Bela Guttmann’ın laneti

27 Aralık of 2011

Büyük hoca Bela Guttmann kulübü Benfica’ya veda ederken, “Benfica bir daha 100 sene Avrupa şampiyonluğu göremez” demişti. İki kez üst üste Avrupa’nın en büyüğü olan Portekizliler eski hocalarına aldırmadı ama lanetin 50.yıldönümü kapıda…

Yazar: Uğur Karakullukçu

ugurkarakullukcu@hayatimfutbol.com | twitter.com/ukarakullukcu

Dünya futbol tarihinin gördüğü en büyük hocalardan birisi olan Bela Guttmann eğer bir mimar olsaydı muhtemelen en nadide eseri olarak 60-62 yılları arası çalıştırdığı Benfica’yı gösterirdi. Bir seyyah gibi dünyanın dört bir yanını dolaşan, Enschede ile Hollanda, Milan’la İtalya şampiyonluğu gören, Uruguay’da zirveye oturttuğu Penarol’le Libartadores Kupası’nı kazanıp Sao Paulo’ya da zaferler tattıran bu adam “ustalık eserini” Portekiz’de inşa edecekti. Büyük bir dahi olduğu biliniyordu, belki Benfica’yı şampiyonluğa taşıyacağını da ama yaptıklarını o dönemin şartlarıyla dahi düşünmek mümkün değildi.

Yenilmez Armada yenilirse

Şampiyon Kulüpler Kupası, ilk kez 1955-56 sezonunda düzenlenmiş, 59/60 sezonuna kadar da Alfredo Di Stefanolu, Ferenc Puskaslı, Fransico Gentolu efsane Real Madrid bütün kupaları müzesine götürmeyi bilmişti. Doğal favori yine onlardı ama ilk turu es geçip ikinci turda karşılarına ezeli rakipleri Barcelona geldiğinde durum bu kez değişecekti. Uruguaylı savunmacısı Santamarian’ı sakatlığı sebebiyle oynatamayan Madridliler, 15 Avrupa kupası maçını da kazandıkları Santiago Bernabeu’da Luis Suarez’in iki golüne engel olamayarak avantajı Katalanlar’a kaptırıyordu. Camp Nou’daki 2-2’lik beraberlik kupa 1’e yeni bir şampiyon müjdesi veriyordu ama bu şampiyon Barcelona ya da kupanın diğer favorisi Hamburg değil, Katalan devini finalde mağlup edecek Guttmann’ın Benficası olacaktı.

Tek transferle Avrupa şampiyonluğuna

Guttmann, takıma geldiğinde ilk yaptığı iş bugün WM düzeni olarak bilinen dizilişe takımı adapte etmekti ve bunu yapmak için takıma kattığı tek isim Jose Augusto’ydu. Sadece tek maç kaybederek şampiyonluğu kazanmışlardı. İleride Pereira, savunmada Germano, göbekte Coluna… Takımın büyük golcüsü Aguas sekiz maçta 10 golü bulduğunda artık kupayla aralarında tek takım kalmıştı: Barcelona.

Bern’de 33 bin kişinin önünde oynanacak final öncesi favori açık ara Katalanlar’dı. Maça iyi başlayanlar da onlar oldu ve Luis Suarez’in ortasında kafayı vuran Sandor Kocsis, skoru 1-0’a getirmişti. Her şey beklendiği gibi gidiyordu ama sahneye Barcelona kalecisi ve kaptanı Rammalets çıkana kadar… Önce soldan gelen paralel pasta boşa çıktığında Benfica kaptanı Aguas boş kaleyi görüp durumu eşitlemişti. Ardından sağ bek Foncho’nun vurduğu ters topta gözünü güneş almış ve yumrukladığı top çizginin ağlara yakın tarafına düşünce tabela Benfica lehine dönmüştü.

Şansla karışık üstünlüğü ele geçiren Guttmann’ın öğrencileri 55’te de orta sahanın bel kemiği Coluna’nın şutuyla farkı ikiye çıkardığında artık zafer kesin gibi gözüküyordu lakin Barça toparlanmıştı. 75’te Czibor uzaktan fileleri havalandırdı ama Benfica’yı ceza sahasına hapseden Barça’da Evaristo direğe, Czibor ofsayta, takımın yıldızı Kubala da önüne atlayan savunmacılara takılınca zafer Benfica’nın olmuştu. Lizbon ahalisi dışında herkes şoktaydı ama Guttmann ve takımı bunun bir tesadüf olmadığını bir başka İspanyol devinin önünde kanıtlayacaktı.

