Ezgi Çağlar: Kadının yeri neyse kadın futbolu da o

07 Aralık of 2012

Kadın Milli Takımımızın kalecisi Ezgi Çağlar, Türkiye’de kadın futbolunun yerini, milli takımı ve Ataşehirspor’u yazarımız Aslıhan Karlıdağ ile konuştu.

Aslıhan Karlıdağ

aslihankarlidag@gmail.com | twitter.com/aslihankarlidag

Ataşehirspor ve A Milli Takım’ın kalecisi Ezgi Çağlar ile röportaj yapmak için talepte bulunduğumda sağ olsun beni kırmadı. Atladım arabaya, Ataşehir Belediye Başkanı’nın -kendisi aynı zamanda kulüp başkanı- sahip olduğu öğrenci evi’ne gittim. Binanın bir katı takıma ayrılmış. Şehir dışından gelen futbolcuların hepsi burada ücretsiz kalıyorlar. Öğrenci evi bir nevi kulübün tesisi gibi olmuş.

Kapıdaki görevlilere Ezgi Çağlar ile röportaj yapmak için geldiğimi söyledim fakat  beni içeri almak istemediler. O yüzden röportajı kafeteryada yapmak zorunda kaldık. Röportaj sonunda kimseye görünmeden çalışma odasına geçtik. Fotoğraf çekimini de burada gerçekleştirdik.

Çok eğlenceli bir ortamları olduğunu belirtmeliyim. Oyuncular arasında sıkı bir arkadaşlık var. Zaman zaman sohbetimize diğer oyuncular da katıldılar. Hepsinin ortak noktası bu işe gerçekten gönül vermiş olmaları. Ama kırgınlar, ilgisizlikten yakınıyorlar. Ahmet Çakar’a Ümit Özat’a ölesiye kızgınlar. Kadın futboluna verdikleri emeğin karşılığında halen kadınlar futboldan anlamaz, ben kadınla futbol konuşmam gibi cinsiyetçi yaklaşımlarla karşılaşıyor olmaktan bıkkınlar.

Türkiye’de kadın erkek eşitliği sağlanmadıkça kadın futbolunun ilerleyemeyeceği görüşünde birleşiyorlar.

Ezgi, 21 yaşında cıvıl cıvıl bir genç kadın. Çok güleryüzlü, sıcakkanlı… Ailesi futbolcu olmasını desteklediği için ne kadar şanslı olduğunun farkında. O da bu şansını iyi kullanmış ve milli takıma kadar yükselme başarısını göstermiş. Milli takım kaleci antrenörü Metin Akçevre’den söz ederken gözleri parlıyor. Her fırsatta Metin Hoca’ya şükranlarını iletiyor.

Şimdi sözü Ezgi’ye bırakalım…

ezgi (10)

– Aslıhan Karlıdağ: Öncelikle bize biraz kendinden bahseder misin? Ezgi Çağlar kimdir, futbolla nasıl tanıştı?

Ezgi Çağlar: 1991 İzmir doğumluyum. Halen Kocaeli Üniversitesi Beden Eğitimi Öğretmenliği’nde öğrenciyim. Futbolla tanışmam çocukluk yıllarına dayanıyor. Her çocuk gibi ben de mahalle arasında futbol oynardım. İlk olarak 2004-2005 sezonunda Şirinyerspor yıldızlar takımında lisanslı olarak futbola başladım. 2011 yılından beri Ataşehirspor’da forma giyiyorum.

– Futbolcu olmaya nasıl karar verdin? Neden futbol?

Futbola yatkınlığımı gördüm kendimde, ailem de bunu gördü. Orta okuldayken futbol seçmeleri yapılıyordu. Ben de katıldım ve seçildim. Böylece 12 yaşında futbola başladım. Önceleri forma parası adı altında kulübe kendimiz para veriyorduk. Daha sonra Bucaspor’a transfer oldum ve ilk defa Bucaspor’da futboldan para kazanmaya başladım.

Sol açıktan kaleye

– Çocukken mahalle arasında futbol oynarken kimse kaleci olmak istemezdi. Sen de onlardan biri miydin? Kaleci olma hikayeni anlatır mısın?

