Çöpe giden yetenek

04 Ağustos of 2015

Yaşıtları okul takımında olmanın havasını atarken o Hansa Rostock’a transfer olmuştu. Magath’ın bile göbeğini eritemediği Kevin Pannewitz, bir zamanlar 6.30’da uyurken şimdi aynı saatte çöpçü olarak kalkmak zorunda!

Yazar: Bahadır Bozkurt

bahadirbozkurt@hayatimfutbol.com | twitter.com/luyisfanhaal

Friedrich Nietzsche 3 Ocak 1889’da yaşadığı Torino kentinin sokaklarında gezinirken, yaşlı bir adamın hareket etmeyen atını kırbaçladığını görür. Olay karşısında suskun kalamayan Alman filozof, kalabalığın içerisinden sıyrılarak, inatçı atın boynuna sarılır ve ağlamaya başlar. Arkadaşları kendisini eve götürür, Nietzsche uzandığı divanda birkaç gün hiç kıpırdaman sessizce dinlenir. Son kez dudaklarından son bir cümle dökülür ve 10 yıl boyunca bir daha hiç konuşmadan ömrünü geçirir.

Usta yönetmen Bela Tarr sinemaya veda ettiği “Torino Atı” adlı son filminde bu konuyu ele alır. Bu yaşanan trajedinin diğer yüzünü sinemaya taşıyan Macar yönetmen, kasabadaki atın ve sahibinin akıbetini merak eder.

Madalyonun diğer yüzü şüphesiz karanlıkta kalan, bilinmeyen hikâyelerle doludur.  Şu sıralar güzel günler geçiren Wolfsburg’un ışıksız kalan bir oyuncusunun hikâyesi, Bundesliga Fanatic’in yazarlarından Niklas Widhagen tarafından kaleme alınmış. Çekirdeklerin tuzu dudakları şişirirken, Kevin De Bruyne gelecek sezon kalır mı, Andre Schrülle bu sezonu nasıl geçirir gibi sorular sorulurken Widhagen, Google’dan yardım almadan, FM oyunun hafızası taze olmayanların hatırlamayacağı Kevin Pannewitz’in hayatını yazdı. Orjinalini http://bundesligafanatic.com/from-big-talent-to-garbage-man-the-story-of-kevin-pannewitz/ ‘den okuyabilirsiniz.

panne800-1314117653

Yetenekli Pannewitz sahne ışıklarına doğru

Henüz 16 yaşındayken, yaşıtları okul takımlarında forma giymenin ne kadar havalı olduğunu düşünürken, yetenekleriyle izleyenleri büyüleyen Kevin Pannewitz, Tennis Borrusia Berlin’in altyapısından Hansa Rostock’a transfer olur. 2009/10 sezonunda bölgesel amatör lig olarak tanımlayabileceğimiz 4. ligden Bundesliga 2’ye geçiş, bir nevi sonun başlangıcı olarak bu tarihte tohumlanır. Takvimler 2 Kasım’ı gösterdiğinde ilk kez Hansa Rostock ile sahaya çıkan Kevin’in karşısında romantik futbolun temsilcisi St. Pauli vardır.

Bu sükseli transfer başarısı ve Kevin’in yetenekleri milli takım yetkilileri tarafından da yakından izlenir. Hansa Rostock’un genç yeteneği kısa sürede U19 Almanya Milli Takım listesine adını yazdırmayı başarır.

Masalın ilk bölümü tatsız biter. Sezon sonunda Hansa Rostock üçüncü lige düşer. Kulüp tüm bu olumsuz havaya rağmen genç oyuncunun yetenekli ayaklarına sıkı sıkıya sarılır. Öyle ki 2010/11 sezonu sona erdiğinde 38 resmi maçın 35’inde formayı sırtına geçirmeyi başarır. Bundesliga’nın köklü takımlarından yetkililer Rostock şehrine ziyaretlerini sıklaştırmaya başlar. Sahada geldikleri her hafta daha fazla bedeni büyüyen bir oyuncuyla karşılaşırlar. Her Perşembe Hansa Rostock’un antrenörü Kevin’i tartıya çıkardığında bir şeylerin yolunda gitmediğini tartının ibresi 84’ü gösterdiğinde anlamaya başlar.

Kevin’in başı şekerlemelerle, sosisli sandviçlerle, belki de ekmek arası dönerlerle derttedir. Genç oyuncu için özel diyetler, çalışmalar hazırlanır. Birkaç kilo verse de nafile.  İntikam, fast food olarak yenilen bir yemektir. Yemek konusunda kontrolden çıkan Kevin’e tüm bunların belası yetmezmiş gibi, zil zurna sarhoş olarak medya tarafından görüntülenince Werder Bremen transferi suya düşer. Eski günlerini Bild’e yâd eden Pannewitz, 23 yaşında verdiği röportajda günah çıkarır: “Ben, kendime karşı verdiğim savaşı kaybettim. 7/24 birilerinin başımda durması gerekiyordu.”

