CSKA Sofya

11 Ocak of 2013

Serinin ikinci yarısıyla devam etme zamanı. Demir Perde’nin sık sık karşımıza çıkardığı, ordunun futbola olan yoğun ilgisi sonucu kurulan ve hem içeride hem dışarıda birçok başarı kazanan kulüplerden birisi için Bulgaristan’a gidiyoruz, Sofya’ya.

Yazar: Fırat Topal
firattopal@hayatimfutbol.com | twitter.com/FlyngDtchmn | 11.01.2013

Bugünlerde Avrupa’da ancak diğer takımların karşılaşmak için sıraya girdikleri bir kulüp CSKA Sofya. Öyle ki 2007/08 sezonunda, son kez Bulgaristan şampiyonu olduklarında, UEFA’nın öngördüğü maddi şartları yerine getiremedikleri için Şampiyonlar Ligi’ne katılmaktan men edilmişlerdi. Halbuki işler bundan 40 yıl önce çok farklıydı ve CSKA Avrupa’nın devlerine kafa tutan, kıtanın zirvesine oynayan takımlardan birisiydi.

CSKA’nın Avrupa’da adından bahsettirdiği ilk sezon 1966/67 sezonuydu ama ne göstermek. Takım 60’ların ilk 6 sezonunun 4’ünde şampiyon olmuş ve ezeli rakip Levski Sofya ile arasındaki farkı 4 şampiyonluğa çıkarmıştı. Dahası 1954-1962 arasındaki 9 sezonda üstüste mutlu sona ulaşmışlar ve ülkenin tek hakimi olduklarını kanıtlamışlardı. Ancak Avrupa’da işler istedikleri gibi gitmiyordu, tam 5 sezon üstüste iki turdan fazlasını geçemediler. Bu dönemde onları ülkenin zirvesine yerleştiren adam, ironik şekilde kariyerinde 3 Sofya takımında top koşturmuş ama CSKA formasını hiç giymemiş Krum Milev’di. Milev 1968/69 sezonunda ülkemize gelip Beşiktaş’ın başına geçmeden önce CSKA ile 11 kez şampiyonluk yaşamıştı ve bugün halen Bulgar futbolunun en başarılı teknik direktörüdür. Milev 1965 yılında ligi 11. sırada bitirince, ordu yönetiminin gazabından kurtulamadı ve o efsane mertebesinden bir anda görevinden kovulmuş bir hocaya dönüşerek koltuğu Stoyan Ormandzhiev’e bıraktı. 1950-1960 yılları arasında 10 yıl milli takımı çalıştıran ve 1956 Melbourne Olimpiyat Oyunları’nda ülkeye bronz madalya kazandıran Ormandzhiev (altın madalyaya gitmelerine Lev Yashin’li Sovyetler engel olmuştu) CSKA’nın başına geçtiğinde uzun süredir beklenen Avrupa başarısı da gelecekti.

Grande Inter’e kafa tutmak

Dimitar Penev

Dimitar Penev

1966/67 sezonundaki CSKA kadrosu Bulgar futbol tarihine damga vurmuş isimlerden oluşuyordu. Hristo Stoichkov’un gençliğinde ona büyük ilham kaynağı olduğunu söylediği, “futbolun şairi” olarak hitap edilen orta saha oyuncusu Dimitar Yakimov, Bulgaristan milli takımı ile 1994 Dünya Kupası’nda teknik direktör olarak harikalar yaratacak olan Dimitar Penev, takımın kalesinde 8 lig şampiyonluğu görecek olan Stoyan Yordanov gibi oyuncular kadrodaydı. O zamanki adı, ordu içindeki garnizonların birleşmesi sonucu, CSKA Red Flag olan (CSKA, “Ordu Merkezi’nin Spor Kulübü” sözcüklerinin İngilizce baş harflerinden oluşuyor) 1966/67 Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nın ön eleme turunda Malta temsilcisi Sliema Wanderers’ı 1-2 ve 4-0’lık skorlarla geçti. 2. turda rakip komşu Olympiakos’tu. Sofya’da 3-1 kazandılar, Yunan takımı kendi evinde 1-0 kazandı ama CSKA son 16’ya kalmayı başarmıştı. Polonya’dan Gornik Zarbzre sonraki kurbanları oldu. Kendi evinde 4-0 kazandıkları maçın rövanşında oldukça zorlandılar. Zira ilk yarıda 3-0 geriye düşmüşlerdi. Yine de bu skoru koruyup çeyrek finale yükseldiler. Kuzey İrlanda’dan Linfield’i de çeyrek finalde geçtiler ve Helenio Herrera’nın miyadını doldurmakta olsa da halen Avrupa’nın en büyük güçlerinden sayılan Inter’i karşısına dikildiler.

Milano ve Sofya’da oynan 2 maç da 1-1 berabere bitti. Inter efsanesi Giacinto Facchetti’nin 2 golü onları yıkmaya yetmemişti. Herrera’nın Inter’i o ana kadar, Avrupa kupalarında son 3 yılda sadece Real Madrid’e karşı 2 maç sonunda üstünlük sağlayamamıştı ve son 3 sezonun 2’sinde kupayı evine götürmüştü. Statü gereği 3. bir maç oynanacaktı. Bologna’da oynanan ve 30 bin kişinin izlediği maçta Cappellini’nin golüyle Inter 1-0 kazandı ve finale yükseldi.