Ben de sonradan kaleci olanlardanım. Futbola sol açık olarak başladım. Bir gün maç öncesi şut çalışması yapılıyorken kaleye geçtim. Hoca benim kalecilik reflekslerimi çok beğenmiş.. Maç esnasında Ezgi kaleye geç dedi. O günden beri kaleciyim.

– Ataşehirspor önemli transferler yapan,  her sezon şampiyonluğa oynayan bir takım. Kadın liginde birçok takım ya ani düşüşler yaşıyor ya da kapanıyor. Ataşehirspor’un başarısının ardındaki temel etkenler neler sence?

Ataşehirspor’un başarısında başkanımızın payının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Ataşehirspor Türkiye’deki diğer kulüplerden bir adım önde bir kulüp. Tüm masraflarımız kulüp tarafından karşılanıyor. Bu yıl Ulusoy’la sponsorluk anlaşması imzalandı. Daha önce sadece Beşiktaş Futbol Takımı’nın kullandığı VIP otobüsle seyahatlerimizi gerçekleştiriyoruz. Fenerbahçe’nin antrenman sahalarını kullanıyoruz. Diğer kulüplerde olmayan imkanlara sahibiz.

– Bu sezona da iyi başladınız. 3’te 3 yaptınız. Yine şampiyonluğun en güçlü adayısınız. Sen bu yıl şampiyonluktaki şansınızı nasıl görüyorsun?

Bu yıl da şampiyon olacağımızdan hiç şüphem yok. Türkiye ligindeki en iyi takım biziz.

ezgi (11)

“Şampiyonlar Ligi hayal”

– Takımın bundan sonraki hedefleri neler? Avrupa kupalarında ilerlemek gibi bir hedefiniz var mı?

Türkiye’deki başarılar artık bize yetmemeye başladı. Bundan sonraki hedefimiz Şampiyonlar Ligi’nde gruptan çıkabilmek. Sponsorumuz Ağaoğlu. Şampiyonlar Ligi şampiyonu olursak hepimize birer ev hediye edeceğini söyledi ama tabi bu şartlarda CL şampiyonluğu şimdilik bizim için sadece bir hayal.

– Şampiyonlar ligi maçlarının atmosferi nasıl oluyor? Sen CL maçlarına özel hazırlık yapıyor musun?

Şampiyonlar Ligi maçlarına takım olarak çok önem veriyoruz. Orada Türkiye’yi temsil ediyoruz, dolayısıyla motivasyonumuz oldukça artıyor. Hepimiz o hafta antrenmanlarda 2 kat fazla çalışıyoruz. Ayrıca Şampiyonlar Ligi karşılaşmaları bizim için çok önemli bir tecrübe .

– Sence Avrupa’daki kadın futboluyla Türkiye’deki kadın futbolu arasındaki en önemli farklar neler? Hocalar, oyuncular, tesisleşme anlamında kıyaslar mısın?

Avrupa’da aileler çocuklarını spora yönlendiriyorlar. Dolasıyla oyuncular futbola küçük yaşta başlıyorlar. Avrupa kulüplerinin çok güçlü altyapıları var. Örneğin ben 12 yaşında futbola başladım ki bu herhangi bir spora başlamak için çok geç bir yaş.

Fizik kondisyon olarak bizden çok ilerideler. Maç günü sabah ter antrenmanı yapıyorlar, sonra maça çıkıyorlar. Bizim böyle bir tempoyu kaldırabilmemiz mümkün değil.

Hoca anlamında büyük farklılıklar olduğunu düşünmüyorum. Bizim hocalarımızın hepsi çok değerli hocalar. Ben kaleciliğe başladığımdan beri kaleci antrenörüm Metin Hoca (Metin Akçevre), çok iyi antrenman yaptırıyor. Kendisine çok şeyler borçlu olduğumu söylemeliyim.

– Milli takım kariyerin nasıl başladı? Kaç defa milli oldun?

43 defa milli oldum.  Milli takım kariyerim Bucaspor’da oynarken Metin Hoca sayesinde başladı.

İstanbul’da Marmara Üniversitesi Spor’la maçımız vardı. Ben Bucaspor’da genelde yedektim. O maçta kalecimiz yoktu, maçta ben kaleye geçmiştim.  Maçtan sonra Metin Hoca benim yanıma geldi. Beni Milli Takım’a çağırmak istediğini söyledi. Ben yedek olduğum için hiç böyle bir şey beklemiyordum.  Fiziğin var sende kaleci yeteneğini gördüm, ben seni yetiştireceğim dedi. Gerçekten dediğini yaptı.

