Büyük kaptan: Passarella

23 Mayıs of 2014

Korkutucu, lider ve golcü… Daniel Passarella, Arjantin’in efsanevi futbol adamlarından biri. Aslında iyi de bir insan, ama karşısına uzun saçlı bir erkek olarak çıkmazsanız

Yazar: Mustafa Demirtaş

mustafademirtas@hayatimfutbol.com | twitter.com/cartalete

Daniel Passarella, döneminde forvet oyuncuları için karşısında nefes alması zor bir savunmacıydı. Ancak onun korkutucu görünümü sadece forvetler için geçerli değildi. Ölümcül bir sol ayak, herhangi bir basketbol oyuncusunun dahi hava atacağı sıçrama yeteneği ve 1.73’lük boyuna rağmen güçlü kafa vuruşları ile Arjantin tarihinin belki de en komple savunmacısıydı. 451 resmi maçında bir stoper olmasına rağmen attığı 134 gol başka nasıl açıklanabilirdi ki! Bu “En golcü savunmacı” rekorunu, yıllar sonra ancak gelmiş geçmiş en büyük duran top ustalarından Ronald Koeman kırabilecekti.

“O kupayı kaldırmak hiç bitmeyecek bir orgazmı yaşamak gibiydi” diyerek yıllar sonra andığı 1978 Dünya Kupası’nda da şampiyon Arjantin’in en önemli silahlarından biriydi. Uzun kariyeri boyunca birçok kişiden, farklı tatta övgüler aldı. Ama şüphesiz içlerindeki en değerlisi o günlerdeki takım arkadaşı Diego Armando Maradona’ya aitti: “O, şimdiye kadar gördüğüm en iyi defans oyuncusu. Kafa toplarında onun kadar etkili olanıyla hiç karşılaşmadım!”

Passarella’yı elbette ki farklı kılan şey sadece teknik özellikleri değildi. Onu Arjantin’de “Büyük Kaptan” lakabıyla yücelten asıl özelliği liderlikti. Profesyonel yaşamı ve takım arkadaşlarını etkileme gücü, herkesten çok farklıydı. Pele’nin 2004 yılında FIFA’yla sunduğu “Yaşayan en büyük 125 futbol efsanesi” listesinde onun da yer alması, pek sürpriz değildi. “Her maç öncesinde aynı heyecanı hissettim, ellerimin içi karıncalanıyordu. Tutkum hiç kaybolmamıştı”diyordu Passarella. Arjantinliyi efsane kılan ayağı soluydu ama sahaya çıkarken inançları sebebiyle mutlaka sağ ayağıyla ilk adımını atardı. Kafasında tek bir düşünceyle: Kazanmak! “Maça çıktığım anda aklımdaki tek şey, son düdük çalındığında o sahadan galip olarak çıkmaktı. Beni meşgul edecek başka her düşünceyi unutuyordum.”

foto1

Ancak Passarella, 1978 finalinde takımı Hollanda’yı mağlup edip Dünya Kupası’nı kazanınca işi biraz abartmıştı. Kaptan, kupayı kimselere emanet etmiyordu! Turnuvanın yıldızlarından Mario Kempes, biraz da abartarak o günleri şöyle anlatıyor: “Daniel’in istemediği bir şey varsa, bunda inatçıdır. Kupa ona geçtikten sonra daha hiç dokunamadım. Yanına yaklaşınca tipik “Passarella stilini” kullanıyor, bize dirsek atıyordu! Soyunma odasında kupaya kavuşmak için güvenliği çağırmak zorunda kaldık…”

Passarella, Arjantin’in Zico’lu Brezilya’ya elendiği 1982 Dünya Kupası’nda da yer aldı. Bundan 4 yıl sonra ise kariyerinin son turnuvası öncesi büyük bir şanssızlık yaşayacaktı. Bağırsak enfeksiyonu sebebiyle tam sekiz hafta hastanede yatmak zorunda kaldı, yakın zamanda futbol oynaması mümkün gözükmüyordu. Ancak Büyük Kaptan, takımından uzakta kalamazdı. Maradona ve arkadaşlarına güç vermek için takımla birlikte Meksika’ya gitti. Otel odasındaki her gün, Passarella’nın takımı motive etme günüydü ve işe de yarayacaktı.

O saçlar pazartesiye kesilecek!

En azından dış görünüş olarak Mario Kempes’i andıran bir Arjantinliyle tanışmıştık bundan yıllar önce: Osvaldo Nartallo. Uzun kıvırcık saçları, özel maçta Milan’a attığı gol çok şey vaat ediyordu. Ancak maçlara çıktığında görüldü ki kenardan gelen ortalara kafa vurmaktan bile acizdi! Bir Galatasaray maçında arka direkte bomboş kaleye kafayı vuracakken topu görememiş, ıska geçmişti. Herkes bunu onun uzun saçlarına bağlamıştı. Eğer bir toka taksaydı, her şey farklı olabilirdi! Nartallo o günden sonra renkli toklarıyla dikkat çekti, ama yine kafa toplarına vuramamaya devam etti…

Gabriel Batistuta Fransa 98’de, ensesine kadar uzanan saçlarına, Daniel Passarella’nın uzun saç takıntısı yüzünden veda etmek zorunda kalmıştı.

Gabriel Batistuta Fransa 98’de, ensesine kadar uzanan saçlarına, Daniel Passarella’nın uzun saç takıntısı yüzünden veda etmek zorunda kalmıştı.

Muhteşem oyunculuk kariyerinden sonra o liderlik vasfını taç çizgisinin kenarında sergileme kararı alıp, teknik direktörlüğe yönelen Passarella’nın uzun saçlı futbolculara karşı bir kini vardı. Ancak bunun sebebi Nartallo’nun başına gelenlerle pek benzerlik taşımıyordu. Ona göre uzun saç homoseksüelliği çağrıştırıyordu, futbolcu dediğin kısa saçlı olurdu. 1998 Dünya Kupası’nda bu kez Arjantin’in stoperi değil, teknik direktörüydü. Kadrosunu belirlerken ilk şartı, uzun saçlı futbolcuların saçlarını kestirmesi olmuştu. Batistuta bile kendisini Batistuta yapan ayırt edici özelliği uzun saçlarına kıymıştı. Ariel Ortega da öyle… Bu tutuma sadece Redondo ve Caniggia karşı çıkmış ve kadro dışı kalmışlardı.

Daniel Passarella 8 yıl boyunca formasını terlettiği daha sonra teknik adamlığını yaptığı River Plate’in artık en tepesinde: başkanlık koltuğunda! Uzun saç takıntısını hala sürdürüyor mu bilemiyoruz ancak River Plate forması giyen oyuncuların bir şeylerin farkında oldukları takım posterlerinden belli oluyor.

Bugün River Plate’in Başkanı olan Daniel Passarella’nın saç takıntısı burayı etkilemişe benziyor.

Bugün River Plate’in Başkanı olan Daniel Passarella’nın saç takıntısı burayı etkilemişe benziyor.

kapak

Previous:

Ajax’ın Aja8 olduğu gün

kapak

Next:

Christmas Truce

You may also like

Yorum Yap