Arsenal’in şampiyonluk reçetesi

17 Nisan of 2015

Arsenal’in son dönem performansı, adlarının bu sezon olmasa bile şampiyonluk için anılmasını sağladı. Topçuların hasreti bitirmek için atması gereken adımları sıraladık

 

Yazar: Sercan Ergün

sercanergun@hayatimfutbol.com | twitter.com/goroadachii

 

“The Invincibles”, yani nam-ı diğer Yenilmezler takımı bir çokları tarafından Premier League tarihinin en iyi kadrosu olarak kabul ediliyor. Bergkamp, Henry, Pires gibi yıldızların oynadığı kadrodan bugüne Arsenal kupalara hasret kaldı. Federasyon Kupası zaferiyle buna son verdiler, şimdi sıra Premier League’in zirvesinde. Biz de Hayatım Futbol olarak üç maddelik şampiyonluk reçetesi yazdık.

Tecrübe

Şampiyonluk hedefleyen bir takımın olmazsa olmazlarından biri de şüphesiz tecrübe. Namağlup şampiyon efsane ‘’Yenilmezler’’ kadrosunda Pires, Parlour, Lehmann, Sol Campbell ve Bergkamp gibi tecrübeli isimler yer alıyordu. Özellikle Hollandalı efsane Dennis Bergkamp, oyun aklı ve Total Futbol genleriyle Arsene Wenger’in çimlerdeki gözü kulağıydı. Muhteşem oyun görüşü ve pas kalitesini her daim sahaya yansıtan tecrübeli yıldız, o sezon 34 yaşındaydı; aynı Lehmann gibi. Şimdiki Arsenal kadrosundan çok farklı olan 2003/04 takımının orta sahasının neredeyse tamamı 25 yaş ve üstü oyunculardan kuruluydu. Wenger’e uzun yıllardır getirilen en büyük eleştirilerden biri olan ‘’takımın tecrübeli oyuncu ihtiyacı’’ meselesinin temelleri de aslında burada yer alıyor.

Arsene Wenger şampiyon olmak istiyorsa ilk önce sahayı Bergkamp gibi yönetecek birini bulmalı.

Arsene Wenger şampiyon olmak istiyorsa ilk önce sahayı Bergkamp gibi yönetecek birini bulmalı.

Wenger özellikle son 10 yıldır Arsenal’i keşfedilen genç yeteneklerin parladığı ve bir oyun sistemine adapte olduğu bir takım haline getirdi. Buraya kadar her şey olması gerektiği gibi, ancak yıllar içinde tecrübe kazanan Fabregas, Nasri hatta Van Persie gibi oyuncular kupasız geçen sezonların ardından gemiyi bir bir terk ettiler. Bunun üstüne Wenger’in 30 yaşa ulaşan oyuncularla bir yıllık kontrat yapma takıntısı da eklenince, Arsenal işler sertleştiğinde sahada bacakları titreyen çocuklardan kurulu bir takım gibi görülmeye başlandı. Mertesacker ve Cazorla gibi 30 yaşındaki iki tecrübeli oyuncunun varlığı özellikle bu noktada önemli. Kabul, Arsenal hala sahada masaya yumruğunu vurabilecek ve takımı zor zamanlarda silkeleyecek bir lidere sahip değil; ancak zaten İngiliz oyunculardan kurulu olmayan bir takıma Kıta Avrupalı oyuncuların liderlik etmesi garipsenmemeli. Yine de Arsenal’in oyunun her bölgesinde daha tecrübeli oyunculara ihtiyacı olduğu aşikar. Bunu nasıl yapacaklarını ise herkes gibi biz de merak ediyoruz.

Golcü

Ne Olivier Giroud, ne Danny Wellbeck ne de 17’lik (!) star Theo Walcott elit oyuncular değil. Alexis Sanchez önemli bir yıldız, her daim gole ve asiste yatkın ancak o bile bir sezon boyunca Arsenal’in gol yükünü taşıyamaz. Bir sezonda 30 gol ortalama ile oynayan Thierry Henry Topçular’ı bırakalı çok oldu, o günden beri de yeri henüz dolmadı.