Teknik direktör Peter Vollmann ertesi sezon Kevin’e 11 maçta görev verir. Sabır taşı çatlayan Vollmann, genç yeteneği B takıma yollar. Biraz burnunun sürtülmesi, kendisine çeki düzen vermesi gerektiğini düşünür. Kader ağlarını örer, topu Vollmann’ın ağlarına bırakır. Kovulan teknik direktörün yerine Wolfang Wolf takımın başına geçer. Pannewitz’e yeni bir şans vermek Rostock’un âdetindendir.  Ligin ikinci yarısında Kevin formasına kavuşur, 10 maçta görev alır.

Kevin-Pannewitz_870

Yeter artık Bundesliga!

Wolfsburg’un tarihini değiştiren teknik direktör Felix Magath ikinci döneminde, Kevin Pannewitz’e talih kuşunu gönderir. Kevin, 2012/13 sezonunda Wolfsburg ile deneme antrenmanlara çıkacaktır. Sezon öncesi kampta yetenekleri ile yaşlı kurdu etkilemeyi başarır. Magath’ın güveni Pannewitz’in bezgin ruhunu kırbaçlar. İlk ve son büyük şans tam anlamıyla ayaklarına gelmiştir.

Gelgelelim Pannewitz’in kiloları Magath’a dert olur. Disiplinden kopan Kevin yine kendini salar ve Magath’ı basına demeç verecek kadar sinirlendirir; “İshal olduğundan şikayet ediyor, bu dönemde 4-5 kilo alıyor. Bu nasıl iş?”

İki maç görev verdikten sonra sabrı taşan Magath, Pannewitz’i Wolfsburg’un U23 takımına sürgüne gönderir. Yine hüsran, yine esmer günler payına düşen genç yetenek artık Bundesliga’da tutunacak bir dal bulamaz. Ayrılık vakti gelir. 4. lig ekiplerinden Golsar SC’ye transfer olur. Bir daha Bundesliga’ya geri dönüş yapacak ışığı kalmamıştır. Yavaş yavaş erimeye devam eder.

golsar-2

Bugünlerde 6. lig ekibi VSG Altglienicke ile sözleşme imzalayan Pannewtiz artık sorumluluk sahibi bir insan. Ekim ayında baba olmaya hazırlanan oyuncuya kız arkadaşı Jill ve yeni takımı güveniyor. Eski şaşalı günleri geride bırakan Pannewitz, baba olmanın vereceği sorumlulukla beraber yaşadığı kentte çöpçü olarak geleceğini garanti almak istiyor. Yaptığı yanlışların cezası olarak, kaderin kendisini adil olarak yargıladığı kanaatinde.

Bir zamanlar yeteneğini gecelerde harcayan bir futbolcuyken sabah 6:30’da girdiği yataktan, şimdi düzenli bir hayat yaşamak adına çöpçü olarak kalkması gerekiyor.

Nietzsche annesine son kez şöyle sesleniyordu; “Mutter, ich bin dumm!”*

*”Anne, ne aptalım!”

Yoshinori-Muto

Previous:

Alman usulü Japon transferi

yasin-oztekin-galatasaray-karabukspor-stsl-05042015_1joibptsk77wa1vbob5cqkulxa

Next:

Yasin Öztekin hakkında az bilinenler

You may also like

  • mehmetsepilultras
    17 Nis

    Göztepe’nin Ultras başkanı

    Profil

    Son dönemde özellikle sosyal medyada Sampdoria Başkanı Massimo Ferrero için “çılgın başkan”, “ideal başkan”, “karizma ...

  • kapak
    01 Nis

    Demir adam: Luis Enrique

    Profil

    “Luis Enrique savaşmayı ve acı çekmeyi seven bir milyarder” Victor Gonzalo Yazar: Emre Çelik emrecelik@hayatimfutbol.com ...

  • poves 2
    22 Ara

    Ne sağcı ne solcu, Javi Poves her şeye karşı!

    Profil

    Dünya görüşüyle yeşil sahadaki meslektaşlarıyla ayrışan bazı oyuncular vardır ama Poves, onlardan biri değil. Genç ...

  • srna1 (1)
    14 Haz

    Srna

    Profil

    Yazar: Mert Sarıbaş mertsrbs@gmail.com | twitter.com/saribasmert Euro 2016’da 3. gün,  Paris’te saatler 15:00’i gösterirken günün ...

Yorum Yap