Avrupa’da 2. dalga

Manol Manolov

Manol Manolov

CSKA 1970’de Ormandzhiev’in istifasına rağmen hızı kesmedi. Göreve futbolculuğunda kulüple 12 şampiyonluk kazanmış Manol Manolov getirildi. 70’lerin ilk 3 sezonunda lig şampiyonluğunu tekrar kazandılar. 70’lerin başında isimlerinden en çok söz ettirdikleri an 1972/73 sezonunda 3. kez Avrupa şampiyonluğuna giderken onları eleyen Ajax’ı 1 sezon sonra 2. turda saf dışı bırakmalarıydı. Çeyrek finalde onlara dur diyen ise yine bir hegemonya başlatacak olan Bayern Münih’ti. 1981/82 sezonunda takım bir kez daha Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nda yarı final oynadı. Onlara bu başarıyı getiren hoca, 15 yıl önceki performansta orta sahada forma giyen Asparuh Nikodimov’du. Ligde gelen üstüste 3 şampiyonluğun son sezonunda Avrupa’da da fırtına gibi estiler. Önce İspanyol şampiyonu Real Sociedad kurbanları oldu. Ardından 15 sene önce yaptıkları gibi bir Kuzey İrlanda takımını Glentoran’ı mağlup ettiler ve son şampiyon Liverpool’ın karşısına dikildiler. Bir önceki sezon da son şampiyon karşılarına dikilmişti kupada, Brian Clough’un Nottingham Forest’i ve onları 2 maçta mağlup etmişler, sonradan Liverpool’a elenmişlerdi. O Liverpool da kupaya yürümüştü. Rövanş zamanı gelmişti.

Anfield’da 1-0 kazandı Liverpool, rövanşta ise onları yıkan önce patates tarlasından bozma saha sonra da Stoycho Mladenov oldu. Önce bitime 13 dakika kala attığı golle maçı uzatmaya götürdü, sonra da 101. dakikada Liverpool’ın ipini çekti. CSKA bir kez daha Kupa 1’de yarı finaldeydi. Bir başka dev Bayern Münih karşılarına dikildi. Sofya’daki ilk maça 70 bin kişi akın etti ve bu mahşeri kalabalığın desteğiyle CSKA 18. dakikada 3-0 öne geçti. Dieter Hoeneß, Breitner, Rummenigge ve arkadaşları toparlandılar, CSKA maçı 4-3 kazanabildi, Münih’te ise 4-0 mağlup olarak elendiler.

Altın neslin habercileri

CSKA 1988/89 sezonunda eski futbolcuları Dimitar Penev’in yönetiminde Avrupa Kupa Galipleri Kupası’nda da yarı final gördü. Amca Dimitar’ın yeğeni Lyuboslav Penev o kupada 6 gol attı ama ondan 1 gol daha fazla gol atan bir adam vardı: 23 yaşındaki Hristo Stoichkov. Emil Kostadinov da 3 golle onlara katkıda bulunmuştu. Sırasıyla Inter Bratislava, Panathinaikos ve Roda JC saf dışı bırakıldı. Yarı finalde karşılarına kupayı evine götürecek Lineker’li Barcelona dikildi ve 2 maçı kazanarak yoluna devam etti ama Stoichkov iki maçta Katalanlara 3 gol atmıştı. Bu performans 1 sene sonra Camp Nou biletini almasını sağladı. Penev Valencia’ya, Kostadinov Porto’ya, defans oyuncusu saçı-sakalı birbirine karışmış adam Trifon Ivanov da Betis’e transfer oldu. Bir sene sonra da Demir Perde parçalanmış ve o yapının içindeki takımların kronik kaderi CSKA’ya da vurmuştu. Bulgarlar belki yurt dışına giden oyuncularının gelişimi ile 1994’te büyük başarı elde ettiler ama ülke takımları bir daha Avrupa arenasında söz sahibi olamadılar. CSKA o tarihten sonra 3 kez UEFA Kupası’nda grupları görebildi ama bir üst tura çıkamadı. 2008’den beri de şampiyonluk göremiyorlar. Ordunun gurur kaynağı bugünlerde Balkanlardaki iş adamlarının futbol kulüplerini satın alması geleneğiyle, yükselişe geçen takımlarla baş etmekte zorlanıyor.

1990-cska

(Soldan sağa) Ayaktakiler: Petar Vitanov, Emil Dimitrov, Georgi Georgiev, Apostolov Rumen, Ruminal Stoyanov, Slavcho Iliev, Stefan Bachev, Marius Urukov Oturanlar: Elijah Valov, Dimitar Mladenov, Marin Bakalov, Trifon Ivanov, Hristo Stoichkov, Kostadin Yanchev,Cyril Kachamanov, Emil Kostadinov

kizilyildiz

Previous:

Kızılyıldız

zagreb-kapak

Next:

Dinamo Zagreb

You may also like

  1. 2009-2010 YILLARIN UNIVERSITE ICIN PLOVDIV KENTDEYIM BOTEV PLOVDIV SECMELERINE GIRMEDIM VE ALT YAPI DA OYNAMAYA BASLADIM GONULUMDE HEP CSKA SOFYA OYNAMAK VARDI BIR GUN IDMANDA BIR CSKA SOFYA HOCASI GELDI BENI VE BIR KAC ARKADASI BEGENDI BIZI SOFYA DAVET ETTI OKULUMUZ PLOVDIV KENTINDE OLDU ICIN GIDEMEDIK SOFYA YA CSKA SOFYA ILE IDMAN YAPMAM HAYALIMDI SENELER GECSEDE GONLUMDE CSKA SOFYA VAR NITEKIM LUDOGREST ARTIK IPLERI ALSA CSKA SOFYA GELCEK GUNLERI BEKLEMEDE

Yorum Yap