İki maçlık görevden 10 yıllık serüvene uzanan yol

22 Aralık of 2017

Önce 2 maç için, sonrasında devreye kadar anlaşıldı fakat aradan 10 yıl geçmesine rağmen Heidenheim teknik direktörlük koltuğu halen Frank Schmidt’e emanet

Yazar: Mert Sarıbaş

mertsrbs@gmail.com | twitter.com/saribasmert

Yaklaşık 50 binlik nüfusu ile Güney Almanya’da yer alan Heidenheim, Bavyera’ya sınır konumda. Mütevazı bir şehir olarak dikkat çeken Heidenheim’da küresel bir aile şirketi olan ve pek çok alanda hizmet veren Voith markası kentin endüstrisini kalkındıran en önemli yapı taşı konumunda. Voith, Heidenheim futbol takımının maçlarını oynadığı 15 bin kişilik stadyumun isim sponsoru olarak, doğduğu yerin kulübüne olan vefa borcunu ödüyor. Şehir Bundesliga hayali ile yaşıyor. İç saha maçları dolu tribünlere oynansa da bu sezon işler pek yolunda gitmiyor. 2017/18 sezonunun geride kalan ilk yarısının en güzel detayı ise takımının başında 10. sezonunu geçiren Frank Schmidt’e adanan koreografi ve tüm taraftarların kendisini ayakta alkışlamasıydı…

heidenheim

Eve dönüş

3 Ocak 1974’de Heidenheim’da dünyaya gelen Schmidt’in futbolculuk kariyeri Heidenheim’in komşu şehirlerinden Giengen takımının altyapısında başlıyor. Nürnberg, TSV Vestenbergsgreuth, Wiener, First Vienna, Alemannia Aachen, Waldhof Mannheim ve son olarak Heidenheimer ile son buluyor. Dışarıdan bakıldığında kendi halinde bir kariyer gibi dursa da kendi içerisinde güzel hikâyeler barındırıyor. Amatör küme ekiplerinden TSV Vestenbergsgreuth forması giyen Schmidt henüz 19 yaşındayken kariyerinin en önemli galibiyetlerinden birisini Bayern Münih karşısında aldı. 14 Ağustos 1994 sabahına TSV Vestenbergsgreuth taraftarları büyük bir hevesle uyanıp Almanya Kupası ilk turundaki rakipleri Bayern Münih’e karşı stadı doldurmak için hazırlıklar yaparken turu geçeceklerini düşünen kişi sayısı ise muhtemelen yok denecek kadar azdı. Çünkü Bayern Münih o karşılaşmaya Oliver Kahn, Lothar Matthaus, Mehmet Scholl gibi yıldızlarının yer aldığı bir 11 ile çıkmıştı. 1-0 TSV Vestenbergsgreuth galibiyeti ile sonuçlanan bu karşılaşma, Bayern Münih tarihine “TSV Vestenbergsgreuth hezimeti” olarak geçerken 90 dakika forma giyen Frank Schmidt için ise futbolculuk kariyerinin ilk zaferlerinden birisi olarak tarih sayfalarındaki yerini aldı.

Schmidt’in futbolculuk kariyerinin ikinci başarısı ise trajik bir hikâyeye sahip. Alman teknik adam hayatındaki en önemli yıllardan birisini Alemannia Aachen ile şampiyonluk yaşadığı ve evlenip çocuk sahibi olduğu 99 yılı olarak gösteriyor. Aachen’de 32 maça ilk 11 başlayarak sonunda şampiyonluk yaşadığı, futbolculuk kariyerinin en başarılı sezonunu geride bırakıyor. Bu sezonda teknik direktörü Werner Fuchs’a büyük saygı duyan Schmidt kendi teknik direktörlük kariyerini şekillendirirken de Fuchs’tan esintiler sunuyor. Bu bölümün trajik kısmı ise Werner Fuchs’un Aachen ile yaşadığı şampiyonluktan sadece birkaç gün sonra kalp krizi geçirerek 50 yaşında hayata gözlerini yumması oluyor.

Mütevazı futbolculuk kariyerinin son döneminde ailesiyle birlikte daha sakin bir yaşam sürmek isteyen Schmidt amatör lige, doğduğu şehrin takımı olan Heidenhem’a transfer oluyor. Jübilesini yaptığı 2006/07 sezonunun sonuna kadar, 3 yıl boyunca amatör ligde forma giyerken bir yandan da futbolculuk sonrasında sürdürmeyi planladığı bankacılık kariyerinin temellerini atıyor. Tabii hayatın ona sunacağı sürprizlerden habersiz bir şekilde…

DJ_mzXlWkAAdlv6

Yeni bir sayfa

Futbolculuğunun son döneminde bankacılık kariyerinin temellerini atan Schmidt, arkadaşının iş ortaklığı teklifini değerlendirdiği günlerde çalan telefon ile geri dönüşü olmayan bir serüvene atılıyor. Futbolculuğu bıraktığı Heidenheim’da 2007/08 sezonunda işler yolunda gitmiyor. Ligin 7. haftasında, iç sahada alınan 4-1’lik Ulm yenilgisi ise Alman ekibi için bir kapıyı kapatırken günümüze kadar uzanacak başka bir kapıyı açıyor.

