Gesi bağlarında dolanıyorum

29 Mayıs of 2015

Ne yazık ki Varol Döken bir süre herhangi bir yerde dolanamayacak. Futbol maçında ön çapraz bağları kopan yazarımız, bu acı deneyimi öğretici bir yazıya dönüştürdü

Yazar: Varol Döken

varoldoken@hayatimfutbol.com | twitter.com/dokenvarol

Keşke başlıktaki gibi, içinden gezi geçen bir yazı olsaydı… Ama değil. Bugüne kadar yazdığım ‘‘Maç Bahane’’ler içinde en değişiği sanırım bu olacak. Hem çok bireysel bir tecrübe hem de sevgili editörüm İlker Yılmaz’ın belirttiği gibi sporcu sakatlıklarıyla empati kurabilmeniz için bir fırsat.

Yaklaşık 1 ay önce, elbette unutamadım tam tarih verelim 28 Nisan Salı akşamı, Efendi Lig’e hazırlık kapsamında Son Baskı FK olarak Fire Dryer FC ile karşılaşıyorduk. Maç gayet centilmence ve keyifli geçiyordu. Sağ açık olarak başlamış, ikinci yarı asıl mevkim defansa geri dönmüştüm. Skoru 3-1’den 3-3’e getirmiştik. Atan kazanacaktı sanki… Son dakikalarda ofsaytı bozdum geride kaldım, tam arkama bir top atıldı. Geriye doğru hızlıca adımladım, topa vurmak için biraz yükseldim, ters ayağım olan sol ayağımla topu savuşturmaya çalışırken boşa salladım. Sağ ayağım da boşta kaldı ve dengesiz bir şekilde yere inerken ne yazık ki dizim döndü. Çıkan sesten başıma ne geleceğini anlamıştım, sahadaki hemen herkes de anlamış olacak ki maç durdu. Sedyeyle sahadan çıkartılmayı da futbolculuk kariyerimize ekledik böylece. Ambulansla yetiştirildiğim Haydarpaşa Numune’de çekilen röntgende kırık çıkık olmadığı ama büyük ihtimalle bağlarımı kopardığım anlaşıldı. Umudum yan çapraz bağlar ve 1-2 ay rehabilitasyondu. Öyle olmadı…

658pxkneediagramtrsvg

Çare ameliyat

Bir hafta içinde gittiğim üç doktor da, ki bunlardan biri Bülent Timurlenk tavsiyesiyle Türkiye’nin en önemli ortopedistlerinden Sarper Çetinkaya’ydı, ön çapraz bağlarımı kopardığımı, menisküsümde kısmi yırtık olduğunu (MR’a da bakarak tabii) ve ameliyat olmam gerektiğini söylediler. Acı gerçeği kabullenmek zor olsa da bir an önce iyileşmek için bir an önce karar vermem gerekiyordu. Kararımı Bağcılar Mega Medipol Hastanesi doktoru Melih Malkoç’tan yana kullandım. Kendisinin hem aile dostumuz olması hem de benim sporu ne kadar sevdiğimi anlaması bu kararda etkili oldu. Bu ameliyatlar ortopedistler tarafından rutin olarak değerlendiriliyor ve sanırım en önemli şey doktorunuza duyduğunuz güven ve sizi anlaması. Ayrıca hastane, yaşadığım yere uzak olmasına rağmen gerçekten büyük, temiz ve modern bir hastane. Ben özel sigortadan faydalandım ama SGK ile anlaşmalı olan en iyi hastanelerden biri olduğunu söylemeliyim, hayır reklam almadım:)

