Gigi-Hagi A.Ş.

06 Şubat of 2015

Hagi’nin sol ayağından sonra futbol hayatına ait en büyük etkiyi dostu, menajeri George Becali yaptı. Demir Perde’den, demir parmaklıklara uzanan bir arkadaşlığın öyküsü. Becali ve Hagi birlikte zirveye çıktılar, birlikte düştüler

 

Yazar: Bahadır Bozkurt

bahadirbozkurt@hayatimfutbol.com | twitter.com/luyisfanhaal | 06.02.2015

 

1958 yılının Temmuz ayında Romanya’nın taşrasında bir çobanın oğlu; George dünyaya gözlerini açar. Babası köyün zenginlerinden biri olsa da Becali imparatorluğunun yanında sade ve naif bir hayatın içerisindedir.  Becali köyünden çıkıp büyük şehre, Çavuşesku’nun Bükreş’ine doğru yol alır. Kaderin bir oyunu mudur bilinmez ama, gençlik yıllarında  ilk olarak çilingirliği meslek edinir. Kapanan her kapıyı açmakta ustalaşan Gigi’nin maharetli elleri artık sınır kapılarını zorlamak ister. Bükreş’te bu zenginlik sevdasını unuttuğu tek yer Sportul Studentesc’in antrenman sahasıdır. Hayalleri Demir Perde’den büyük olan bu adam, antrenmanları ve maçları kaçırmayan bir futbol tutkunudur. Antrenman sonrasında futbolculara heybesinden çıkardığı  peynir, süt, tereyağını hediye eder. Cömertliği ile kalplerin kilitlerini açan bu adamı oyuncular da çok sever. İçlerinden bir tanesi tıpkı Gigi gibi bir Makedon göçmenidir. Müthiş sol ayağıyla takımın gözdeleri arasında yer alan bu göçmen asıllı Rumen, Hagi’den başkası değildir. Kısa zamanda büyük bir dostluğun temelleri atılır. Bu dostluk ikilinin hayatlarının dönüm noktası olur. Biri futbolla diğeri ise ticaret yaparak sınırları zorlamaya başlar. Kaderin tebessümünü enselerinde hissettiklerinde Çavuşesku’nun hazin sonu yaklaşmaya başlamıştır.

Romanya’dan ötesi

hagi-becali 1Komünist rejim Bükreş’te sona erdiğinde tüm Romanya Çavuşesku ve eşinin idamına şahit olur. Romanya’da rejim değişikliği Gigi Becali’nin “krizleri fırsata çevirme” anıdır. Ülkenin yeni düzeninin ilk meyvelerini toplama zamanı gelir. Becali Türkiye’den sigara, sabun, kot ithal ederek zenginliğine giden yoldaki anahtarları bulur. Bunun için sadece biraz sermayeye ihtiyaç duyar.

Aynı zamanda Hagi için de yurtdışında açılma zamanı gelir.  1987 sezonunda transfer olduğu Steaua Bükreş’le kupalara ambargo koyan müthiş solağın yeteneği büyük Avrupa kulüpleri tarafından keşfedilir.  Fakat despot rejimden dolayı kıpırdayamaz haldedir. Hagi Çavuşesku rejiminin yıkılmasıyla kendini Real Madrid’in kapısında bulur. Yaptığı transferle Romanya futbol tarihinin transfer rekorunu kıran oyuncu, Becali’ye de yardımını esirgemez. İkilinin bir barda gördükleri dansçı kız yüzünden kavga ettikleri dedikodusu etrafta duyulur.  Dostluk çatırdıyor mu diyenlere inat, el ele yükselmeye başlarlar.

Becali, Hagi’nin bu asistini hayatının golüne çevirir. Büyük bir servete sahibi olmak adına sıkı adımlar atar. Romanya’nın  en zengin isimleri arasına girerken Hagi’ye olan hayranlığını saklamaz. Becali evlenirken başsağdıcının Hagi olmasını ister. Hagi’de bu kadim dostunun isteğini kırmayarak bu mutlu gününde yanında bulunur. Becali aynı zamanda Romanya’da Hagi’den yadigar Steaua Bükreş’in peşini bırakmaz. Servetinin bir bölümünü de kulübe harcamaya başlar. Gigi futbolcu olmasa da Romanya futboluna katkı yapmaktan kendini alıkoyamaz. Futbol işiyle öyle haşır neşir olur ki Romanya’nın en büyük futbol menajerliği Becali ailesinin himayesi altına girer. Hagi ve Popescu da bu ailenin gözbebekleri olurlar. Özellikle her iki oyuncunun Barcelona transferlerinde Becali ailesinin payı büyüktür.

