Amatör sevinçler, Gümüşlükspor

12 Ocak of 2016

Yazar: Kerim Akbaş

kerimakbas@outlook.com | twitter.com/vekerim

İkinci yarı, dakika 52. Sert müdahale sonrası Gümüşlükspor’dan Ufuk, ikinci sarı karttan kırmızı kart görüyor. Ufuk aşırı bir itirazda bulunmuyor ama dehşet verici bir sessizlik doluyor stada. Tüm dengeler alt üst oluyor ve bitmek bilmeyen dakikalar başlıyor. Gümüşlük 10 kişi, tribünler ardı ardına meşaleler yakıyor maç tekrar başladığında, müthiş bir destek var. Metin Yıldız hocayla göz göze geliyoruz ‘’Eyvah, çok kötü oldu bu’’ diyor. Uğur Vardan maça kenetlenmiş. Can Öz sigarasını yakıyor. ‘Haydi çocuklar be’, diyorum. ‘Haydi çocuklar bitirin şu işi, alın şampiyonluğu’.

Gezi sonrası, Ağustos ayının ortalarında Gümüşlük’e, bir şiir performansı için Gümüşlük Akademisi’ne gidiyoruz. Moral diye bir şey kalmamış, nefes almaya çok ihtiyacımız var. Nefes alabildiğimizi hissediyoruz orada, dönünce nasıl olsa öksüreceğiz. Gümüşlük, bir güzel anıyı durmadan hatırlamak kadar rahatlatıyor insanı, keşfediyorum.

Maç başlıyor. 48 Çağrı kalede, sağ bek 49 Feyyaz, stoperler 4 Hüseyin ve 22 Nuri, sol bek 17 Süleyman. 6 Murat, 8 Gökhan, 2 Selçuk, 5 Ufuk orta sahada. 7 Kenan ve 10 Mustafa ileride. Ard arda ataklarla başlıyor Gümüşlük maça, Turgutreis’in kalecisi çok net pozisyonlar çıkartıyor. Köşeye dengeli gönderilen sert bir topu uçup alıyor, tereddütsüz. Metin Hoca “demiştim”, diyor, “çok tecrübeli, bizi çok zorlayacak bu kaleci”. Metin Hoca diyorsa doğrudur. Hakikaten çok zorluyor.

IMG-20160107-WA0000

Soldan sağa ayaktakiler: Can Öz, Ümit Metin Yıldız, Uğur Vardan, Kerim Akbaş

Bir zaman önce Nejat İşler Gümüşlükspor kulübünün başkanı, Akif Kurtuluş da yönetici oluyor (ben böyle söylemektense ‘emekçileri’ kelimesini tercih ediyorum, gördüm çünkü tüm o koşturmaca içerisinde inanarak her şeyin ucundan tuttuklarını). Heyecan verici geliyor bize arkadaşlar arasında bu durum. Futbolun başarıya odaklanan bir rekabet değil her yaşın eğlenebileceği oyun olduğunu, formaya saygının ve birlik olmanın adabını çok iyi bilen ve anlatan ağbimiz Akif Kurtuluş’a güvenimiz sonsuz. Bu takımdan çok söz edilecek, diyoruz.

Turgutreis savunmada çok başarılı ve Gümüşlük’ün sol hücumu bomboş. Bir türlü sonuca varılamıyor. Solda bir aksama var ve gözümüzden kaçmıyor bu durum. Derken, temiz bir köşe vuruşu sonrası Murat kornerden ağlara gönderiyor topu, 1-0. Murat Odabaşı’na buradan selam olsun, sahada adım atmadık yer bırakmıyor derken bir de gol ekleniyor yanına. Gümüşlük kendi sahasında ilk golü buluyor. Yıkılıyor tribün: Siyah – Sarı – Balık – Rakı – Sevdamız – Gümüşlük!

Bir yasa ile belediye kapanmış, bütün belediyeler Bodrum’a bağlanmış; öncesinde belediyenin desteğiyle yürüyen takım zora girmiş haliyle. Taşın altına elini sokmak deyimi burada devreye giriyor. İlk iş esnafla ve Gümüşlüklülerle bir birlik içerisine giriliyor, hep beraber Gümüşlükspor için kolları sıvıyorlar. Atkılar yapılıyor, pankartlar hazırlanıyor, formalar tasarlanıyor ardından. Sezon başında bir futbol okulu açılıyor. 13, 15, 17 ve 19 yaş altı takımları kuruluyor. Bir röportajda şöyle söylüyor Akif Kurtuluş: ‘’Barolarda mücadele ettim, sosyal ve siyasal davalarda avukatlık yaptım, edebiyatçıyım, bir sürü kitabım yayımlandı. Bir şey söyleyeyim mi sana… İlk şiir kitabımın yayımlandığı gün bile okulun açılışındaki kadar heyecanlı değildim. Yerimde duramıyordum.’’ Şimdi küçüklerle beraber toplam 160 sporcuları var. 160 sporcu rekabetin adabını, formayı sırılsıklam etmenin gururunu bir akademi havasında öğrenecek demektir bu. 2008li öğrenci var, diye anlatıyorlar. Gözleri parlıyor anlatırken. Nejat İşler de Akif Kurtuluş da Cenk Özakın da onlardan bahsederken sanki futbolcuları gibi değil kardeşleri gibi bahsediyor.