Teknik Direktör Dieter Markle ile yollarını ayırma kararı alan Heidenheim Yönetimi, krizden kurtulmanın yollarını ararken zaman kazanmak için -camianın evladı- Schmidt’in kapısını çalıyor. Futbolculuk kariyeri boyunca ailesine zaman ayıramamanın sıkıntısını yaşayan ve eşinin artık herkes gibi standart bir hayat sürme isteğini yerine getirmek üzere olan Schmidt için işler bir anda değişiyor. Belki de sadece 2 maçlık olan teklifin de rahatlığı ile futbolculuk kariyerini henüz yeni sonlandırmışken Heidenheim Teknik Direktörü olarak göreve başlıyor. İlk etapta geçici bir karar olarak gözükse de günümüze kadar sürecek bu hikaye 15 Eylül 2007 tarihinde başlıyor. Daha 4 ay önce takım arkadaşları olan kişilerin karşısına bir anda teknik direktör sıfatı ile çıkan Schmidt ilk maçta soyunma odasında yaşadığı gerginliği aradan yıllar geçtikten sonra bile hatırlıyor ve “Teknik direktörlük kariyerime Gmünd maçı ile başlamıştım. O gün soyunma odasında o kadar gergindim ki hareket bile edemediğimi hatırlıyorum” cümleleri ile ifade ediyor.

Önce 2-1’lik Gmünd hemen ardından 9-1’lik Kircheim galibiyetleri sonrası toplanan yönetim devre arasına kadar Schmidt’e şans verme kararı alıyor. Futbola bakış açısı, yenilikçi düşünceleri ve futbolcularla olan iyi ilişkilerle dikkat çeken Schmidt bu özelliklerini başarılı sonuçlarla da birleştirince sancılı başlayan sezon Heidenheim’ın bir üst lige yükselmesi ile sona eriyor. Teknik direktörlük kariyerinin henüz ilk sezonunda bu başarıyı yakalayan Schmidt ise kalıcı olacağının sinyallerini veriyor.

Yeni yükseldiği lige 2 maçta 1 puan ile başlayan ama alışma sürecini çabuk atlatan Schmidt ve öğrencileri sezon sonunda 72 puanla şampiyon olurken 3. Lig’e yükselmenin mutluluğunu yaşıyor. Bu şampiyonluk aynı zamanda Frank Schmidt isminin Heidenheim ile özdeşleşmesi yolunda önemli bir adım oluyor.

3. Lig’de geçirdiği ilk iki sezonda düşme korkusu yaşamayan ve orta sıralarda yer alan Güney Almanya ekibi üçüncü sezonunda ise daha iddialı bir sezon geçiriyor. Ligi 4. Sırada tamamlayarak üst lige yükselme şansını kıl payı kaçıran Heidenheim, Almanya Kupası ilk turunda aldığı Werder Bremen galibiyeti ile adından söz ettirmeyi başarıyor. Devre arasına 1-0 geride girdiği maçı 2-1 kazanmasını bilen Schmidt futbolculuk kariyerinin ardından teknik direktörlük kariyerinde de Almanya Kupası tarihine geçen bir galibiyet almış oluyor. Bir üst turda Favre’nin Mönchengladbach’ı ile eşleşen Heidenheim penaltı atışları sonucunda turnuvaya veda ediyor.

Aynı ligde geçen 4 sezonun ardından 2013-2014 sezonunu 79 puan ile lider tamamlayan Heidenheim sonunda kendisini Bundesliga 2’de, ülkenin zirvesinin sadece bir basamak altında buluyor. Aynı sezon Bundesliga 2’ye yükselme başarısını gösteren bir diğer takım ise yine 79 puan toplayan Red Bull destekli Leipzig oluyor. 3. Lig’de yaşadığı duraksamanın bir benzerini de 2. Lig’de yaşayan Alman ekibi şu günlerde ligdeki 4. sezonunu oynuyor. Tabii bunu belirtirken Heidenheim’in bütçesinin ligdeki pek çok takımdan düşük olduğunu belirtmekte de fayda var.

schmidt-schnatterer800-1505380111

Frank Schmidt ne kadar başarılı?