Lyon’un yıldızı Lacazette sezon sonu kesin olarak takımdan ayrılacak. Wenger’in kaçırmaması gerekiyor.

Lyon’un yıldızı Lacazette sezon sonu kesin olarak takımdan ayrılacak. Wenger’in kaçırmaması gerekiyor.

Rakipleri Diego Costa, Agüero ve Rooney gibi golcülere sahipken, Arsenal hücum hattı onlarla aynı kalibrede değil. Giroud sakatlıklardan ve skandallardan sonra muazzam bir dönüş yaptı, ancak Welbeck ona ayak uydurmakta güçlük çekiyor. Arsene Wenger için çözüm belli: Alexandre Lacazette. Bu sezon Lyon’un şampiyonluk yürüyüşünde en büyük pay sahibi olan Fransız oyuncu, Topçular için biçilmiş kaftan. Patlayıcı gücü ve hızıyla Premier Lig’e ayak uydurmakta sıkıntı yaşamayacak olan 1991 doğumlu yıldız, Wenger’in Fransız ekolü tedrisatından geçerek yeni Henry olabilir. Mesut Özil ve Cazorla gibi yaratıcı oyuncuların servisleri ile skor üretmekte sorun yaşamaması muhtemel olan Lacazette, Wenger’in yaz transfer dönemi için öncelikli hedeflerinden biri olacaktır; olmalıdır da.

Elit/İstikrarlı kaleci

2008 yılından bu yana Arsenal kadrosunda yer alan Wojciech Szczesny beklenen gelişmeyi bir türlü gösteremedi. Güvenilir bir kaleci, şampiyonluk için yarışan bir takımın kalecisi olmaktan fersah fersah uzakta. Üstelik artık takımın birinci kalecisi de değil. Kolombiyalı Ospina kaleyi devraldığından bu yana Topçular daha az gol yiyen bir takım hüviyetinde. Mertesacker-Koscielny birbirini tamamlayan bir ikili, Bellerin de yaptığı çıkışla (Kieran Gibbs ile ligin en çok dribling yapan savunmacıları) savunmayı daha iyi bir seviyeye taşıdı.

Ospina her ne kadar Arsenal’in kaleci sıkıntısını şimdilik çözmüş gibi gözükse de Topçular’ın daha güvenilir ve elit bir eldivene ihtiyacı var.

Ospina her ne kadar Arsenal’in kaleci sıkıntısını şimdilik çözmüş gibi gözükse de Topçular’ın daha güvenilir ve elit bir eldivene ihtiyacı var.

Yine de ne Ospina, ne de Szczesny elit kategoride değerlendirilebilecek kaleciler değil. Manchester United’ın kalesini koruyan David De Gea geldiği günden bu yana sürekli gelişme sağladı ve Real Madrid’in radarına girdi, Courtois Cech’i keserek Chelsea’nin as kalecisi oldu. Şampiyonlar Ligi yarışından uzak Tottenham bile Hugo Lloris gibi bir kaleciye sahip. Jens Lehmann, “Yenilmezler” takımının en önemli parçası değildi elbet, ancak tecrübesi ile kalede güven veriyordu. Şayet Wenger şampiyon bir takım yaratmak istiyorsa, işe kaleden başlayabilir. Bu yaz Real Madrid’den ayrılacağı konuşulan Iker Casillas Topçular için doğru isim olabilir, Stoke City’nin başarılı kaleci Begovic de seçenekler arasında yer almalı. Van Der Sar, Petr Cech gibi geçmişteki başarılı örnekler tecrübe faktörünü işte bu sebeplerle bir adım öne taşıyor. Özetle Arsenal’in hem atana, hem de tutana ihtiyacı var.

fin-kapak

Previous:

Veikkausliiga 2015

855765-1

Next:

Sana söz yine baharlar gelecek

You may also like

Yorum Yap