Gutendorf ile yörelerimiz yemeklerimiz

10 Temmuz of 2012

Ülkemizde her sene görevini değiştirerek Anadolu’nun çeşitli takımlarını çalıştıranhocalrı biliyorsunuz ama böylesini daha önce hiç görmediğinize eminiz. Rudi Gutendorf sınırları zorluyor!

Yazar: Fırat Topal

firattopal@hayatimfutbol.com | twitter.com/FlyngDtchmn

27 yaşında Sepp Herberger’in derslerinden geçerek antrenörlük diplomasını alan ve o günden sonra da kendisine “Weltenbummler” yani “Dünya Gezgini” sıfatını kazandıracak şekilde 50 kez görevinde değişikliğe giden Ruti Gutendorf, Yılmaz Vural’ı “istikrarlı teknik adam” sınıfına sokacak bir isim. Kariyeri boyunca 17 (!) milli takım çalıştırmış olan bu acaip adamın hikayesine bir göz attık.

Öyle bir adam ki Gutendorf, ülke gezmekten ilk kez 63 yaşında çocuk sahibi olabildi. 1989’da kariyerine ara vermişken (evet bu absürd kariyerde 54 tane takımın arasında kariyer aralıkları da mevcut, hem de bazen 2-3 yıl olacak şekilde), 27 yaşındaki Avustralyalı eşi Marika ona bir evlat verdiğinde “çocuğum olsun olmasın, daha yeni chek-up yaptırdım, önümde teknik direktörlük için uzun yıllar var” diyordu. Haklıydı çünkü o günden sonra 5 takımın daha hocalığını yaptı ve bu arada doğduğu kent Koblenz’in takımı TuS Koblenz takımının da sportif direktörlüğünü üstlendi. 1999’da hocalığı bıraktı ancak 2003’te Samoa ile tekrar mesaiye geri döndü. Bugün 85 yaşında. Onun için teknik direktörlük mü yapmış, yoksa dünya turunu bedavaya mı getirmiş diye zaman zaman şüpheye düşüyorsunuz.

gutendorf-marika

1944-1954 yılları arasında 10 yıl boyunca evi Koblenz’in takımı, o zamanki adıyla TuS Neuendorf’ta forma giydi. Teknik direktörlük kariyerine tam 47 yıl önce İsviçre’nin Blue Stars Zurich takımında başladı. O sırada 29 yaşında bir teknik direktördü. Ardından 6 yıl boyunca FC Luzern’in başında kaldı ki bu onun kariyerinin en uzun işidir. Sonra kıtanın dışına bir ayak bastı ki basış o basış. Tunus’un US Monastir takımında çalıştı ve kendisine ilk önemli başarısını getirecek olan Meidericher SV’nin başına geçti. Kulüp bugünkü Duisburg takımının kökeniydi. 6 puan farkla şampiyon FC Köln’ün ardından ligi ikinci bitirdiler. VfB Stuttgart onu transfer etti ama istediklerini bulamadılar. ABD’de St.Louis’in başında kalıp ilk sıradışı milli takım hocalığı olan Bermuda yolculuğundan sonra Bundesliga’ya döndü. Schalke 04 ona kucak açtı. 1968-69 sezonunda Almanya Kupası finalinde Bayern’e kaybettiler ama Bavyeralıların şampiyonluğu onları Avrupa Kupa Galipleri Kupası’na götürdü. Yarı final oynadılar. 1971’de Gutendorf görevi bıraktı ve Kickers Offenbach ile yoluna devam etti. Kısa aralıklarla hep Bundesliga’ya dönmüştür. Örneğin 1977’de Kevin Keegan’ı Liverpool’dan alıp başına geçtiği Hamburg’a getirmiştir.

gutendorf3

Gutendorf Seyahat

Çalıştırdığı milli takımlar onun futbol elçiliğini ne noktalara getirdiğini gösteriyor. Trinidad ve Tobago, Granada, Antigua ve Barbuda, Botwswana, Filipinler,Yeni Kaledonya, Tonga, Tanzanya, Nepal, Sao Tome ve Principe, Fildişi Sahili, Zimbabwe, Mauritius, Zimbabwe, Ruanda ve kariyeri noktaladığı Samoa. 1988’de İran, 1992’de de İran olimpik milli takımlarını çalıştırdı. Tabii bu gezginliği sırasında başarıları da var. Örneğin 1984’te Yomiuri SC takımıyla Japonya Ligi şampiyonu olduğunda bu ülke tarihinde şampiyonluk kazanan ilk yabancı hoca oldu. O yıllarda yüklü bir maaş çeki vardı. Ama tabii başarısızlıkları da mevcut. 1982 Dünya Kupası hayalini kuran Avustralya onu takımın başına getirmiş ama 1 yıl sonra Yeni Zelanda’ya Sydney’de alınan mağlubiyet sonrası kapının önüne koymuştu. Hatta kendisi yıllar sonra “Kariyerimde birçok başarı ve başarısızlık yaşadım ama o maç yıkımın en büyüğüydü” demiştir.

