Beşiktaşlı Deniz Gezmiş

08 Mayıs of 2015

Henüz 25 yaşında idam edilerek hayatını kaybeden Deniz Gezmiş, kısa ömrüne futbola dair de hatıralar sığdırmıştı

Yazar: Serkan Akkoyun

serkanakkoyun@hayatimfutbol.com | twitter.com/azadgarazli

Haydarpaşa Lisesi’nde hareketli günler yaşanıyordu. Okul koridorları büyük bir ‘tecavüz’ iddiası ile yankılanıyor, kulaktan kulağa bu yaşandığı iddia edilen olayın dedikoduları yayılıyordu. Anlatılana göre, okulun müzik öğretmeni birkaç öğrencisinin yanağından makas almış ve sarkıntılıkta bulunmuştu. Bu olay birkaç gün sonra gazetelere, ‘tecavüz’ başlığı ile taşınınca ortalığın karışması da uzun sürmemişti. Olayda adı geçen müzik öğretmeni açığa alınmış ve soruşturma başlatılmıştı. Ancak yaşanacaklar asıl şimdi başlıyordu.

Hürriyet gazetesinin, öğretmenleri Ömer Boncuk’u hiçbir kanıt olmadan tecavüzcü olarak lanse etmesine çok kızan Haydarpaşa Lisesi öğrencileri kısa süre içinde organize olarak Hürriyet’in binasına doğru yürüyüşe geçtiler. Birkaç yıl önce Fenerbahçe forması ile yeşil sahalarda top koşturan, 200’ün üzerinde maça çıkan Ömer Boncuk, futbolu bıraktıktan sonra Haydarpaşa Lisesi’nde müzik öğretmenliğine başlamıştı. Öğrencileri ile arasında her ne geçti ise bu, işi tecavüz düzeyinde iddialara getirecek kadar büyümüştü. Ancak eski Fenerbahçeli futbolcuya okulun ‘önde gelen’ öğrencileri sahip çıktı. Hürriyet binasına gittiler, sert protestolarda bulundular. Birkaç gün sonra Boncuk Ömer’in suçsuz olduğu anlaşıldı. Boncuk Ömer yıllar sonra kendisinin bu iftiradan kurtulmasını sağlayan öğrencilerden birisinin babası ile karşılaştığında şunları söyledi: “Ben senin oğlun sayesinde temize çıktım, hakkını ödeyemem.”

Ömer Boncuk için gazete binasını basan, okulun önde gelen öğrencilerinden, o babanın oğlu; Deniz Gezmiş’ti.

Henüz lise öğrencisiyken haksızlıklara karşı boyun eğmeyen ve doğrudan eyleme geçen Deniz Gezmiş, ülküdaşları Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’la beraber 6 Mayıs 1972 günü idam edilerek hayatını kaybetti. Ondan geriye insanlığa miras; dersler, öğütler ve hatıralar kaldı. İşte bu satırlarda tıpkı Boncuk Ömer protestosunda olduğu gibi Deniz Gezmiş’in içinde futbol geçen hatıralarını yazalım istedik…

memduh eren-2

1946/47 sezonunda Fenerbahçe’de forma giyen Memduh Eren, kulübün genel kurullarında yaptığı sert, ateşli ve muhalif konuşmalarıyla da biliniyor.

Fenerbahçe’nin devrimci sol açığı

Kendisinin iki üst sınıfında okuyan Mahir Çayan’la beraber -birbirlerinden habersiz- katıldıkları Boncuk Ömer protestosu onun eski Fenerbahçelilerle ilk ilişkisi değildi. Gezmiş’e Ankara’da kaçak hayatı yaşadığı günlerde Fenerbahçe’nin bir başka eski futbolcusunun da çok önemli yardımları dokunmuştu. 1940’lı yıllarda Fenerbahçe’de oynayan Memduh Eren, daha sonra tıp fakültesini bitirip ülkenin en önemli doktorlarından birisi oldu. Aynı zamanda devrimci bir kişiliğe de sahip olan Memduh Eren, Deniz Gezmiş’e Ankara’da, ODTÜ’de saklandığı günlerde maddi yardımlarda bulundu. Deniz Gezmiş’in anne tarafından akrabası da olan Fenerbahçe’nin eski sol açığı, 12 Mart muhtırası sonrası tutuklanmıştı. Eren’in yargılanması ile ilgili Hasan Pulur’un Milliyet’teki köşesinde anlattığı hikâye ise oldukça etkileyici:

“Bir Galatasaray-Fenerbahçe maçında takımda oynuyordum. Final maçıydı, beraberlik Galatasaray’ı, galibiyet Fenerbahçe’yi şampiyon yapacaktı. Maçın sonuna gelmiştik, sıfır sıfır berabere sürüyordu, birden top önüme düştü, kaleciyle karşı karşıya kaldım, dokunsam gol olacaktı, ama ne var ki topun altında yeni açmış bir papatya… Papatyayı ezmemek için topa vurmadım.”

Memduh Eren hâkimlere soruyordu:

“Papatyayı ezmeyen ben, insanlara bomba atabilir miyim?”

Nihat Türel, “O günden sonra Memduh’un adı, Papatya Memduh’a çıktı” diyor.”

