Barışma zamanı

16 Ocak of 2015

3 yıl önce Mısır’ın iki köklü külübü arasında oynanan maçta 74 taraftar hayatını kaybetti. Ülkeyi derinden sarsan olay sonrasında ilk defa taraflar geçtiğimiz hafta içerisinde tekrar karşı karşıya geldi

Yazar :Bahadır Bozkurt

bahadirbozkurt@hayatımfutbol.com | twitter.com/luyisfanhaal | 16.01.2014

Ölüm ve futbol

Günümüzde “ölümün”  kutsadığı alanlardan biri de hiç süphesiz futbol sahaları. Adrenalinin yüksek olduğu taraftarlar tarafından tribünlerde uğrunda can verilecek armalara, yolunda kan dökülecek takımlara besteler yapılır. Bu mecazi güzellemelerin vücut bulduğu anlar ise futbolun zerafetine kara lekelerin düştüğü anlardır.  Nacional Abon Porte’nin boş tribünlerin önünde intihar etmesi, Hillsborough veya Heysel gibi birçok stadyumda insanların ezilerek hayatlarını kaybetmesi, Kolombiyalı Escobar’ın kendi kalesine attığı bir gol uğruna vurularak can vermesi…  Böylesine kara günlerde Liverpool’un efsane ismi Bill Shankly’nin futbolun ölüm kalım meselesinden daha önemli olduğunu vurguladığı talihsiz açıklamasının heyecanla söylenen mübalağa sanatının en büyük örneklerinden olduğunu belirtebiliriz.

Futbolun üstündeki kara bulut en son olarak Mısır’ın Port Said Stadyumu’nun üzerinde gördüldü. Üç sene önce Şubat ayında oynan Al Masry – Al Ahly maçında 74 taraftar feci şekilde can verdi. Binlerce sivil ve polis çıkan olaylarda yaralandı. Mısır futbolunun “Kara Çarşambası” politik izleri içerisinde barındıran bir felaketti.

2011 senesinden itibaren Mısır’da oluşan siyasi gerilim, ülke futbolunu da yakından etkilemişti. Hüsnü Mübarek yönetimi devrilirken özellikle Kahire takımı Al Ahly takımının Tahrir meydanında boy göstermesi, Ultras grubunun siyasi olarak bir adım öne çıkarmıştı. Halkın bir bölümü devrimi destekleyen Al Ahly Ultraslarına sempati duyarken, bir bölümü de çıkan çatışmalarda hayatını kaybeden insanların sorumlusu olarak görüyordu.

Kara Çarşamba

olay 11 Şubat 2012 günü Al Masry ile Al Ahly kulüpleri karşı karşıya geldi. Ülkenin siyasi durumunun etkisiyle maç gergin bir havada başladı. Stadda Al Masry taraftarları meşaleler yakıyor, Al Ahly taraftarlarına ellerindeki sopalarla gövde gösterisi yapıyordu. Maçın ilk yarısında Al Ahly bulduğu golle ilk devreyi önde kapattı. Maçın devre arasında yabancı maddeler ve meşaleler sahaya atıldı. Hakem, devre arasını uzattıktan sonra maçın oynanabileceği kanaatine vararak soyunma odasından çıktı. İkinci yarıda Al Masry fırtınası Port Said stadyumunda esmeye başladı. Maçın son bölümlerine doğru bulduğu 3 golle ev sahibi ekip maçtan galip ayrılmıştı. Futbolun her zamanki gibi 90 dakika olduğu kuralı bu maçta da devredeydi. Hakemin bitiş düdüğüyle beraber Al Masry tribünlerinin sevinci coşkuya döndü ve sahaya doğru hareketlenmeye çalıştılar. Güvenlik güçleri taraftarların bu isteğini(!) kırmayıp, sahaya girmelerine izin verdi.  Büyük bir coşkuyla onbinlerce taraftar sahaya girip koşmaya başladı. Hiçbir taraftar ne bir futbolcudan forma istedi, ne de bir futbolcuyu omuzlara almak. Holiganlar çılgınca koşarak ellerindeki taşlar, sopalar, bıçaklarla rakip taraftarın bulunduğu tribünlere doğru koşmaya başladı. Çıkan arbede sonucunda 74 taraftar hayatını kaybetti. Binlerce kişi yaralandı. Mısır futbolunun üzerindeki güneş batmış, karanlığa gömülmüştü. Yapılan araştırmalarda Al Masry taraftarlarının Tahrir Meydanı’ndaki olaylardan sorumlu tuttuğu Ultras grubundan öç alındığı söylendi.  Al Masry taraftar grubu daha sonra yaptıkları açıklamalarda hiç tanımadıkları insanların biletsiz olarak tribünlere sopalarla ellerini kollarını sallayarak girdiklerini belirttiler. Olayın görüntülerinde hiçbir polisin olaya müdahale etmemesi kamuoyu tarafından tepkiyle karşılandı. Mısır Federasyonu olaylardan sonra ligi süresiz tatil ettiğini açıklamak zorunda kaldı. Son üç Afrika Uluslar Kupası’nda şampiyon olan ülke futbolu derin bir sessizliğe büründü.