O zamanlar top geldiğinde sadece tokatlardım, topa hakim olamazdım. Metin Hoca topa nasıl atlamam gerektiğini, topa nasıl hakim olacağımı öğretti. Beni sıfırdan kaleci yapan kişi Metin Hoca’dır.

ezgi (2)

Ümit Özat bizleri kırdı

– Milli Takım Euro 2013 elemelerinde Almanya ve  İspanya gibi çok güçlü rakiplerle aynı gruba düştü. Tek puanımızı Kazakistan’dan aldık. Grupta Kazakistan dahi 7 puan topladı. Türkiye’de futbol Kazakistan bile kötü mü?

Bir ülkede kadının yeri ile o ülkede kadın futbolunun gelişmişliği arasında bir bağlantı olduğunu düşünüyorum. Türkiye’de kadın; evde oturan, çocuk bakmak ve alışveriş yapmak dışında bir şeyle ilgilenmeyen bir figür olarak görülüyor. Bu anlayış futbol gibi erkek egemen sporlarda kadınların ilerlemesi önündeki en büyük engel. Ben İzmirspor’da oynarken erkekler bizim takımın oyuncularına laf attıkları için kulübü kapattılar. Bir kadın futbol takımını kapatmak ve oyuncuların futbol hayatıyla oynamak bu kadar basit bu ülkede.

Ahmet Çakar, Ümit Özat gibi isimler ekranlarda çok rahat kadınlar futbol anlamaz, ben bir kadınla futbol konuşmam diyebiliyor. Milli takımın başarısı için önce bu zihniyetin değişmesi gerekiyor bence.

– Prinz bir ropörtajında Almanya Erkek Milli takımını çalıştırmak ister misin sorusuna, “Asla istemem. Çünkü o göreve gelirsem insanlar sadece benim cinsiyetimle ilgilenecek. Kimse teknik direktörlüğümü, antrenman tekniklerimi konuşmayacak” demişti. Sen bu konuda ne düşünüyorsun? Bir kadın erkek futbol takımını çalıştırabilir mi? Ki şu anda tersi oluyor?

 Almanya’da olsaydım bir kadın olarak erkek takımı çalıştırmayı düşünebilirdim. Ama Türkiye’de maalesef böyle bir şey imkansız.

“Takımların kadın şubesi olmalı”

– Bugün Federasyon başkanı olsan kadın futbolunda neleri değiştirmek isterdin, hangi yenilikleri getirirdin?

 Bundesliga’da olduğu gibi her Süper Lig takımının bir kadın futbol takımı olmasını sağlardım. Özellikle 3 büyüklerin kadın futbol takımı olması çok önemli. Daha büyük bir bütçe ayırırdım ve mutlaka bir sponsor desteği alırdım.

– Türkiye Kadın Futbol Ligleri Müsabaka Satüsünün büyük futbolcu maddesini bir türlü anlayamıyorum. Her sezon öncesi mutlaka statüyü okuyup bu maddenin kaldırılıp kaldırılmadığını kontrol ediyorum. Niçin 28 yaşından büyük sadece 5 oyuncuya izin veriliyor? Sen bu madde hakkında ne düşünüyorsun? 

Bunun sebebini maalesef hiçbirimiz bilmiyoruz. Sanırım TFF de 28 yaşına gelmiş bir kadının artık evlenip çoluk çocuğa karışması gerektiğini düşünüyor.

– Futbol deyince insanın aklına hemen milyon dolarlık transferler geliyor. Kadın futbolunda transfer ücretleri hangi seviyelerde? Sen futbolculuğun yanında profesyonel olarak bir işte çalışmayı düşünüyor musun?

Şu an aldığım transfer ücreti ancak öğrencilik hayatımdaki masraflarımı karşılayacak kadar. Futboldan kazandığım parayla geçinebilmem mümkün değil. Okul bittikten sonra hiç istemesem de Beden Eğitimi Öğretmenliği yapacağım.

Senin kişisel olarak futboldan beklentin/hedeflerin nedir?

Üç büyüklerin kadın futbol şubesi olmasını ve 3 büyüklerden birinde oynamayı çok isterdim. Kadın futbolunun Volkan Demirel’i olmak isterdim. Tabi ki en büyük hayalim Avrupa’ya transfer olabilmek.