DSC_1375

Şampiyonluk kutlaması

İlk yarı bitiyor. Savunmaya çekilmemeliler ağırlıklı maç analizleri sonrasında ikinci yarı Turgutreis müthiş başlıyor maça. Topu ayaklarında tutabiliyorlar ama etkili atakları yok. Derken Ufuk, dakika 52’de ikinci sarı kartını görüyor.

Ligin bitmesine yakın bir maçta sokak hayvanlarının zehirlenmesine tepki vermek için “Bizi zehirlemeyin, Gümüşlük’ün canı yanmasın!” pankartıyla ve arkadaşlarını kaybeden Tom’la çıkıyor futbolcular sahaya. Tribünlerde besteler ardı ardına: ‘’Hepimiz köpeğiz zehirlerle bitmeyiz’’ – ‘’Hav hav hav’’…

İkinci yarı, kırmızı kart sonrası bir on dakikalık sürede çok net bir topla oynama istatistiği elde ediyor Turgutreis. Çok gerginiz, dakikalar geçmek bilmiyor. İsabetli bir oyuncu değişikliğiyle Sinan 9 numaralı formasıyla sol hücumdaki yerini alıyor. Topu ayağına alır almaz heyecanlanıyoruz. Hayal edin; sol açıkta topu aldınız, karşınızda iki kişi var, sağa çekip kaleye gönderiyorsunuz. Sinan bileklerine oldukça hâkim bir topçu. İlk yarı sahada olsaydı belki şimdi çok rahattık, diyoruz maçtan sonra. Turgutreis maçın son dakikalarına doğru çok net pozisyonlardan yararlanamıyor çünkü kaleci Çağrı maça çok konsantre, çok net gol pozisyonları çıkartıyor. Beşiktaş’ın Dinamo Kiev maçında kalesinde yaşadığı karambol efsanedir, onu andıran bir karambol yaşanıyor Gümüşlük kalesinde, neyse ki kısa sürüyor. Kendimi bir anda fırlayıp ‘’Bitir artık be hoca!’’ diye bağırırken buluyorum. Oldukça uzun bir uzatma süresinden sonra hakem çok temiz yönettiği maçın bitiş düdüğünü çalıyor.

Futbolcular, yönetim, taraftarlar hep birlikte kutluyor şampiyonluğu; bir şenliğe dönüşüyor sahanın içi. Biz çok yorgun atlar gibi birbirimize bakıyoruz. Nejat İşler, yavaş yavaş yürüyor futbolculara doğru sahaya girerken, yakınlaşınca koşuyorlar. Omuz omuza sonuna kadar hak ettikleri şampiyonluğu kutluyorlar.

DSC_1367

Bitiş düdüğü sonrası

Maç bittikten sonra gözlerim Akif Kurtuluş’u arıyor. Ne kadar heyecanlı maçı beklediğini, bu maçın onun için ne ifade ettiğini tahmin edebiliyorum, tanıklarındanım. Sezon başından beri konuşuyoruz çünkü en ince ayrıntısına kadar, sıkılmadan, zevkle. Cevapların vardığı yerdeki ayrıntıları da unutmadan. Ağır ağır yürüyor Akif ağbi beyaz formalılara doğru. Turgutreis’te moraller bozuk, taraftarlarını alkışlayıp soyunma odasına doğru giderlerken Akif Kurtuluş karşılarında. Yanlarına doğru ağır ağır yürüdüğü beyaz formalılarla tek tek tokalaşıp teselli ediyor, başarılar diliyor. Budur, diyorum içimden. Futbol hakkında yazılan, söylenen onlarca şeyi bir tarafa koyun, rakibe saygı budur. Oyun kültürü, başarının alçakgönüllülüğü, misafirperverlik budur. Altyapılardan yetişecek onlarca futbolcuyu düşünüyorum. Çok klas hareket be abi, diyorum Metin Hoca’ya, şimdi şampiyonluk tamam.

Ne diyecektim: Zor, çok zor günler bu günler de. Böyle günlerde aynaya bakmaya bile utanır insan ama derin bir nefes aldığımı yeniden hissediyorum. Kimin suratına baksam aynı ifade, verilen emekler karşılığını bulmuş, yüzler gülüyor. Amatör başarılar ve sevinç diyorum, bize daha çok gerekiyor.

Nejat İşler alnındaki derin yaraya rağmen futbolculara doğru koştuğunda, Akif Kurtuluş şampiyonluk kutlamasında üçlü çektirdikten sonra içimden bu çocukları ileride daha çok izleyeceğiz, diyorum, daha sık, arkalarında böyle bir yönetim varken… Yoksa başarılar geçer, hatıralar kalır: Hatıralar kalıcıdır.

DSC_1382

unnamed (1) (1)

unnamed

Adsız

Fotoğraflar: Muhsin Akgün
epa04638940 Besiktas' head coach Slaven Bilic reacts during the UEFA Europa League round of 32 soccer match between Besiktas Istanbul and Liverpool FC at the Ataturk Olimpiyat Stadium in Istanbul, Turkey, 26 February 2015.  EPA/TOLGA BOZOGLU

Previous:

Bir umudum sensin anlıyor musun?

kralspor8665

Next:

Visal

You may also like

Yorum Yap