Alex Ferguson, Arsene Wenger, Guy Roux gibi çalıştırdığı kulübe ömrünü adayan isimlere benzer bir kariyer başlangıcı yapan Schmidt 10 yılı geçen Heidenheim kariyeri ile Almanya’da bir takımı en uzun süre çalıştıran teknik direktör unvanını almış durumda. Kendisini 2008 Mayıs’ta göreve başlayan ve o günden beri görevini sürdüren Braunschweig Teknik Direktörü Torsten Lieberknecht takip ediyor.

33 yaşında hiç beklenmedik bir anda başlayan ve 10 yıl boyunca aynı takım ile süren bir teknik direktörlük kariyeri. Aslında kısa ve net: Ortada elle tutulur bir başarı olduğu gayet açık. Heidenheim, tarihinin en üst seviyesine Schmidt ile ulaştı. Kulüp gerçeklerinin bundan daha fazlası yok; 50 bin nüfuslu bir yerleşim yeri, takımla birlikte kapasitesi de 15 bine yükselen Voith-Arena Stadı ve mütevazı bütçe… Amatör ligteyken göreve başladığı kulüpte 10 yıl içerisinde 2. Lig’e kadar yükselen Schmidt bu süreçte şehrin desteğini de arkasına alıyor ve  2 bin civarında seyreden seyirci ortalaması 2016/2017 sezonunda 12 bine çıkıyor.

2008’den bu yana Heidenheim forması giyen kaptan Marc Schnatterer “Hırs, motivasyon ve iyimserlik” kelimeleri ile özetliyor Schmidt’in karakterini. Futbola olan tutkusu ve oyuncularıyla olan ilişkisi ile Jürgen Klopp’u andıran bir yapıya sahip olan Schmidt bilgisayar verilerinden faydalanmayı seviyor fakat kendisinin ‘Laptop Trainer’ olarak adlandırılmasını da istemiyor. Onun için en önemli olan şey ise takım içi atmosfer. Başarının en önemli kaynağının takım ruhu olduğunu savunuyor ve Heidenheim’in sahip olduğu başarıyı aile ortamı ile profesyonelliğin ortak kümede buluşması olarak özetliyor. Hem kendi yaptığı açıklamalardan hem de takımındaki oyuncuların yorumlarından Schmidt’in ortalama üstü bir taktiksel zekaya sahip olduğu bilgisini bir cebimize koyuyoruz. O’nu diğerlerinden ayıran en önemli özelliği olarak ise futbolcularla olan başarılı ikili ilişkileri ve takım içinde kurduğu sağlam bağ olarak diğer cebimize koyuyoruz.

Peki sonuç olarak her yıl başarı öyküsünün yazılmadığı bu 10 yıl boyunca kulüpteki otoriteyi korumanın sırları neler? Bunu en temel iki cevabı; Düşük medya/taraftar baskısı ve yönetimin verdiği güven duygusu. Schmidt bu iki faktöre de sahip. İki yerel gazetenin çıktığı Heidenheim’da basın Schmidt ile iş birliği içerisinde bir varlık sürdürüyor. Aslında basın kendisine fazlasıyla saygı duyuyor. Bu 10 yıl süresince elbette basının kılıçları çektiği, Schmidt’in kulüpteki geleceğini sorguladığı dönemler de yaşanıyor fakat bu dönemlerde de sahneye çıkan yönetim “Hocamızın iyi bir hoca olduğunu biliyor ve onu sorgulamıyoruz. Kendisi ile pek çok başarı yaşadık, onun doğru kişi olduğunun bilincindeyiz. Bizim işimiz Schmidt’i desteklemek ve birlikte kararlar alarak daha iyisi için çalışmak” temelindeki açıklamaları ile güven ortamını yaratıyor. Tam bu noktada bir soru daha beliriyor; doğduğu evin 300 metre ötesindeki Heidenheim’da teknik direktörlüğe başlayan, medya ve yönetim baskısından uzak bir kariyer sürdüren Frank Schmidt’in işi ne kadar zor?

Ne demişti Jose Mourinho “Eğer işimin kolay olmasını isteseydim Porto’da kalırdım… Güzel mavi bir koltuk, Şampiyonlar Ligi kupası, Tanrı ve Tanrı’dan sonra ben…”

Schmidt şu an için Heidenheim’da şehrin en büyük değerlerinden birisi konumunda yer alıyor. Arkasında güçlü şekilde duran yönetim ve düşük medya baskısı ile teknik direktörler için eşine az rastlanır bir çalışma ortamına sahip. Tüm bunların olmadığı bir ortamda Frank Schmidt ne kadar başarılı olabilir bunu yaşamadan kestirmek zor. Kulüpteki 6. sezonunda yaşadığı kısa süreli medya baskısı karşısında yaptığı şu açıklama ise daha stresli bir çalışma ortamında vereceği reaksiyonlar konusunda belki biraz fikir verebilir:

