Değeri bilinmeyen 10 Galatasaray-Fenerbahçe maçı

06 Aralık of 2011

3-0’dan 4-3, 6-0 ve 5-1’lik kupa finali… Hiçbiri dillerden düşmedi ama hak ettiği ilgiyi görmemiş daha birçok Galatasaray-Fenerbahçe derbisi var

Yazar: Fırat Topal

firattopal@hayatimfutbol.com | twitter.com/flyngdtchmn | 06 Aralık 2011

Fenerbahçe-Galatasaray derbisi dendiğinde hakkı verilmemiş bir maçı bulmak zordur çünkü her mücadele milyonları ekran başına toplamış ve insanları son düdük çalana kadar hipnotize etmiştir. Ancak gerek teknolojik imkanların çok fazla olmadığı zamanların varlığı, gerekse de diğer sansasyonel skorlar sebebiyle bugün üzerine pek konuşulmayan efsane maçlar da yok değildir. Buyrun Top 10 değeri bilinmeyen derbi maçına:

Fenerbahçe 4-3 Galatasaray (3 Ağustos 1994): TSYD kupalarının kaderidir bu. İçlerinden nice efsane maçlar çıksa da pek konuşulmaz zira bir anlamda sezona hazırlık turnuvalarıdır. 3 Ağustos 1994’teki maç da böyle bir derbiydi ama tarihe geçecek bir maç oldu. Karşılaşmada hiçbir zaman kopmalar olmamış, Fenerbahçe önce iki kez öne geçmiş, ardından Galatasaray durumu 3-2’ye taşımış, önce İlker sonra da Aykut Kocaman Fenerbahçe’ye 4-3’lük galibiyeti getirmişti. Bu maçın Reinhardt Saftig’in Galatasaray’ın başında ilk maçı olmasının yanında en önemli noktası mücadelenin başlarında, Kuzmanovski’nin kendi sahasında prese kalkan Frank Pingel’e attığı ters çalım sonrası Danimarkalı oyuncunun bileğinin dönmesi ve futbol hayatını bitirecek sürecin başlamasıdır. Ve tabii Hayrettin Demirbaş’ın kalesinde yine devleştiği (!) maçlardan birisidir.

Galatasaray 3-2 Fenerbahçe (16 Ağustos 1992): Bir başka TSYD Kupası efsanesi. Karl-Heinz Feldkamp’ın Türkiye’de daha ilk sezonunda tüm kupaları toplama sürecinin ilk halkası olan bu maç aynı zamanda Okan Buruk’un ilk kez A takımda forma giydiği, Bursaspor’dan transfer edilen Hakan Şükür’ün ilk golüyle buluştuğu maçtır. Maçın 87.dakikasına 2-1 önde giren Fenerbahçe karşısında, sahada 10 kişi kalan Galatasaray, Türkiye sınırlarında ilk kez verilen “kaleciye geri pas” kararı sonucu Falco Götz’ün golüyle beraberliği yakalamış. 90.dakikada da yine Falco’nun penaltısıyla maçı 3-2 kazanmıştır ve TSYD Kupası’nı müzesine götürmüştür. Bu maç aynı zamanda Fenerbahçe’nin yeni yıldızları Dzoni Novak ve Stanimir Stoilov’un da ilk forma giydiği Galatasaray derbisidir.

AdsızGalatasaray 0-1 Fenerbahçe (8 Kasım 1992): Fenerbahçe’nin şartlar ne olursa olsun Galatasaray’a karşı büyük bir psikolojik üstünlüğünün olduğunu kanıtlayan maç 8 Kasım günü Ali Sami Yen Stadyumu’nda oynanmıştır. Üç gün önce UEFA Kupası’nda bir Avrupa devi olan Eintracht Frankfurt’u eleyen Galatasaray, aynı gün Sigma Olomouc’tan 7 gol yiyen Fenerbahçe’yi konuk etmiş ve herkes fark beklentisine odaklanmıştır. Aykut Kocaman maç boyu kendisini kovalayan (alışıldığı üzere) Reinhard Stumpf’tan kurtulduğu bir anda topu ağlara göndermiş ve Fenerbahçe 7 golün tüm kasvetini Ali Sami Yen çimlerinde üzerinden atmıştır. Bu maçın en ilgi çekici anı Stumpf’un Aykut’u son adam olarak indirmesi sonrası gördüğü kırmızı kartın ardından hem Aykut’un hem de hakem Ahmet Çakar’ın elini sakince sıkarak sahadan çıkmasıdır.

