Gollerini cennetten izleten adam: Jakub Blaszczykowski

12 Mart of 2018

Yazar: Furkan Uzun
uznfrkn@hotmail.com | twitter.com/Nueva61
Bir futbolcunun en keyif aldığı an meşin yuvarlağı rakip kaleye gönderdiği andır. Kimisi gollerini eşine armağan eder, kimisi kız arkadaşına, kimisi taraftarlara. Öyle bir futbolcu var ki attığı her golden sonra tabiri caizse hüzün dolu bir sevinç yaşıyor.
Jakub ‘Kuba’ Blaszczykowski, 1985 Aralık ayının 14. gününde Polonya’nın Czestochowa kentinde dünyaya geldiğinde ilerleyen yıllarda başına gelecekleri tahmin dahi edemezdi. O, yaklaşık olarak 300.000 nüfusa sahip bu şehirde doğan diğer çocuklar gibi sıradan biriydi. Bir futbol topunu eline ilk aldığında henüz 8 yaşında olan Kuba’nın hayatı iki sene sonra, 10 yaşına ayak bastığında değişmişti. Kuba, o yaşta bir çocuğun yaşayabileceği en kötü, en acı tecrübelerden birini yaşadı.
Babası Zygmunt Blaszczykowski, geçirdiği cinnet sonrası  Anne  Blaszczykowski’yi oğullarının gözleri önünde bıçaklayarak öldürdü. Olay sonrası Baba Zygmunt Blaszczykowski hapse girerken iki küçük kardeş büyükannelerinin yanına taşındı. O yıllarda  Polonya Milli Takımı’nın kaptanlığını yapan Jerzy Brzeczek, buhranlı günler yaşayan yeğeni Kuba’nın elinden tutarak hayatını değiştirdi. Kuba’ya bir öğretmen gibi yaklaşan Brzeczek, onun hayatına bambaşka bir anlam kazandırdı. Katolik mezhebine mensup olan Kuba, yaşadığı trajediden sonra Brzeczek’in destekleri sayesinde her gün İncil okuyan ve gökyüzüne bakıp annesine dualarını gönderen bir adama dönüştü.
Amca Brzeczek, tüm bu desteklerin yanında Kuba’nın futbol oynamasını destekleyip amatör takımlardaki performansını yakından takip etti ve onun Polonya devi Wisla Krakow’a transfer olmasında büyük pay sahibi oldu. Polonyalı yıldız burada muhteşem iki sezon geçirdikten sonra Alman devi Borussia Dortmund’un yolunu tuttu.
Polonyalı oyuncu, 8 yıl süren Borussia Dortmund kariyerinde ilk golünü 25 Nisan 2008’de Frankurt’a karşı attı ve aynı yıl Almanya Süper Kupası şampiyonluğu yaşadı. Polonya’da iki kez “Yılın Futbolcusu” ödülüne layık görülen Kuba, 2009 yılında ise “Yılın En İyi Borussia Dortmund’lu oyuncusu” seçildi. Sarı-siyahlılarla iki sene üst üste Bundesliga şampiyonluğu yaşayan tecrübeli oyuncu aynı zamanda Şampiyonlar Ligi finalinde oynama başarısı gösterdi. Dortmund sonrası Fiorentina’ya transfer olan deneyimli oyuncu burada bir sezon oynadıktan sonra Almanya’ya geri döndü. Kuba, 2 senedir bir başka Alman devi Wolfsburg’un formasını terletiyor.
Yaşadığı büyük travmayı amcasının da desteğiyle atlatan Kuba, o günler için şunları söylüyor ; “Olayın nedenini asla anlayamadım. Her zaman kendime “Neden?” diye soracağım.”
Kuba, küçük yaşta başına gelen o olaydan sonra babasıyla hiç konuşmadı. Zygmunt Blaszczykowski 2011 yılında cezaevinden çıktı. Jakup Blaszczykowski ise babasını son kez 56 yaşında toprağa  defnedilirken gördü.
Hayata tutunuşunu büyükannesi ve amcasına borçlu olduğunu her fırsatta dile getiren Kuba, eşi Agata ve kızı Oliwia ile hasretini çektiği aile özlemini dindirirken, attığı her gol sonrası gökyüzüne bakarak annesine selam gönderiyor. Çünkü ona göre Anna, oğlu Kuba’yı cennetten izliyor.
Jakub Blaszczykowski, yaşadığı büyük acıyla aynı büyüklükte başarılara imza attı. Dar alanda kısa paslaşmalar filminde Esnafspor teknik direktörü Hacı’nın, kaleci Torba Suat’a dediği gibi; “Hayatta torba, yeşil kalmak da var sararmak da…”
victormoses

Previous:

Victor Moses’ın dramatik hikâyesi

1916382_620x410

Next:

Futcoin’in mucidi Benfica Scout Şefi Jose Boto

You may also like

Yorum Yap