.

Takımdaki beşinci sezonunu geçiren Şenol Can da formayı başkalarına kaptırmaya niyetli değil. Geçen sezon sadece bir maç kaçıran kaptan, bu sezon da sadece bir maçta forma giymedi. Belki yeteneği tartışabilir ama gösterdiği iyi niyet ve çalışkanlığı onu ligin en az gol yiyen beşinci takımının önemli bir parçası yapıyor. Savunmanın ortasında yer alan Elyasa Süme için ilk kullanabileceğimiz sıfat “agresif” olacaktır. Ligde şu ana kadar 11 sarı kart gören ve 2 sarı kart cezalısı olduğu maç dışında tüm karşılaşmalarda 90 dakika forma giyen Elyasa’nın başarısını rakamlar gösteriyor. Geçen sezon defansının değişilmezlerinden olduğu Kasımpaşa 39 golle ligin en az gol yiyen altıncı takımıydı. Bu sezon ise Kasımpaşa şimdiden 46 gol yemiş durumda. Gaziantespor savunmasının sağında ise yardımcı aktör olarak düşünülen ama başrolü kapan Barış Yardımcı yer alıyor. PTT 1.Lig’e yükselme play-off’unun finalinde Hatayspor ile Alanyaspor’a kaybeden Barış, Gaziantespor’a transfer olarak kendisini Süper Lig’de buldu. Geçtiğimiz yıl Türkiye Kupası maçında, Hatayspor forması ile çıktığı Kamil Ocak’ta yere yığılarak herkesi korkutan Barış Yardımcı, altıncı hafta kaptığı formayı bir daha hiç çıkarmayarak takımının,  Sosyal Lig’deki “1.000 liralık” değeriyle de oyun kullanıcılarının vazgeçilmezi oldu.

erdem şen-2

Savunmayı anlatmaya kaleci ve defanstan başladık ama Gaziantepspor’da savunma Erdem Şen-Chico ikilisinden başlıyor. Ligin son iki maçında alınan Trabzon ve Mersin galibiyetlerinde de öne çıkan isimler bu ikili oldu. Erdem Şen’in futbol kariyeri şanssızlıklarla dolu. Belçika doğumlu oyuncu verdiği bir röportajda;  gittiği takımların mali kriz yaşaması, menajerlerin hataları gibi nedenlerle boş geçen seneleri sonrası babasının ‘21 yaşında geldin, hala bir şey olamadın’ serzenişlerine maruz kaldığını, ilk Türkiye macerasında Adu’nun promosyonu olarak Çaykur Rize’ye geldiğini fakat  ‘Adu bile oynamazken bu çocuk mu oynayacak’ gibi laflarla yüzüne bakılmadığından bahsediyor. İlk Türkiye defterini kötü kapayıp Belçika’ya dönen Erdem, bir sonraki sezon Giresunspor’a transfer oldu. Takımda sakatlar çoğalınca son haftalarda formayı Erhan Altın’dan kaptı. Giresun küme düştü ama hocasının gözüne girmişti. Samsun’un yolunu tutan Erhan Altın, Erdem’i de beraberinde götürdü. Samsunspor’da başarılı bir sezon geçiren Erdem, devre arasında Gaziantepspor’un radarına girdi. Kulübünün bedava gitmesini önlemek için sözleşme uzatma teklifini reddeden Erdem Şen kadro dışı kaldı ve Samsunspor’un en önemli maçlarında (play-off maçları) forma giyemedi. Gaziantepspor’a gelen Erdem Şen, ön liberoda Chico ile müthiş uyum yakaladı. Rakibin oyununu bozma ve top kazanma işi Erdem’deyken; pas trafiğini yönetme işi Chico’nun. Erdem verdiği röportajda Brezilyalıyla uyumundan da şöyle bahsediyor: “Bence birbirimizi iyi tamamlıyoruz. Onun sol ayağı güçlü, benim sağ ayağım. Chico iyi bir futbolcu, kumaşı oldukça kaliteli. İkimizin de İngilizce bilmesi anlaşmamızı daha da kolaylaştırıyor.” Erdem Şen’in övgüye değer diğer tarafı da attığı 4 golle takımının en golcü ikinci oyuncusu olması.