Galatasaray 2-1 Fenerbahçe (1 Aralık 1990): Türk futbol tarihinin kıyıda köşede kalmış efsane maçlarından birisi daha. Gerek Yusuf Altuntaş’ın taç çizgisi kenarlarında (Arap) İsmail Kartal’a attığı tokat sonrası İsmail’in yağmurlu sahada boğulma tehlikesi geçirmesi, gerek Yusuf’un gördüğü kırmızı kart sonrası hakem Erman Toroğlu’nun yanına giden Tanju Çolak’ın “Hocam bir sarı kart da bana göstersene, nasıl oluyormuş” diyip alnına sarı kartı yemesi, gerekse de maç sonunda Mustafa Denizli’nin mikrofonlara “Fener’i de hakemi de taraftarı da herkesi, herkesi yendik” diye haykırması bu maçı efsaneler arasına sokmuştur. İnönü Stadı’nda sağanak yağmur ve ıslak bir zeminde oynanan maçın önemli anekdotlarından birisi de Galatasaray’ın bu maça çubuklu forma ile çıkmasıdır.

Galatasaray 2-2  Fenerbahçe (15 Şubat 1998): Faruk Süren’in maçtan bir ay önce başlattığı “20:45’te lideriz” kampanyasının elde patladığı maç. Maça Jay Jay Okocha’nın müthiş frikiği ile giren Fenerbahçe, ardından Hagi ve Hakan Ünsal’ın ayağının dışıyla attığı enfes gole engel olamamış, tüm Galatasaray camiası ve Faruk Süren ellerini ovuşturmaya başlamıştı. 84.dakikada sahneye çıkan Elvir Bolic ise ceza alanı icinde havalanan topa gelişine vurmuş ve maç 2-2 biterek Fenerbahçe’nin liderliğini sürdürmesine vesile olmuştur. Maç sonu tüm Fenerbahçeli futbolcular Faruk Süren’e gönderme yapmaktan geri kalmamış, Saffet Akbaş kameralara “Ee 20:45…ee yine lideriz” demiş, sonra da kafasına yağan maddelerden kaçmak için tünele doğru uzaklaşmıştır. Faruk Süren maç sonu “20:45’te liderdik, Bolic golü attığında saat geçmişti” diyerek sıvamaya girişmiştir.

Adsız2Galatasaray 2-0 Fenerbahçe (22 Mart 1996): Arif Erdem’in futbol kariyerinin tartışmasız en iyi performansını verdiği maçtı. Aynı zamanda ilk yarıda oynanan ve Dalian Atkinson’ın üç gol attığı maçtan sonra TV’lere “Souness gelsin, bizim hocadan (Parreira) ders alsın” diyen Selim Soydan’ın İskoç hocayı kışkırtmasının bedelini ödediği üç maçın ilk halkasıdır. Fenerbahçe’nin o sezon şampiyonluğa giderken büyük övgü alan defans ikilisi Uche ve Högh bu maçta Arif’i bir türlü durduramamış, özellikle Högh kariyerinin en zor anlarını yaşamıştır. Hakan Şükür ve Arif’in golleri ile beraber Ulrich Van Gobbel’in topu ayağına her aldığında sağ kanattan Usain Bolt misali akması maçın akılda kalıcı olaylarından bir tanesidir. Fenerbahçe’nin en formda olduğu zamanda kötü bir sezon geçiren Galatasaray’a yenilmesi hadisesinin son yaşandığı maçtır.