Melih Hoca, dizimdeki ödemin geçmesi için iki hafta daha beklememi önerdi. Sakatlıktan 1 hafta sonra koltuk değnekleriyle de olsa sekerek yürüyebiliyordum. ‘‘Peki ameliyat olmazsak ne olur?’’ sorusunu cevaplamak için belirttim bunu. Diz, 6-9 ayda kendini yürüyebilecek kadar topluyor. Bir daha spor neredeyse imkansız ve diziniz artık kronik bir vaka. Diz eklemini tutan bağlar bir nevi iletim aracı, beyniniz komut veriyor ama diz anlamıyor gibi düşünün. Bu da ileride merdiven çıkarken dahi dizinizde boşluğa düşme hissi yaratabilir. Ama kimseyi yanlış yönlendirmek istemem, benim araştırdığım kadarıyla ‘‘Bir daha spor yapmam benden paydos, zaten koşup da ne yapacağım koca adam oldum’’ diyorsanız ameliyat %100 şart değil; diz uzun süreler sonra olsa da (fizik tedavi yardımı şart) hayatınıza devam edebilecek kadar kendini topluyor. Ama eğer benim gibi sporu bir hobi, bir zaman geçirme faaliyetinden çok, şu fani dünyada bir kaçış noktası, tüm dertlerden azade olduğunuz bir sığınma durağı olarak görüyorsanız ameliyat olun derim. Tabii ki kendi araştırmanızı yapıp, güvendiğiniz doktorlara danıştıktan sonra…

medipol

O gün geldi çattı

Değnekle de olsa, sağ dizin üstüne yüklenmeden işe gidilen 1 hafta sonrası ameliyat vakti gelip çatmıştı. Konuştuğum herkesin, bu ameliyatı olanlar dahil, basit bir bir operasyon olarak nitelendirmesine karşın hayatımda ikinci kez (ilki 5 yaşımda olduğum ve hatırlamadığım bir boyun ameliyatı) bıçak altına yatacak olmam beni doğal olarak çok tedirgin ediyordu. 19 Mayıs’ta hastaneye kan vermek ve anestezi uzmanı ile konuşmak için gittim. Epidural ve genel anestezi seçenekleri arasından geneli seçtim. Ameliyat sırasında size kan vermiyorlar ama her ihtimale karşı kan değerlerinizin ölçülmesi elzem.

Ertesi sabah 6’da hastanede ayrılmış odama yatış yapıyorum. Oda büyük ve rahat ama sonuçta bir hastane odası. Hedefim ve bana söylenen ertesi gün taburcu olmak. 11 gibi ameliyathaneye alıyorlar. İlk golü anesteziden yiyorum. Ameliyathanedeki uzman bendeki astımı öne sürerek sana genel yapamam diyor, itirazlarım fayda getirmiyor, gerçi getirse de hatırlamam mümkün değil çünkü son hatırladığım belime yapılan iğnenin hissi.

Kabaca sağ bacaktan alınan yeni bir tendon dokusunun dizdeki iki kemik arasına yeniden yerleştirilmesi diyebileceğimiz ameliyat, doktorumun söylediğine göre 47 dakika sürüyor. Ayılmam için beklenen süreyle birlikte odaya çıkışım 14’ü buluyor. Vücut sıcaklığım 33 dereceye düşmüş, donuyorum ama bundan başka hissettiğim bir şey yok. Bu muydu ya diyorum bu muydu?

Olaylar asıl 16’dan sonra anestezi etkisini kaybedince başlıyor. Oldukça ağrım ve elimde bir morfin düğmesi var. Tam kendime de gelemeden dizimi yatağın üstündeki yastığa boylu boyunca uzatarak sabahı bir şekilde ediyorum. Sabahki vizitede bu diz böyle durmaz diyerek altındaki yastığı çeken sakallı doktora buradan selam söylüyorum. Tamam belki iyileşmek için o dizin altı boş olmalı, desteklenmemeli ama böyle uyarmadan beni acılarla baş başa bırakmak nasıl bir doktorluk? İşin kabus kısmı da buradan sonra başlıyor. Ağrılarım gittikçe artıyor, arttıkça ağrı kesicilere başvuruyorum. Kesmiyor. 11 gibi ziyarete gelen asıl doktorum ben daha kendisine yalvarmadan bana hem 1 gece daha yatış hem de fazladan ağrı kesici yazıyor. Aynı anda hem hap hem serum hem iğne olmama rağmen hâlâ ağrıyor efendim durduramıyoruz. Bunun psikolojik sebepleri kadar aynı anda iki operasyon (hem menisküs hem ön çapraz bağ dikimi) olmasının da etkisi büyük. 16 gibi ağrı kesiciler büyük baş dönmesi yapıyor, istifra ediyor ve biraz rahatlıyorum. Acının pik yaptığı bu noktadan sonrası biraz daha kolay. Ertesi gün artık ağrı kesici de almıyorum, cehennem sona eriyor.

