Ajax’ın Aja8 olduğu gün

07 Şubat of 2014

Bayern Münih bugünlerde önüne kim çıksa ezip geçiyor. Bavyera devi yaklaşık 40 yıldır bu karaktere sahip. Öyle ki, bir futbol efsanesinin jübilesinde, onu 8-0’lık mağlubiyetle veda ettirecek kadar. Johan Cruijff’un 1978’deki jübile maçı bu haftaki hikâyemiz

Yazar: Fırat Topal

firattopal@hayatimfutbol.com | twitter.com/FlyngDtchmn

 

Johan Cruijff başarılarla dolu futbol kariyeri sonrasında 1978 yılının yaz aylarında, 31 yaşındayken futbolu bırakma kararı aldı ve tüm kariyerinde forma giydiği 2 kulüp, Ajax ve Barcelona 27 Mayıs 1978’de Camp Nou’da karşı karşıya geldi. Barcelona 3-1 kazandı ve Hollandalı, Katalan halkına veda etti. Ama Amsterdam halkına da özel bir veda düzenlemek istiyordu. Ona “De Verlosser” (kurtarıcı) lakabını veren ülkesinde, binlerce taraftar önünde ve elde edilecek gelirin bazı yardım projelerine harcanacağı bir maç düzenlendi. Peki, maçta Ajax’ın rakibi kim olacaktı? Onun parıltılı kariyerinin çok önemli bir eksiği olan 1974 Dünya Kupası’nı Hollandalıların elinden alan Almanların devi Bayern Münih, Cruijff’un seçtiği takım oldu. Anlayacağınız sadece Cruijff’un jübilesi değildi oynanacak maç, 70’lerin neredeyse tümünü domine etmiş 2 takımın (1970’ten 1976’ya kadar düzenlenen 6 Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nın 3’ünü Ajax, 3’ünü Bayern kazanmıştı) bir devri kapatması anlamına geliyordu adeta. 7 Kasım 1978 tarihinde karar kılındı. Posterler hazırlandı, Bayernli futbolcular Münih’ten yola çıktı.

poster

Ajax taraftarları maç için bu posteri hazırlamıştı.

Davetsiz misafir Bayern

Bayernli futbolcular Schiphol havalimanına ayak bastıklarında, jübile maçının bitimine kadar sürecek olan Hollanda misafirperverliğinin (!) izlerini görmeye başladılar. İlk olarak böyle bir jesti yapıp, kulüp efsanesinin jübile maçında oynamayı kabul etmelerine rağmen, Ajax’tan hiçbir delege Bayernli futbolcuları karşılamaya gelmemişti. Ortada onları otele götürecek otobüs dahi yoktu, bu yüzden futbolcular gruplar halinde taksi tutmak zorunda kaldılar. Bayern bavullarını aldı ve maça kadar konaklayacakları otelin yolunu tuttu. Burada onları ikinci bir sürpriz bekliyordu, çünkü kendileri için rezerve edilen otel ikinci sınıf bir otel dahi değildi. Münihliler bu rahatsız otele yerleştikten sonra, Amsterdam’daki ilk saatlerinde durumu çok fazla problem haline getirmediler ve Olimpiyat Stadı’nın yolunu tuttular. Ancak kendilerini burada bekleyen 50 bin Hollandalı seyirci, onlar için ayrı bir sürpriz hazırlamıştı.

Bayernli futbolcular maç öncesi ısınma hareketleri için sahaya çıktıklarında seyircilerin büyük protestosu ile karşılaşır. Tribünlerden kendilerine yöneltilen Nazi bağlantılı sloganlar onları uzun süre rahatsız eder, hatta Bayernli futbolcular topa her dokunduklarında kalabalıktan protesto sesleri yükselir. Ajaxlı futbolcular da meslektaşlarına saha içinde bir “hoş geldin” bile dememiştir. Nihayetinde futbolcular sahaya yürürlerken bu saldırgan hava hiç kesilmemiş ve çıkış tünelinde de Alman futbolculara sözlü saldırılar olmuştur. Paul Breitner o günkü atmosfer hakkında “Oraya, efsane futbolcularına veda etmek için gelerek bir jest yapmıştık ve içimizde hiç olmamasına rağmen bizi kazanma hırsıyla doldurmuşlardı” demiştir. Bayern’in bu saldırılar karşısında içinde uyanan devin hafızasında 2 hadise daha vardır. 1972-73 sezonu öncesinde Ajax ve Bayern, Almanya’da Münih Olimpiyat Stadyumu’nda hazırlık maçında karşı karşıya gelmiş ve Ajax 5-0 kazanmıştır. Ardından 1973’ün Mart ayında 2 takım Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası çeyrek finalinde birbirine rakip olmuş ve Ajax, Beckenbauerli, Maierli, Breitnerli, Hoeneßli, Müllerli kadroyu Amsterdam’da 4-0 mağlup etmiş ve turu geçmiştir.

Genç Rummenigge rahatsız

O günlerde Bayern’in rezerv takımında forma giyen, bugünün teknik direktörü, Hollandalı Martin Jol da kafilededir ve Bayern’in 1978’de Avrupa’nın zirvesinde yer almayan bir takım olmasına rağmen, olaylar karşısında Hollandalılara karşı bilendiğini itiraf etmiştir. Hatta Jol’a göre Cruijff’un kendisi de bu maç öncesi Ajax’la ilgili kafasında soru işaretleri barındırmaktadır, çünkü 1977 yılında Barcelona kariyeri devam ederken, Ajax’ın o zamanki başkanı Michael van Praag ile kendisini Amsterdam’a geri getirmek için bağlantıya geçmiş, ama bu transfer sadece 5 bin gulden gibi bir rakam yüzünden gerçekleşmemiştir. Jübile maçının olduğu sıralarda ABD’nin Washington Diplomats takımı onu emeklilikten döndürmek için girişimlere çoktan başlamıştır.

