Dinamo Zagreb

21 Haziran of 2013

Dinamo Zagreb bugün Hırvat futbolunun lokomotifi pozisyonunda. Ancak Yugoslav futbolu Avrupa’yı kasıp kavururken onların Avrupa’da da tarih yazdıkları dönemleri unutmamak lazım. Demir Perde serisinin yedinci konuğu Hırvatistan’ın Dinamosu.  

Yazar: Fırat Topal

firattopal@hayatimfutbol.com | twitter.com/flyngdtchmn | 21.06.2013

Dinamo Zagreb Hırvatistan’da son 8 yıldır şampiyon oluyor. Hajduk Split son şampiyonluğunu elde ettiğinde yıl 2005’ti. Yugoslavya dağılmadan önce Split’in Zagreb’e oranla önemli bir üstünlüğü bulunuyordu. Özellikle 70′li yıllarda fırtına gibi esen takım toplamda 9 kez lig şampiyonu oldu. Partizan ve Kızılyıldız’ın ardından ülkenin en çok şampiyonluk kazanan ekibi onlardı. Dinamo Zagreb ise aynı dönemde 4 kez şampiyon olabilmişti. Ancak bölünme Dinamo’ya yaradı ve rakiplerini geriden gelip geçerek ülke futbolunu hegemonya altına aldılar. Tabii bunda kulübün olay siması, CEO Zdravko Mamić’in zaman zaman kirli işlere bulaşan parmağının olduğunu söyleyenlerin de sayısı hiç fazla değil. Mamić bir başka yazının konusu biz tozlu yapraklara dalalım.

Dinamo, II. Dünya Savaşı sonrasında, Zagreb’in en ünlü üç kulübü HAŠK, Građanski ve Concordia’nın savaş sonrası faaliyetlerinin durdurulması sonucu, onların yerini alma misyonuyla kurulmuştu. İzleyen 10 yılda 3 Yugoslav şampiyonluğu kazandılar ancak ardından 1982 yılına kadar sürecek şampiyonluk hasretine maruz kaldılar. Bu dönemde tam 7 kez lig ikinciliğini aldılar ama 24 yıl süren başarı açlığını karşılayamadılar. Yine de 1958’de gelen, kulüp tarihinin 3.şampiyonluğunu izleyen 10 yılda Avrupa futbolunda söz sahibi bir konuma geldiler. Bu ateşi ilk yakan kıvılcım 1960 yılında geldi.

1959/60 sezonunda yarı finalde Hajduk Split, finalde de Partizan’ı mağlup ederek Yugoslavya kupasını evine götüren Dinamo, izleyen yıl Avrupa Kupa Galipleri Kupası’nda mücadele etme hakkını elde etti. 10 takımın katıldığı kupada yarı final oynamayı başardılar ve kupayı evine götürecek olan, Macar futbolunun efsane isimlerinden Nándor Hidegkuti’nin teknik direktörlüğünü yaptığı Fiorentina’ya elendiler (Bu, aynı zamanda Fiorentina tarihinin halen tek Avrupa kupası şampiyonluğudur). 3 yıl sonra bir adım ileri atmanın zamanı gelmişti. Takım 1961/62 sezonunda ligi 3. sırada bitirerek bugün Avrupa Ligi adı ile oynanan, Fuar Şehirleri Kupası’na katılmaya hak kazandı. İlk turda Porto’yu, ikinci turda Belçika’nın Saint-Gilloise takımını, çeyrek finalde de henüz 10 yıl sonra yapacakları patlama seviyesine ulaşmamış Bayern Münih’i saf dışı ettiler. Yarı finalde o dönemki Doğu Bloku’nun bir başka simge takımı Ferencváros’u da geçtiklerinde finale ulaşmışlardı. Finaldeki rakipleri Valencia’ya ise nefesleri yetmedi. 2 ayaklı finaldeki 2 maçı da kaybedip İspanyollara kupayı verdiler. Ama bu onların zirveye giden yoldaki hazırlığıydı aslında.

Zagreb Fuarı’nı aydınlatan madeni para

Efsanenin trajedisi O dönem Dinamo Zagreb’inin hazin hikayelerinden birisi de takımın en önemli isimlerinden, Stjepan  Lamza’nın (resimde) yaşadıklarıdır. Lamza, yarı finaldeki 4-0’lık Frankfurt galibiyetinden sonra, kulüp başkanının kendileri için verdiği parti sırasında sarhoş olmuş, kendisini yatağına çıkan fizyoterapist Karlo Žagar’ın ayrılmasından sonra otel odasının balkonundan düşmüş ve kafatasını kırmıştır. 40 gün boyunca hastanede kalan Lamza bir daha asla eski formunu bulamamış, maçtan hemen sonra Standard Liege ile imzaladığı kontrat da iptal olmuştur ve futbola kısa dönüş denemeleri başarısız olunca kariyerini sonlandırmak zorunda kalmıştır.

Efsanenin trajedisi
O dönem Dinamo Zagreb’inin hazin hikayelerinden birisi de takımın en önemli isimlerinden, Stjepan Lamza’nın (resimde) yaşadıklarıdır. Lamza, yarı finaldeki 4-0’lık Frankfurt galibiyetinden sonra, kulüp başkanının kendileri için verdiği parti sırasında sarhoş olmuş, kendisini yatağına çıkan fizyoterapist Karlo Žagar’ın ayrılmasından sonra otel odasının balkonundan düşmüş ve kafatasını kırmıştır. 40 gün boyunca hastanede kalan Lamza bir daha asla eski formunu bulamamış, maçtan hemen sonra Standard Liege ile imzaladığı kontrat da iptal olmuştur ve futbola kısa dönüş denemeleri başarısız olunca kariyerini sonlandırmak zorunda kalmıştır.