“Medyanın ilgisi şart”

– Almanya’nın 2003 Dünya Kupası’nı kazanmasıyla Almanya’da insanlar kadın futboluyla ilgilenmeye başlamışlardı. Sence Türkiye’de kadın futbolu insanların ilgisini ne zaman çekecek sence? (Biraz başarıyla da alakalı mı acaba? Bir takım ya da milli takım önemli bir başarı kazansa sence insanların ilgisizliği biter mi?) 

Gazetelerde ve televizyonlarda daha çok yer verilmesi gerekiyor. Türkiye’de kadınların futbol oynadığını insanlara anlatmalıyız. İnsanlar bizi takım olarak gördükleri zaman dans takımı mısınız diye soruyorlar. Hatta boy ortalamamız 1,60 civarında olmasına rağmen basketbol takımı zannedenler bile oluyor.

– “Ezgi Hanım ne iş yapıyorsunuz?” “Futbolcuyum”, diyaloğunda insanların tepkisi ne oluyor?

Çok değişik tepkilerle karşılaştım. Ama en ilginci “Ayakla oynanan futbol mu” diye sorulmasıydı.

– En çok hangi oyuncuyla aynı takımda oynamak istersin?

Tabi ki Messi…

“İdolüm Rüştü Reçber”

– Erkek futbolunu takip ediyor musun? Hangi takımı tutuyorsun?

Fenerbahçeliyim. Öğrenci olduğum için her maçı izleyemiyorum maalesef.

– Hangi futbolcuları beğeniyorsun, neden?

En çok Volkan Demirel’i ve Alex’i beğeniyorum. Volkan’ın çok iyi bir kaleci fiziği var. Rüştü Reçber de idolümdür.

– Bu soruları sormak için erken ama kaç yaşına kadar futbol oynamayı düşünüyorsun?

12-13 yıl daha oynamayı düşünüyorum.

– Futbolcu olmak isteyen kızlara tavsiyelerin ne olurdu?

Türkiye’de küçük bir kızın futbola başlaması için sadece istemesi yetmiyor maalesef. Öncelikle aileler mutlaka kızlarını desteklemeli. Kulüplerin alt yapıya önem vermeli.

Futbolcu olmak isteyen kızlar ise çok çalışmalı. Her koşulda kendini motive edebilmeli ve karşılaşacağı zorluklara hazırlıklı olmalı.

Oynadığı takımlar:

2004-2005 Şirinyerspor Yıldız Takımı

2005-2006 İzmispor

2006-2009 Bucaspor

2009-2010 Lüleburgaz Düvenciler Lisesi

2011-         Ataşehir Belediyespor

önder özen

Previous:

Önder Özen’le Türkiye’de teknik adamlık

5

Next:

Tutkusu gerçekten futbol

You may also like

  • DSCN0485
    27 Mar

    Kartal’ın Panzeri: Roberto Hilbert

    Röportaj

    Röportaj: Orhan Uluca devrimderki@gmail.com | twitter.com/Orhan_Uluca   Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiğim kısa Almanya ziyareti esnasında Fatih Demireli ...

  • kapak 1-2
    10 Mar

    İlklerin kadını

    Röportaj

    Modern Olimpiyatların kurucusu Pierre de Coubertin, “Hayattaki en önemli şey zafer değil, yarıştır. Esas olan ...

  • konak
    06 Mar

    Tribünden sahaya: Kadın futbolu

    Analiz

    Yazar: Sercan Ergün sercanergun@hayatimfutbol.com | twitter.com/goroadachii | 06.03.2015 Futbol artık yalnızca erkek egemenliğinde bir spor olmaktan ...

  • SPOR TOTO SUPER LIGDE MERSIN IDMANYURDU, GENCLERBIRLIGI ILE KARSILASTI. GENCLERBIRLIGI TEKNIK DIREKTORU FUAT CAPA. (ANADOLU AJANSI - VELI GURGAH) (20111031)
    31 Oca

    “En büyük transfer: Takım oyunu”

    Röportaj

    Gençlerbirliği’nin başarılı teknik direktörü Fuat Çapa, içini Hayatım Futbol’a döktü. Röportaj: Emre Özcan parmamaniac@gmail.com | twitter.com/parmamaniac Beklentilerle ...

Yorum Yap