Maç öncesi Ajax’ın o günkü başkanı Tom Harmsen, Cruijff’a altın bir saat ve renkli bir televizyon hediye eder. Bu televizyon daha sonra Hollanda tabloid basınının sayfalarına konu olmuştur, çünkü dedikodulara göre Cruijff’un oldukça baskın karakterli ve hafif kıskanç eşi Danny, hediyeyi resmen önceden sipariş etmiştir.

CRUIJFF

Cruijff jübile maçına üstünde kazandığı kupaların olduğu bir formayla çıkmıştı.

Bayern’in öfkesi

Almanlar maçın başlangıç düdüğünden itibaren rakip kaleyi abluka altına alırlar. Ajaxlılar da maçı çok ciddiye almamıştır aslında. Breitner bu durumu daha sonra “Neredeyse her atağımızda bize pozisyon veriyorlardı, ne yapacaktık, kaleciyle karşı karşıya kalınca topu dışarı mı vuracaktık?” şeklinde anlatmıştır. Bayern ilk yarıyı 3-0 önde kapatır. 2. yarı hiç hız kesmeden gollerine devam etmişler ve maçı 8-0 kazanmışlardır. Belki resmi bir maç oynanmamıştır ama bu sonuç Ajax tarihinin en büyük yenilgisidir. 23 yaşındaki Rummenigge 4 gol atar, Breitner ve Gerd Müller de 2 golle ona katılmıştır. Maç sonunda o festival havasından eser kalmamıştır, hatta atmosfer öyle karanlıktır ki, oyuna girip 2 asist yapan Martin Jol, bir Hollandalı olmasına rağmen oluşan havadan dolayı, maç sonunda Cruijff’u kutlamak için yanına gidememiştir. Cruijff  85. dakikada oyundan çıkmış, maç sonunda en az bin tane taraftar onun şeref turunu beklemeden stadyumdan ayrılmıştır.

Cruijff’a saygısızlık

Hollandalı bütün futbol otoriteleri hem o günlerde hem de olaydan yıllar sonra verdikleri röportajlarda Bayern’in bu davranışını Cruijff’a saygısızlık olarak yorumlamış, ama hem Ajax’ın bu skora davetiye çıkaracak şekilde, kulüp efsanesinin jübilesini bir Alman takımıyla ayarlamasına hem de futbolcuların maçı ciddiye almamasına da kabahat yüklemişlerdir.

Maç 10 ülkede televizyondan yayınlanmış ve toplamda 100 milyon kişi tarafından izlenmiştir. Bu, aslında ilk başta olumlu bir durum gibi görülebilir ama 8-0 öyle bir etki yaratmıştır ki, Ajax’ın borsadaki hisseleri dibi görmüştür. Maçın geliri olan 400 bin guldenin sevinci bile tam olarak yaşanamamıştır.

ajax hisseleri düstü

Maç sonrası bir gazete manşeti: “Ajax hisseleri düştü”

Cruijff: Gerçek bir maç olsun

2006 yılında Karl-Heinz Rummeningge ve Gerd Müller bu maç için kamuoyu önünde özür dilediler ve sahadaki 8-0’lık galibiyetleri sebebiyle gurur duymadıklarını belirttiler. Rummenigge ayrıca anlattığı anekdot ile sonucun nasıl ortaya çıktığına biraz daha ışık tuttu, “Maç öncesi kalecimiz Sepp Maier, soyunma odasına gidip Johan Cruijff’a “ne yapıyoruz?” diye sormuş, Johan da “Gerçek bir maç olsun” demiş. Olan da buydu…

MAC SONU

Maç sonunda Cruijff’un yüzünden, yeşil sahalara 8-0’lık bir hezimetle veda etmenin üzüntüsü okunuyordu.

suquet-2011-fabre-01

Previous:

İki elimiz Cannes’da!

Argentina's Daniel Passarella with the trophy after beating the Netherlands

Next:

Büyük kaptan: Passarella

You may also like

  • kapak
    28 Ara

    Christmas Truce

    Unutulmaz

    Bundan tam 100 yıl önce, Birinci Dünya Savaşı’nın ortasında İngiliz ve Alman askerleri silahlarını bırakarak ...

  • c99768b07b79da74e65509135e39c8cf
    21 Mar

    64

    Unutulmaz

    Belmont gazetedeki küçük kutuda FIFA’nın haberini okuduktan sonra hava Rio’da birden birkaç derece daha ısınmıştı. ...

  • 4935a3ae14ffc17d5c08b1e94bfc0040
    20 Nis

    Napoli’de bir yaz gecesi

    Unutulmaz

    1987. Sıcak bir Mayıs akşamı. Maradona kül küresini üflüyordu. Napoli şarkı söylüyordu, Napoli dans ediyordu. ...

  • Argentina's Daniel Passarella with the trophy after beating the Netherlands
    23 May

    Büyük kaptan: Passarella

    Unutulmaz

    Korkutucu, lider ve golcü… Daniel Passarella, Arjantin’in efsanevi futbol adamlarından biri. Aslında iyi de bir ...

Yorum Yap