Dinamo 1965/66 sezonunu Vojvodina’nın arkasında 2. bitirip Fuar Şehirleri Kupası’nda şansını bir daha deneme şansını elde etti. İlk turda Çek takımı Spartak Brno’yu kura sonucu geçebildiler. Brno’ya deplasmanda 2-0 mağlup olmuş, kendi evlerinde 2-0 kazanmışlardı. Neredeyse 1 yıl sonra gelecekleri yer göz önüne alındığında bu kura onlar için  bir tarihin başlangıcıydı. 2.turda İskoç Dunfermline Athletic’e deplasmanda 4-2 mağlup oldular ama yine 2 farklı bir mağlubiyeti döndürmeyi başardılar. 2-0 kazanıp turu geçtiler Zagreb’de. Romen Dinamo Piteşti’yi safdışı bıraktıklarında İtalyan devi Juventus karşılarındaydı. Siyah-beyazlılar o sezon Serie A’da fırına gibi esiyordu ve şampiyonluğa gidiyordu. Torino’da 2-2 berabere kaldığı rakibi Zagreb’de 3-0’la hezimete uğrattı Hırvatlar. Yarı finalde de Eintracht Frankfurt’u tokatlayıp finale geldiler. Frankfurt maçları Zagreb’in yazdığı tarihe yakışır bir seri olmuştu, zira Almanya’daki maçı 3-0 kaybeden Dinamo, Zagreb’de rakibini sürklase etmiş ve 3-0 kazanıp uzatmaya götürdüğü turu 1 gol daha atarak geçmişti. Finaldeki rakipleri bir İngiliz efsanesiydi. Don Revie’nin yarattığı Leeds United.

Daha sonra Bayern ve Hamburg ile Bundesliga şampiyonlukları yaşayacak teknik adam Branko Zebec’in yönetimindeki takım Revie’nin Bremner’lı, Lorimer’li, Hunter’lı Jackie Charlton’lı kadrosunu Maksimir’deki finalin ilk ayağında 2-0 mağlup etti. 1 hafta sonra Elland Road’dan 0-0’lık berbaerlikle ayrıldıklarında ilk kez Avrupa’nın üst düzey uluslararası kupalarından birisi bir Doğu Avrupa takımının ellerinde yükseliyordu. Yugoslav futbolunun önemli golcülerinden Slaven Zambata kupaya giden yolda 6 gol atmıştı. Zambata 31 kez forma giydiği Yugoslav milli takımında da 21 gol kaydetmiş bir isimdir. Zebec’in kadrosunun diğer önemli isimleri savunma oyuncusu Rudolf Belin, Zambata’nın hücumdaki partneri Josip Gucmirtl, finalin ilk ayağında Leeds ağlarını sarsan 2 orta saha oyuncusu Marijan Čerček ve Krasnodar Rora’ydı.

kapak32

Finalin Dinamo açısından önemli bir avantajı da, maçların 1966/67 sezonunun sonunda değil izleyen sezonun başında oynanmasıydı. Leeds sezona çok kötü başlamış, ilk 3 İngiltere Ligi maçından sadece 1 puan çıkarmış ve 1 gol atmışlardı. Ayrıca Yorkshirelıların en önemli silahlarından Johnny Giles da sakatlığından dolayı Zagreb’deki maçta forma giyememişti. Buna bir de Revie’nin asistanı Syd Owen’ın Dinamo’yu, Partizan’a karşı izleyeceği maça gitmeye hazırlanırken Londra’dan kalkan uçağın iptal olması da eklendi ve tecrübeli teknik adamın bütün oyun planı daha maçın ilk anlarında alt-üst oldu. Hatta Zagreb’deki ağustos ayında insanı isyan ettiren nemin de İngilizleri çok kötü etkilediği iddia edilmiştir. Finaldeki 2 maçın kısa görüntülerini videodan izlemek mümkün. ikinci maç öncesi Yorkshire gazeteleri Dinamo’nun yarı finalde, 3-0’lık ilk maç mağlubiyetini geri döndürdüğünü hatırlatıp Leeds’in halen şansının olduğu konusunda iyimser olsa da bu iyimserlik sahada pek işe yaramamıştır.

Gerileme

Dinamo kazanılan bu kupadan sonra neredeyse takımın tümünün Batı Avrupa’ya transferi sebebiyle başarıya uzun süre hasret kaldı. Yugoslav şampiyonluklarının 4. ve sonuncusu 1982 yılında geldi. Bu 15 sene boyunca Avrupa’daki tek başarıları ise 1970’de Avrupa Kupa Galipleri Kupası’nda oynadıkları çeyrek finaldi. Niko Kranjčar’ın babası Zlatko da bu 1982 lig şampiyonluğunda futbolcu olarak görev yapmıştı. Yazının başında belirttiğimiz gibi Dinamo, Yugoslavya’nın dağılması sonrası Hırvatistan’daki gücünü net biçimde kabul ettirdi ama Avrupa kupalarında hiçbir zaman istenen noktaya gelemediler. Kulüp bunun üzerine bir de 2011-12 sezonunda, Olympique Lyon’a kendi evlerinde 7-1 kaybettikleri Şampiyonlar Ligi maçı hakkında dönen şike iddialarına maruz kaldı.

Yugoslavya döneminde Sırbistan takımlarının gölgesinde kalan ama Avrupa’da başarıları yakalayan Dinamo mu, yoksa Hırvatistan’da istediği gibi at koşturup Avrupa’da skandallarla anılan Dinamo mu? Sorunun cevabı açık ve net…

 

sofia-kapak

Previous:

CSKA Sofya

gornik-kapak

Next:

Górnik Zabrze

You may also like

Yorum Yap