Takımın hücum gücü düşük. Okan Buruk hücum bölgesinde birçok futbolcuyu denedi fakat olumlu sonuçlar alamadı. Gaziantepspor pozisyon bulmakta sıkıntı çekiyor. 24 golün, 17’si üç futbolcunun (Muhammet-Chibuike-Erdem) atması hücumdaki kısırlığı gösteriyor. Savunmanın şu ana kadarki başarısı, hücumun başarısızlığını kapatmış durumda.

Okan Buruk 1 – Gaziantepspor Taraftarı 0 

Gaziantepspor taraftarı “0” dedim ama takım ismi değişse de taraftar hanesinin yanındaki rakam değişmeyecekti.  Ne yazık ki Türk taraftarı futbol zevkine ve kültürüne hâkim değil. Takımı küme düşmemeye oynadığı haftalarda stadyuma gidecek taraftarlar, takımı hedefsiz kaldığında maçları evden izlemeyi tercih ediyor. Üstelik Gaziantepspor örneğinde, kadro kalitesine göre bulunduğu basamakla alkış toplaması gereken bir takımdan bahsediyoruz. Giden taraftarların da Gaziantepspor’u bağrına basmadığını gördük. Geçen sezon takımlarının başında dört teknik direktör gören taraftarlar, küme düşme korkusunu sonuna kadar hissetmişti.  Fakat düşme korkusundan uzak olarak çıkılan Mart’ın ilk maçında, Kamil Ocak’ta Kasımpaşa’ya karşı alınan mağlubiyet sonrası hem futbolcular hem de Okan Buruk yoğun eleştiriye maruz kalmıştı. Okan Buruk ve futbolcular, Kasımpaşa maçı sonrası çıktıkları üç maçta aldıkları yedi puanla taraftarlarına en güzel cevabı vermiş oldu.

okan buruk-2

Okan Buruk teknik direktörlük kariyerine iyi başlayamamıştı. Hocalık kariyerinin ikinci durağında Gaziantep’e gelen Okan Buruk’un hedefi sezonu ilk 10’da bitirebilmekti. Şimdilik bunu başarabilmesi muhtemel duruyor. Buruk’un olumsuz taraflarından bahsetmek gerekirse;  bazı maçlarda kadro seçimlerinin hatalı olmasını söyleyebiliriz. Örneğin, Kasımpaşa maçında ideal kadrodaki bazı isimleri yedek bırakarak mağlubiyete zemin hazırlamıştı. Bir diğer negatif yönü de hücum bölgesinde istikrarı sağlayamaması olarak gösterebiliriz. Gaziantep yerel basını, maç sonu açıklamalarında kendi takımını küçük gördüğü için teknik direktörlerinden dertli fakat Okan Buruk’un bu konuda eleştirmek anlamsız. Elindeki kadro yeterli değil ve Buruk beklentileri minimum tutarak en doğrusunu yapıyor. Artı yönlerine geçtiğimizde, genç teknik direktörün yanlışlarından çabuk dönmesini artı tarafının en üstüne koyabiliriz. Kötü giden sonuçlar sonrası takımda değişikliklere gitmesi, birçok teknik direktörde var olan inadın kendisinde olmadığının göstergesi. Barış Yardımcı ve Erdem Şen’i Süper Lig’in ortalama üstü oyuncuları arasına sokması, Ognjen Vranjes transferi, Binya’nın sözleşmesinin askıya alınması gibi olaylar da Buruk’un başarılarından. Okan Buruk’un teknik direktörlüğü hakkında kalın çizgilerle yorum yapmak için henüz erken fakat kötü başlayan yeni mesleğinde, şimdilik dengeyi sağladığını ve artılarının eksilerini solladığını söyleyebiliriz.

kapak

Previous:

Büyük Buhran

fin-kapak

Next:

Veikkausliiga 2015

You may also like

Yorum Yap