Fenerbahçe 5-2 Galatasaray (22 Nisan 1992): 1990 yılında Fenerbahçe Galatasaray’ı dört ay arayla önce 5-1, sonra da 5-2 mağlup etmesinden mütevellit önemi olmasına rağmen Çarşamba günü gündüz oynanmış olması sebebiyle arka planda kalan bir maçtır. Zira gençlerin okulda, orta yaşlıların da iş yerinde olduğu saatte oynanmıştır. Halbuki içinde Hayrettin Demirbaş’ın Rıdvan Dilmen’i yere yatırıp altına aldığı ve maç sonrası “Rıdvan’ı bitirecektim” dediği maçın asıl can alıcı noktası, maçın başında 3-0 öne geçen Fenerbahçe’nin 2. yarıda Erdal Keser’in iki golüne engel olamaması, maçın 3-2’ye geldiği anda herkesin “acaba 3-0’dan 4-3’ün intikamı mı geliyor?” diye sorduğu anda Mustafa Denizli’nin hayatının hamlesini yapıp Erdal’ı kenara alarak kendi yaptığı ortaya koşan adam Dominque Iorfa’yı sahaya sürmesidir.

Fenerbahçe 3-2 Galatasaray (20 Ağustos 1989): Geri dönüş namına 3-0’dan 4-3’ün gölgesinde kalan bu Başbakanlık Kupası mücadelesi, o efsane 4-3’lük maçın sadece üç ay sonrasında Ankara 19 Mayıs Stadyumu’nda oynanmıştır. Zira maçın başında Galatasaray üstüste Bülent Alkılıç ve İlyas Tüfekçi ile bulduğu gollerle 2-0 öne geçmiş ancak Fenerbahçe Şenol Çorlu’nun 27 ve 88. dakikada attığı gollerle maçı 2-2’ye getirip uzatmaya taşımıştır. Uzatmanın hemen başında, maç içinde bir penaltı kaçırmış olan Aykut Kocaman Galatasaray kalesini sarsmış ve sarı-lacivertliler bir başka geri dönüş mucizesi yaratmıştır. Bu maçın en ilginç hikâyesi muhtemelen maçın başında galop ve sprintleri düşünen Todor Veselinovic’in iki gol sonrası aklının başına gelmesi ve o sırada hasta olan Rıdvan Dilmen’i çağırıp oyuna sokmasıdır.

Galatasaray 1-0 Fenerbahçe (16 Aralık 1989): Ezeli rekabetin en sıkıcı maçlarından birisi olarak tarihe geçen bu mücadelenin en önemli özelliği, meşhur 4-3’lük maçta Galatasaray kalesini üç kere topa tutan Hasan Vezir’in Yurdeşen Karahasan tarafından kaçırılması ve Galatasaray’a imza atması sonrasında çıktığı ilk derbi olmasıdır. Maç boyu üstün olan Fenerbahçe, 90. dakikada kendi kalesi önündeki karambolde topu bir türlü uzaklaştıramamış ve Hasan Vezir kafayı vurarak Yurdeşen Karahan’ın suratına koskoca bir sırıtış yerleştirmiştir. Gelin görün ki Hasan Fenerbahçe performansını asla Galatasaray’da gösterememiş, soluğu Bakırköyspor’da almıştır.

Fenerbahçe 2-1 Galatasaray / Galatasaray 3-2 Fenerbahçe (8/22 Mart 2006):  Listeyi niye iki maçla bitirdik, çünkü bu bir kupa mücadelesi. 2006 Türkiye Kupası çeyrek finalinde karşı karşıya gelen iki takım toplamda 4-4’lük bir eşitliğe ulaşmalarına rağmen deplasmanda daha fazla gol atan Fenerbahçe turu geçmiştir. İlki yağmur altında oynanan ve Alex’in 85.dakikası firikiği ile kazanılan maçın rövanşında, yıllar sonraki meşhur “sulu derbi”nin temelleri atılmış, maç sonrası Hasan Şaş “15 gün önce Fenerbahçe Stadı’nda benim kafama çatapat yağdı. Üç yıl önce de kafamda yumurtalarla omlet yaptılar. Bunları 3-4 yıldır dile getiriyoruz. Hiç kimse birşey yapmıyor” demiştir.

top-10-list-2

Previous:

Yakın tarihte Beşiktaş-Galatasaray derbisine damga vuranlar

2-2

Next:

Hagi’yi Hagi yapan 10 maç

You may also like

Yorum Yap