Bir dünya menajeri

1994’te Amerika’da düzenlen Dünya Kupası’nda Rumen futbolcular harika bir oyun sergileyerek tüm dünyanın ilgi odağı olur. Ülkenin tüm parlayan yıldızları bu çilingirin Avrupa’nın kapıları açarken -yeteneklerinden habersiz- yanında olmak ister.  Bu unutulmaz dönemin kaymağını yemek Becali’ye düşer. Hagi, Popescu, Lacatus, Petrescu gibi oyuncular Avrupa’nın büyük liglerinde boy gösterirken, Becali kapalı kapılar ardında dünyanın önemli menajerleri arasına girmeyi başarır.

ANAF - BECALI - CONFERINTA

İspanya kariyerleri istedikleri gibi geçmeyince önce Hagi ardından Çavuşesku’nun jurnalcisi Popescu, Becali’nin çok sevdiği şehir İstanbul’da forma şansı bulurlar. Filipescu ve Ilie gibi parlamaya aday yıldızlar da bu iki futbol devinin gölgesinde Florya’ya gelir. Hagi ile Popescu yaptıkları evliliklerden sonra akraba da olurlar. Rumen futbolunun gözdeleri Barcelona’dan sonra tekrar aynı takımda Galatasaray’da buluşurlar. Öncesinde Türk futboluna getirdiği oyuncular,  sonrasında götürdüğü paralar konuşulan Becali’nin ışıltılı Türk futbolu macerası böylece başlar. Hagi ve Popescu’nun kariyerileri hakkında söylenecekler hala bitmedi. Hafızalarda taptaze.

Sıra teknik direktörlükte

hagi-becali 2Becali Romanya futbolundan Avrupa’ya ihraç etmeye Mutu’larla, Contra’larla, Chivu’larla, Chiricheş’lerle devam eder. Rumen futbolunun tekeli haline gelir.  Rumen futbolunun üzerinden elde ettiği gücü ve servetini, 2003 senesinde taraftarı olduğu Steaua Bükreş’in başına geçerek taçlandırır. Becali, iş adamı ve kulüp başkanlığının yanında “aşırı sağa” yakınlığı ile siyasal bir figür haline bürünür. Hagi ise futbolu bıraktıktan sonra milli takımın başına geçer, 2002 Dünya Kupası’na gidemeyen takımda Rumen oyuncu büyük bir hayal kırıklığı yaratır. Görevden ayrılan Hagi, Bursaspor’la başarısız bir deneyimin ardından tekrar Florya’nın yolunu teknik adam olarak tutar. Galatasaray’la Türkiye Kupası’nı kaldıran teknik adam bu başarısına rağmen, futbolculuğunda en büyük izi bıraktığı ülkede pek parlak bir antrenörlük kariyeri geçirmez. Hagi eve dönse de Becali Türk futboluna son sürat “bidon”ları göndermeye devam eder.

Başarısız denemelerinden sonra ülkesine dönen Hagi, Politehnica Timişoara’da bir sezon geçirir. Becali’nin Steaua Bükreş’i ise ülke futbolunda hegemonyasını hissettirmeye başlamıştır. Bir dedikoduya göre Gigi’nin kuzeni Giovanni ile görüşen Hagi, Steaua Bükreş’in başında görev yapan Victor Piturca’nın kovulmasını ister. Bu dönemde Popescu da Becali ile birlikte menajerlik işlerine soyunmuştur. Gigi Becali ise medya üzerinden Steaua Bükreş’e sert eleştiriler gönderen kadim dostuna “ülkenin gelmiş geçmiş en yetenekli futbolcusunu” -gelecekte takımın başkanı olarak görmek istediğini temmeni ederek- ve överek ilişkilerin eskiye döneceği sinyalini verir.