olay 2Ne olduğunu anlamayan Al Ahly takımının oyuncuları olaylar esnasında soyunma odasına kaçmak zorunda kaldılar. Bazı taraftalarlar da onlarla beraber canlarını kurtarmak için soyunma odasına girdiler. Mısır futbolunun efsane oyuncularından Abu Treika’nın kollarında bir Ultras üyesi can verdi.  Soyunma odasında taraftarların cansız bedenleriyle saatlerce mahsur kalan Al Ahly takımından bazı oyuncular, yaşanan felaketin ardından futbolu bıraktıklarını açıkladılar. 2000’li yıllarda altı kez Afrika’nın Şampiyonlar Ligi’ni kazanan külüp, bir gecede yok olmanın eşiğine geldi. Ülke genelinde ise birçok yetenek başka ülkelere transfer olarak yaşadıkları travmayı atlatmaya çalıştılar. Kaostan kaçan oyuncular arasında bugün yakından tanıdığımız Muhammed Salah da Basel’e transfer olarak futbol hayatına devam etti. Mısır futbolunun en başarılı teknik direktörlerinden Al Ahly’nin hocası Manuel Jose ülkesi Portekiz’e dönme kararı aldı.  Aynı şekilde bu felaket Al Masry kulübünü de vurdu. Külüp başkanı ve teknik direktörü olay sonrasında görevlerini bırakma kararı aldılar.

Kaybedenler kulübü

Maçın etkisi uzun süre Mısır’ın gündemini meşgul etti. Al Ahly taraftarları trenlerle Kahire’ye taşıdıkları cenazelerin üzerine intikam yemini ettiler.  Al Ahly taraftarına destek veren ezeli rakipleri Zamalek Ultras grubu da garda cenazeleri karşılayıp, “Ya adalet, ya intikam” açıklamasını yaparak olaylara katıldı. Sloganlar yerini feryada bırakırken, olayın üzerine gidilmesini isteyen halk yönetime baskı yapmak için yeniden ayaklandı. Port Said felaketi mahkemeye taşındı. Dava yaklaşık bir senede tamamlandı. Mahkemede olaylardan sorumlu tutulan 21 kişi hakkında idam kararı çıktığında Al Masry külübü taraftarları sokağa çıkarak tepkilerini gösterdiler.  Yaşanan süreç Mısır’da tansiyon hiç düşmedi. Futbol tamamen geri planda kaldı. Kararı protesto eden taraftalar polisle çatıştı, çıkan olaylarda 26 kişi hayatını kaybetti.

Mısır Futbol Federasyonu verilen aranın ardından, yeni sezonda ligi ikiye bölme kararı aldı. Maçlar tüm taraftalara yasaklandı.  Lig başladıktan sonra Kahire derbisi Zamalek – Al Ahly maçında taraftar grupları yasağa rağmen maça gireceklerini belirttiler. Tehditi gören futbol federasyonu maçları yeniden tatil etti. Taraftar yasağı 3 yıla yakın bir süreyi kapsadı. Kulüpler iflasın eşiğine gelirken, siyasi ve ekonomik istikrarsızlık, yükselişte olan Mısır futbolunu olumsuz etkiledi. Her ne kadar Al Ahly Afrika Şampiyonlar Ligi’ni kazanmayı tekrar başarsa da, Mısır Milli Takım’ı Dünya Kupası’na katılamadı.

al ahly

Karanlığın sonu

Olayların üzerinden 3 yıl geçtikten sonra lig bu sene itibariyle eski statüsüne geri döndü. Bu dönüş, 22 takımlı Mısır Süper Lig’inde Al Masry ve Al Ahly Port Said’in tekrar karşılaşacağının da ilk sinyalleriydi. Ölen taraftarların aileleri kulüplerinden maçı boykot etmelerini istedi. Federasyon böyle bir durum karşısında Al Ahly kulübüne ceza vereceğini belirtti. Kahire ekibi isteksiz de olsa maça çıkmayı kabul etti. Herşeye rağmen acı olaydan sonra taraflar ilk kez karşı karşıya geldi. Kırmızı formasının üzerine siyah tişörtler giyen Al Ahly futbolcularının önlerinde 74 yazılıydı.  Maç karşılıklı gollerle 1-1 sona erdiğinde, formalar değişilmedi. Gollerden sonra koşulacak taraftarlar tribünde değildi. Bu bir puan için tam 3 yıl beklemişlerdi.

yesil burun adalari kapak

Previous:

Afrika’nın parlayan yıldızı

1147681_full-lnd

Next:

Taktik maktik yok, abra-kadabra!

You may also like

Yorum Yap