ridvan-dilmen_84094

Evet burada da futbol

Nispeten daha sakin geçirdiğim Perşembe gününün akşamında Fenerbahçe-Bursaspor maçı var. Hasta Fenerli biri için daha çabuk bir iyileşme söz konusu olabilir mi? Ama elbette hayır bu takım taraftarını yataklara düşürmek için var. Üç tane yiyoruz ve ben gerçekten yatağa düşüyorum (sırt üstü otururken geriye yattım). Neyse ki dizimin acısı kalbimin acısından büyük. Ertesi gün taburcu olmaya konsantre oluyorum.

Cuma öğlen Melih Hoca’nın da onayıyla hastaneden ayrılıyorum. Gitmeden ilk kez fizyoterapist eşliğinde ilk hareketlerimi yapıyor ve iyileşeceğime dair umut doluyorum. Ama süreç çok uzun bir süreç ve asıl şimdi başlıyor. İyileşmenin en önemli kısmı fizik tedavi. Dizim oraya sanki dün akşam koyulmuş gibi, vücudu buna alıştırmak gerekiyor. Bir hafta evde dinlenmenin ardından beni bekleyen en az alt aylık yeni hikaye bu. Eğer başlarım dizine, bu ne lan Göktürk Yazıtları gibi yazmışsın demezseniz ‘‘Return Of The Knee-Part 2’’yı da yazarım. Derseniz de yazarım ya, ne de olsa kimse okumuyor.

Teşekkürler

Köşeyi Hürriyet Gazetesi orta sayfalarına çevirmek istemem ama gerçekten teşekkür etmem gereken insanlar var. Öncelikle 28 Nisan Salı akşamı sahada olan, beni sedyeyle taşıyan, başımda duran, hastaneye oradan eve götüren, ameliyat öncesi sonrası halimi hatırımı soran tüm Fire Dryer FC ve Son Baskı FK’daki futbolcu arkadaşlarıma, Twitter üstünden doktor ve fikir alışverişinde bulunan herkese, tüm bağlantılarını benim için kullanan Bülent Timurlenk’e, ya yine mi Varol bıktık senden demeyen patronlarım ve iş arkadaşlarıma, damdan düşmüş yani bu ameliyatı olan ve tecrübelerini benimle paylaşan Hayri, Alican, Ebubekir, Onur Şanlı ve diğerlerine, Anadolu Sigorta acentesi Murat Vardal’a, doktorum saygıdeğer Melih Malkoç başta olmak üzere nazik ve güleryüzlü Medipol Hastanesi çalışanlarına, ziyaretlerini esirgemeyen tüm arkadaşlarıma, bana bir hemşireden daha iyi bakan kız arkadaşıma ve ‘‘Beterin beteri var’’ felsefeme güç veren Aziz Yıldırım ile İsmail Kartal’a teşekkür ederim.

Dizinize iyi bakın, size en büyük tavsiyem bu olur. Maçtan önce iyi ısının, özellikle diz güçlendirici hareketleri ihmal etmeyin. Arada Twitter’dan falan da merhaba diyin, malak gibi yatıyoruz burada!

Bağcılar Mega Medipol Hastanesi: www.medipolmega.com TEM Avrupa Otoyolu Göztepe Çıkışı No: 1 Bağcılar 34214 İstanbul 444 70 44

20150419_151152

Previous:

Doğa bizi çağırıyor

DSC_0449-2

Next:

Bana her gün Dünya Viski Günü

You may also like

Yorum Yap