Gutendorf saha dışında da renkli ilişkileri olan bir adamdı. 1973’te Pinochet ve adamları Şili’nin sosyalist lideri Salvador Allende’yi iktidardan indirmek için bir darbe yaptıklarında Allende teslim olmamış ve hayatına son vermişti. Gutendorf 1972’de Şili Milli Takımı’nı çalıştırırken Allende ile yakın bir arkadaşlık kurmuştu. Darbe sonrası ülkeden kalkan son uçakla canını kurtarmıştı. Aynı yıllarda ünlü Alman yönetmen Werner Herzog’un Amazon ormanlarında çektiği ve Klaus Kinski ile aralarındaki ilişki sebebiyle efsane olan Aguirre, the Wrajth of God filminin setini ziyaret etmiş ve filmde konuk oyuncu olarak birkaç sahnede gözükmüştü. Gutendorf, Herzog’u “ruh eşi” olarak algılamıştır ki bu ikilinin elinden çıkma 1999 tarihli “Top Bir Piç Kurusudur” (Der Ball ist ein Sauhund) isminde  bir de belgesel vardır. Sao Tome ve Principe milli takımında çalışmadan önce yerel kabilelerin yaptığı ve erkeklerin güçlerinin test edildiği bir sınavdan geçmiştir.

gutendorf 4

Büyükbaba

Tabii böyle bir gezginin öncelikli amacının maddiyat olmadığını da söylemek lazım. Alman Futbol Federasyonu ve görev yaptığı ülkeler ona yaptığı bu “misyonerlik” görevi için birçok ödül ve nişanlar verdiler. 1995’te Zimbabwe milli takımını yarı zamanlı olarak çalıştırırken aynı zamanda ülkenin 2 büyük kulübü Bulawayo Saints ve Dinamo Harare’ye de teknik-taktik destek veriyordu. 1999’da görev yaptığı Ruanda’da federasyonun ona vereceği tek bir metelik bile yoktu. Ülke iç savaş halindeydi. Sadece ülke içi ulaşım masraflarını karşılıyorlardı.  Gutendorf uçak paralarını dahi cebinden veya Almanya’daki sponsorlar yardımıyla ödüyordu.

Kendisine takılan “büyükbaba” lakabı, sadece takımlarına oynattığı defansif futbol anlayışından değil yaşı geçkin oyunculara verdiği önemden de geliyordu. Kariyerinin son yıllarında basına verdiği bir röportajda “Genç oyuncuları oynatmak iyidir ama bir takımı başarıya götüren tecrübeli oyunculardır, 30 yaşına gelmiş oyuncuları otomatikman kapının önüne koymak çok büyük bir hatadır, zaten teknik adamlar da genç oyuncularla kaybettiklerinde bunu bir bahane olarak kullanabilirler” demiştir.

Avustralya’daki günlerinden aktaralım. Gutendorf 1982 Dünya Kupası kampında bazı genç oyuncuları da kadroya dahil eder. Bunlardan Alan Davidson, beraber kaldığı Jamie Peyton ile çalar saat arızası sebebiyle uyanamaz, takım otobüsünde bekleyen Gutendorf oyuncuların aheste şekilde otel kapısından çıktığını görünce şöföre gazlamasını emreder. İki oyuncu ve hatta Gutendorf’un yardımcısı son anda uçağa yetişirler. Gutendorf futbolcularıyla İsrail’e uçtuğunda, kampta kalanların bakım işleriyle uğraşmak zorunda olduğu bir tesis seçmiş ve futbolcular maç öncesi çitleri onararak boya badana yapmışlardır. Ancak bu uygulamalar onun ülkedeki sonunu da hızlandırmıştır.

Kendisinin 1989 yılında çıkardığı bir de otobiyografisi mevcuttur. Bu ilginç kariyerli adamın hikayesini kendi ağzından neden çok sayıda fazla takım çalıştırdığı sorusuna verdiği cevapla bitirelim. “Heyecanı hiçbir konserveye sığdıramazsın evlat”.

bela guttman

Previous:

Bela Guttmann’ın laneti

FC Porto president Jorge Nuno Pinto da Costa looks at his players training at the Dragao Stadium in Porto, on September 29, 2009 on the eve of their Champions League football match against Atletico Madrid. AFP PHOTO / MIGUEL RIOPA

Next:

Büyük başkan: Pinto da Costa

You may also like

Yorum Yap