“Medyanın eleştirileri bunun yanında sosyal ağlarda yapılan ağır eleştiriler ve 14 yaşındaki çocuğunuzun size gelip “Baba sana neden böyle şeyler yazıyorlar” diye sorması tüm bunlara katlanmak zorunda mıyım diye düşündürebiliyor. Antrenörler güçlü yapılara sahip olmak ve bu tarz dönemleri atlatmak zorunda, bunun başka yolu yok.”

sch 10

 Yolun sonu Bundesliga

Heidenheim şu an 2. Lig’deki 4. sezonunu geçiriyor ve ilk yarıyı 22 puanla 15. sırada tamamladı. Bu sezon ligin güçlü ekiplerden de oluşmasıyla kendilerini orta sıranın altlarında, küme düşme hattının yakınlarında buldular. Schmidt bu tabloya rağmen iyimser bakış açısını koruyor ve verdiği röportajlarda 2. Lig’e yükselmek için de büyük çaba sarf ettiklerini ve bunu 4 yıl sonunda başardıklarını hatırlatıyor.

Heidenheim’ın çok daha iyi bütçelere sahip rakiplerine karşı mücadele verdiği bu sezondan sürpriz çıkarması pek mümkün gözükmüyor. Schmidt’in gerçekçi hedefi takımı ligde tutmak olacaktır. Her ne kadar Alman hocanın mutlak hedefi amatör ligden devraldığı doğduğu şehrin takımını Bundesliga’ya yükseltmek olsa ve buna sadece 1 şampiyonluk kadar uzak olsa da bu sezonun sonunda 10 yıllık birlikteliğin sona ermesi de sürpriz olmaz. 43 yaşındaki teknik adamın futbola olan tutkusu ve hırslı yapısı kendisini yeni şeyler kanıtlamaya itebilir. Bugüne kadar gelen teklifleri reddeden Schmidt kulüpteki 10. yılı olması sebebiyle basına verdiği röportajda gelen “Heidenheim ve Frank Schmidt… Bu ikiliden hangisi daha önce Bundesliga’yı görecek?” sorusuna “İkisinin aynı anda olmasını tercih ederim” cevabını verse de mevcut şartlarda bunun pek mümkün olmadığı da ortada. Yine de Schmidt sözleşmesinin sona ereceği 2019/20 sezonunda son bir kez daha bunu denemek isteyebilir ve farklı bir atmosferde kendisini kanıtlama, meydan okuma duygularını 1 yıl daha erteleyebilir.

Bundesliga, yeni nesil teknik direktörlerin moda olduğu günümüz futbolunda Schmidt’e kapılarını er ya da geç açacaktır. Kişisel beklentim bu hamleyi yapacak takım ise (ligde kalmayı başarması halinde) Mainz 05 olacaktır. Jürgen Klopp ve Thomas Tuchel’i teknik direktörlük kariyerlerinin başında göreve getiren ve futbol dünyasına takdim eden Mainz 05’in sahneye çıkaracağı yeni isim Frank Schmidt neden olmasın? Klopp’un Mainz’daki futbol akıllarını her fırsatta övdüğünü düşünürsek Schmidt’in evinden ayrılışı da çok sancılı olmayacaktır. Tüm bunların yanında her ne kadar çok zor olsa da futbolun romantik hikayelerine bayılan birisi olarak gönlüm tabii ki Schmidt’in Bundesliga kariyerine Heidenheim ile adım atmasından yana.

Fatih Terim’in de dediği gibi, “Hayat, neden olmasın…”

aykut kocaman kaqpak11

Previous:

Çare mi çapa mı?

victormoses

Next:

Victor Moses’ın dramatik hikâyesi

You may also like

  • SGS_102
    24 Kas

    Cesur

    Profil

    Türkiye’de bir forma altında en uzun süre forma giyen oyuncu, en çok şampiyonluk gören oyuncu, ...

  • Zlatan Ibrahimovic
    27 Mar

    Buzdolabını sürekli dolu tutan adam

    Profil

    Büyüdüğümüzü anladığımızda, hayatımızı yönlendiren her şeyin çocukluğumuzda yaşadıklarımız olduğunu anlıyoruz. Bu yazı da o büyüyenlerden ...

  • guardiola 2
    01 May

    Mes Que Un Entrenador*

    Profil

    Çağının bir tık ötesinde, muadillerinden çok farklı… Onu farklı yapan ise daima mükemmeli araması  *: ...

  • Stephanie Roche 2/1/2015
    06 Mar

    Hiç kimseden Beyaz Saray’a

    Profil

    Stephanie Roche sıradan, amatör bir futbolcuydu. Bu işle geçimini bile sağlayamıyordu, belki de futbolu bırakacaktı. ...

Yorum Yap