Bu kez rakip Real Madrid

1961/62 sezonu öncesinde methini duyduğu, sonradan ülke futbolunun en büyük efsanesi olarak anılacak Eusebio’yu takıma kazandırarak başlayan Bela Guttmann için bu kez rota Amsterdam’dı. 20 yaşındaki Eusebio’yu sağ içe monte eden kurt hoca, şampiyon apoletiyle ilk turu bay geçerken güçlenmiş ekibiyle Avusturya Wien’i, Fenerbahçe’yi eleyen Nürnberg’i ve İngilizlerin şampiyonluğun favorisi gözüyle baktığı Tottenham’ı eleyerek finale kadar uzanmıştı. Rakip ise hepsinden dişliydi ve dişlerini daha ilk dakikadan göstermekten çekinmeyecekti.

Bugün adına “FIFA yılın en güzel golü” ödülü verilen, efsane Puskas, takımın diğer yıldızı Di Stefano’dan aldığı üç pası da asiste çevirmiş, mücadelede Aguas ve Cavem’in golleriyle ayakta kalan Guttmann’ın öğrencilerini soyunma odasına yenik göndermişti. Kulübedeki vatandaşı Guttmann ise sorunu görmüş ve ikinci yarıda İspanyol yıldıza kilit vurması için Cavern’i görevlendirmişti. İstediği gerçekleşecekti.

Genç Eusebio sahnede

Di Stefano’nun etkinliğinin azalması, Puskas’ın da top alamaması sebebiyle oyundan düşmesiyle üstünlüğü ele alan Benfica, önce geçen yılki finali de boş geçmeyen Coluna’nın şutuyla beraberliği yakaladı. Ardından takımın 20 yaşındaki yıldızı Eusebio, ceza sahası içinde düşürülünce kazanılan penaltıyı Mozambik asıllı oyuncu gole çevirecekti. Ardından bir de frikikle ağları bulan genç Eusebio, maçın galibini ilan edecekti. Kalan dakikalarda Di Stefano’nun yerde kalmasıyla Real Madrid penaltı beklese de hakem düdüğünü çalmayınca Benfica skoru tutmasını bilmiş, zaferi de Guttmann’ın öğrencileri kazanmıştı. 5 Mayıs 1962 tarihli Milliyet gazetesinde maç sonunda gözyaşlarını tutamayarak konuştuğu rivayet edilen Guttmann, “Real Madrid önünde 2-0 mağlubiyetten kurtulacak takım dünyada mevcut değildir. Fakat bu mucizeyi soğukkanlılığını muhafaza eden Benfica başardı, ne mutlu asil çocuklarıma” diyerek belki de vedasını ediyordu.

eusebio 1

Guttman’ın laneti 

50’leri Real Madrid domine etmişti, peki sıra Guttmann’ın Benficası’nda mıydı? Hayır. Para araya girdi ve yönetimle görüşen ve anlaşamayan Bela Guttmann, görevine veda etti. Şampiyonluk için bir primi hak ettiğini söyleyen Macar hocaya kontratında böyle bir madde olmadığını hatırlatan yönetim Guttmann’ı kaybetmişti. Onun da zaten bir yerde üç yıldan fazla durması adeti değildi. 40 yıllık kariyeri boyunca sürekli gezdi, sürekli dolaştı. Efsane teknik adam geride en nadide eserini bırakırken sitemkârdı ve tarihe geçecek o lafı söyleyecekti:

“Benfica önümüzdeki 100 yıl boyunca bir daha Şampiyon Kulüpler Kupası’nı kazanamaz.”

İki kez üst üste kupa 1’i almış bir takım için söylenen bu söz o an için aptalca geliyordu belki ama öyle olmadı. Portekiz devi 62’nin Mayısı’ndan beri kupa 1’in yüzünü göremedi, buna karşın ezeli rakipleri Porto, Guttmann’a benzeyen karakteriyle kendini her şeyin merkezine koyan Jose Mourinho’nun önderliğinde bunu başarmayı bildi. Bugün itibariyle 52 sezondur lanet sürüyor. Ne dersiniz? Sizce Bela Guttmann’ın laneti Benfica için ne zaman sonlanacak?

guttmann-harita

Lens' forward Tony Vairelles (L) reacts after opening the score in their French soccer league match against Marseille April 24. At right is teammate Pascal Nouma.

PR//ME

Previous:

Pascal Nouma’nın hatrı var!

kapak-gutendorf kimono

Next:

Gutendorf ile yörelerimiz yemeklerimiz

You may also like

Yorum Yap