Gigi-Popescu-Hagi zirvesinden Steaua’nun yeni reçetesi yazılır. 2006 sezonunda UEFA yarı finali gören takımın başına yeni sezonda Hagi getirilir. Ne var ki işler tepe taklak gider. Görevinden gelişinden sadece 3 ay sonra Eylül ayında Şampiyonlar Ligi’nde oynanan Slavia Prag maçında 2-1 kaybedilen maç sonrası Rumen teknik adam görevinden istifa eder. Gigi Becali ile arası bozulan Hagi tarif edilemez acılar çektiğini söyler. Becali ise bu takımı Hagi’ye harcatmam diyerek, Hagi’nin istifasını kabul eder. Dostluğa bir balta darbesi daha iner.

Tepetaklak

Hagi işsiz geçen üç sezonun ardından Galatasaray’ın tekrar başına geldiğinde, Becali ile tartışmalarının üzerinden uzun zaman geçmiş, aradaki buzlar erimiş olarak Becali ile tekrar bir araya gelirler. Becali-Hagi AŞ, Culio, Stancu, Zapata gibi oyuncuların transferlerini gerçekleştirirler. Gigi’nin  maharetli elleri tekrar iş başındadır. Çilingir sarı-kırmızılıların kasasını sonuna kadar açar. Hagi yine kederle sezon sonunu göremeden bavulları toplar. Öte yandan Becali ise menajer olarak transferlerden büyük paralar kazansa da başkan olarak Steaua Bükreş’in 5 yıllık süren şampiyonluk hasretine ilaç bulamaz.  Her ikisi içinde işler yolunda gitmez. Hagi’nin teknik direktörlük kariyeri sona erer. Gigi’nin peşine savcılar düşer.

Imagini de la conferinta de presa de dinaintea meciului de retragere a lui Ioan Ovidiu Sabau.Romanya’nın en güçlü isimleri arasında olan Gigi’nin adı teşvik primi, usulsüz transfer gibi olaylara karışmaya devam eder. İmparatorluğun tahtı hem saha içi hem saha dışı olaylar nedeniyle sallantıdadır. Önce ülkede ırkçı tutumlarıyla tanınan Gigi, rakipleri CFR Cluj kulübüne -ülkenin azınlığı Macarlar tarafından kurulduğu için takımdan nefret ettiğini gizlemeyerek- karşı şehrin diğer takımı Universtiad’ı teşviklerle destekler. Ülke futbolunda kaldırılan her taşın altında ismi çıkar. Ülkenin büyük kulüpleri arasında yapılan transferlerde büyük paraların Gigi ile beraber Popescu’nun cebine girdiği kanıtlanır. Yargılama sonunda hapis cezası alırlar. Halbuki Gigi ve Popescu’nun planları bambaşkadır. Hagi ile arası açılan Gigi, Popescu ile yakınlaşmış, siyasi gücünü de ortaya koyarak Popescu’yu Federasyon Başkanı yapmak istemektedir. Patlak veren usülsüz transferler sonrası başkanlık koltuğu yerine hapishane yolu gözüken Popescu ve Gigi’nin tüm planları rafa kaldırılır.

Becali ve Popescu bunların hepsinin siyasi bir opresyan olduğunu belirtirler. Hagi de onlara destek veren açıklamalarda bulunur. Öyle ki Hagi Romanya milli maçlarını stadyumda izlemeyerek prostesto etmeye devam ediyor. Hagi’nin bu desteği karşısında Becali duygulanır. Hapishaneden bir günlük izin alarak, “Hagi Futbol Akademesi’nde” gönüllü olarak çalışıp, Romanya halkına mesajlarını iletir.

Şimdilerde ise Hagi Rumen futbolunun yeniden umudu.  Teknik direktörlükten vazgeçip kendi kurduğu kulübün, Viitorul Constanta’nın başkanlık koltuğuna oturdu. Tribünlerden yeşil sahalara kazandırdığı oğlunu izliyor. Futboldan zaman buldukça hapishanedeki dostu Becali ve bacanağı Popescu’yu ziyaret ediyor. Üç arkadaş küllerinden doğacaklar mı?  Zaman, her şeyin ilacı.

FBL-ITA- INTER MILAN- LAZIO

Previous:

İtalya’da skandal bitmez

kapak

Next:

Parma’nın çöküşü

You may also like

Yorum Yap