Prof. Memduh Eren ayrıca, Deniz Gezmiş’in idamından sonra özellikle anne Gezmiş’in yaşadığı rahatsızlıklarda sürekli yardıma koşan ilk isimdi.

olay

Ali Sami Yen’de ölümden döndü

Deniz Gezmiş’in bir futbol odaklı hatırası da Galatasaray’la ilgili. 1964 yılının 20 Aralık günü Ali Sami Yen Stadı, milli takımın Bulgaristan ile yapacağı maçla açılacaktı. Büyük bir heyecanla beklenen Mecidiyeköy’deki bu stada, Milliyet’in verdiği bilgiye göre 46.000 kişi gelmişti. Bu kadar kalabalığı kaldıramayan Ali Sami Yen’in tribünleri de az kalsın Türk futbol tarihinin Heysel faciasına sahne olacaktı. İddialara göre maç öncesi, şimdilerde Yeni Açık tribünü olarak bilinen kısımda bulunan bir büfede yangın çıktı. Alevlerden ürken kalabalık da ön tarafa doğru yüklenince, tribünde yer alan demir korkuluklar daha fazla dayanamadı ve kırıldı. O korkuluklarla arkadan gelen baskı arasında kalan 100’lerce kişi de kendisini aşağıda buldu. Onlardan birisi de Deniz Gezmiş’ti.

Radyolar kan anonsu geçmeye başlamıştı. Alt tribünlere düşenler arasında 84 kişi yaralanmış ve çevre hastanelere götürülmüştü. Deniz Gezmiş ise bu kazadan kurtuluşunu evdekilere şöyle anlatmıştı: “Tribün çöktü, ben aşağıda şişman bir adamın üstüne düşüp kurtuldum. Ama çok yaralı var.”

Kendisi çok iyi futbol oynayamasa da stada gidip yakından maç takip ediyordu. Ali Sami Yen’de yaşadığı kazadan önce Mithatpaşa’da çok maç izlemişti. Ali Sami Yen kazası sonra da birkaç kere maç izledi ancak kısa bir zamanın ardından hayatının kazanacağı ivme ile futbola ayıracak pek vakti kalmayacaktı.

Deniz Gezmiş’in kardeşi Hamdi Gezmiş’in anlatılarıyla Can Dündar’ın kaleme aldığı ‘Abim Deniz’ 2014 yılında piyasaya sürüldü.

Deniz Gezmiş’in kardeşi Hamdi Gezmiş’in anlatılarıyla Can Dündar’ın kaleme aldığı ‘Abim Deniz’ 2014 yılında piyasaya sürüldü.

Deniz Gezmiş hangi takımlıydı?

Can Dündar’ın, Deniz Gezmiş’in kardeşi Hamdi Gezmiş ile beraber hazırladığı “Abim Deniz” kitabında Deniz Gezmiş’in futbola olan merakı hakkında önemli bilgiler veriliyor. Küçük kardeşi Hamdi Gezmiş, babaları Cemil Gezmiş’in Fenerbahçeli olduğunu onun dışında kendisi ve ağabeyleri Deniz’le Bora’nın ise Beşiktaş’ı tuttuğunu söylüyor.

Evde de sık sık futbol tartışmaları döndüğünü belirten Hamdi Gezmiş o günleri şöyle anlatıyor:

“Spora düşkün bir ailede yetiştim. Bora abim Sivas’ta basket oynardı. Sonra futbola döndü. Anadoluspor formasıyla mahalli ligde profesyonel olarak futbol oynadı. Askere gittiğinde de Jandarma Gücü’nde forma giydi. Deniz abim Beşiktaşlıydı. Babam Fenerbahçeliydi. Evde futbol üzerine epey mavra yapılırdı; Deniz abim de bunlara katılırdı”

Olcan Adın’ın Deniz’i…

Deniz Gezmiş hayattayken futbolla yakından ilgiliydi. Peki o yokken futbol onunla ne kadar ilgilendi? Muhalif taraftar gruplarının hemen hemen hepsi Deniz Gezmiş’e sahip çıkıyor. Özellikle Adana Demirspor ve Beşiktaş bu takımların başında geliyor. Öte yandan kimi futbolcular da ona olan saygısını çekinmeden gösteriyor. Örneğin şu sıralar Galatasaray forması giyen Olcan Adın, Trabzonspor’da oynadığı dönemde Twitter’dan, 6 Mayıs günü yaptığı bir paylaşımda şu ifadeleri kullanmıştı:

“Öldürdün mü sandınız beni 6 Mayıs’ta? Say bakalım o günden bugüne doğan çocukların kaçının adı cellat kaçının adı DENİZ. 6 MAYIS 1972”

Bu sözlerin ardından bir de Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan görseli paylaşan Olcan, Metin Kurt ve Metin Oktay’dan sonra bu kadar net bir şekilde Deniz Gezmiş’le ilişki kuran ender futbolculardan birisi olmuştu.

Sosyalist Metin Oktay

Galatasaray’ın efsane ismi Metin Oktay, bir başka Galatasaraylı Metin Kurt’un hatıralarına göre iyi bir sosyalistti ve Deniz Gezmiş’e büyük bir sevgi besliyordu.  Türkiye İşçi Partisi’ne oy verdiğini açıklayan Metin Oktay ayrıca Gezmiş, İnan ve Aslan’ın idman kararına karşı başlatılan kampanyada da yer almıştı.

En güzel golü attı

Hani Can Yücel diyor ya; “Türkiye’de de en uzun koşuysa devrim, o, onun en güzel yüz metresini koştu” işte o misal; yaşadığı topraklar ve insanlar için, yanlışı, doğrusu, sevabı günahıyla ama dürüst ve onurluca bir maça çıktı Deniz Gezmiş. Takımının kaptanı, 10 numarasıydı. Ama hiç bencillik yapmadı. Önemli olan onun gol atması değil, takımının kazanmasıydı. Fakat rakip ona karşı önlemini çoktan almıştı. Rakibin sert darbelerine daha fazla dayanamadı; sakatlandı. Olmadı böyle; aşk olsun sana çocuk…

loladiegoraul

Previous:

Üç Maradona

OrhanKemalicsayga

Next:

Golü yiyen takımın ‘gol’ diyen adamı*

You may also like

Yorum Yap