İstikrar abidesi

15 Mayıs of 2015

Henüz 43 yaşında olmasına rağmen İspanyol futbolunun son 10 senedeki en istikrarlı ve adından en çok söz ettiren hocalarından biri Unai Emery

 

Yazar: Emre Çelik

emrecelik@hayatimfutbol.com | twitter.com/_ecelik

La Liga’da 2007/08 sezonunun yeni ekiplerinden biri olan Almeria, tarihinde ilk defa La Liga’da mücadele edecekti ve dolayısıyla henüz lig başlamadan Murcia ve Levante ile birlikte en güçlü 3 düşme adayından biriydi. Fakat Endülüs ekibi sezona, beklentilerin aksine, çok iyi bir futbol ortaya koyarak girdi. Sonuçlar belki çok etkileyici değildi; takım, 9’uncu ve 16’ncı sırada gidip geliyordu. Buna rağmen ilk 4 ay itibariyle küme düşme korkusu yaşamamaları, dahası bunu yaparken ortaya koydukları futbol gerçekten etkileyiciydi. Bu periyotta Real Madrid ve Barcelona deplasmanlarında rakibi fazlasıyla güç duruma düşürmüşler; Villarreal ile Atletico Madrid ikilisinden, son derece etkili bir futbol sergileyerek, puan almayı başarmışlardı. Hal böyle olunca, hem rakip teknik direktörler hem de İspanyol medyası gün geçtikçe Endülüs’ün bu küçük ekibine ve o günlerde neredeyse hiç tanınmayan Almeria’nın genç hocası Unai Emery’ye daha fazla yer ayırmaya başladı.

Unai Emery, La Liga tarihinin 1929’da Real Irun ve Espanyol arasında oynanan ilk maçında lig tarihinin ilk golünü yiyen Antonio Emery Arocena’nın torunuydu. Dede Emery, La Liga’nın emekleme yıllarında ligin bir parçası olan takımın efsanevi kalecisiydi. Geçtiğimiz hafta sonu kaybettiği babası Juan Emery Alza ise tanınan bir file bekçisiydi. Fakat bütün bu bilgiler, 2007’de La Liga’nın en genç hocası olan, dönemin vasat savunma oyuncusu Unai Emery için sadece anektod olmaktan ibaretti. Bir de “Savunma oyuncusu olmasına rağmen Almeria gibi vasat bir takımı nasıl bu kadar güzel bir hücum ekibine dönüştürdü” şeklinde son derece alakasız soruların sorulmasına sebep oluyordu.

Bask doğumlu hoca, El Pais’e verdiği ilk röportajda manşetlere taşınan “Bazı hocalar 0-0’lık sonuçlardan memnun olur. Ben ise 5-5’i tercih ederim. Futbolun temelinde şov yatıyor” sözleriyle önümüzdeki yıllarda İspanyol futbolseverlerin Unai Emery’den ne beklemesi gerektiğini açıkça söylüyordu. “Fırsat bulmuşken şov mu yapıyor?” da dedirtmiyor değildi ama röportajın devamını okuyanların tamamında farklı biri olduğu izlenimini tereddütsüz uyandırıyordu. Saf hücumdan veya herhangi bir sisteme herhangi bir opsiyon olmaksızın körü körüne bağlılıktan ziyade versatilitenin önemini vurguluyordu. Hücum takımı yaratmak için oyuncuların yetenekli olmasının yetmeyeceğini; belirli seviyedeki – La Liga seviyesi – oyunculara “hücum koordinasyonu” öğretildiği takdirde La Liga’da her ekibin bir hücum takımına dönüşebileceğini savunuyordu. Nitekim Almeria’yı mucizevi şekilde hücum futboluyla sekizinci yapıp, bunu fazlasıyla kanıtladı. Emery, saha içi koordinasyonun önemini vurgularken, kolektif-kompakt oyun yapısı ve herkesin sorumluluk almak zorunda oluşundan dolayı basketbolu, kendi felsefesi doğrultusunda futbolun önüne koyuyordu.

unai-emery-rijeka-sevilla-02102014_1nkrp6dyw6a5m1jlkwz7s6okfr

“Bir planım var”

Emery’nin La Liga’daki henüz üçüncü maçına çıkmadan verdiği o röportajın beğendiği oyun tarzı hakkında konuştuğu kısmı da son derece şaşırtıcıydı. Kenar oyuncularının kendi oyun anlayışındaki önemini vurgularken “Kenar oyuncularının herhangi bir referans noktaları olmaksızın çizgi boyunca her yerde oynamalarını tercih ederim. Bu, bir nevi gol ya da rakip kalede daha fazla adamla bulunmak demek. Bu da önemli bir avantaj sağlar” diyen Emery, sol açık olarak yetişen Jordi Alba ile hücuma yönelik bir bek olan Jeremy Mathieu ikilisiyle Valencia’da inanılmaz bir sol kenar yaratacaktı. Almeria’da ve Sevilla’ya transferinin ardından sezon başında sağ açık oynamış olan Aleix Vidal’i, Fiorentina maçında sağ beke çekip maçın en etkili oyuncusuna dönüştürerek, ne demek istediğini yıllar sonra bir kez daha açıkça gösterecekti. Sevilla’da adeta baştan yarattığı ve henüz 21 yaşındayken Endülüs ekibinin Avrupa Ligi şampiyonluğunda hem saha içi liderliğiyle hem de ortaya koyduğu futbolla büyük pay sahibi olan Alberto Moreno ve bugünlerde Bayern Münih forması giyen Juan Bernat’ın da Unai Emery’nin tornasından geçtiğini unutmamak lazım. Kim bilir, belki de kendisine hocalık eden neredeyse tüm teknik adamların ağız birliği yapmışçasına “Oldukça teknikti. Güçsüz bir oyuncu olduğu için La Liga futbolcusu olamadı. Zaten bu sebeple çok sık sakatlandı” demesi Emery’yi güçsüz kanat beklerinin de hücum silahlarına dönüşerek fark yaratabileceğini kanıtlamaya itmişti.

Bask doğumlu genç hocanın, yaklaşık sekiz sene önce El Pais’e verdiği röportajda en fazla dikkat çeken konulardan birisi de hiç şüphesiz beğendiği hocalar hakkında verdiği demeçlerdi. John Benjamin Toshack’ın yeri ayrıydı çünkü altyapıda formasını giydiği, gönülden bağlı olduğu Real Sociedad’ın 11 yaşındayken şampiyonluğunu gördüğünde takıma liderlik eden isim Galli hocaydı. Oyun anlamında Cruyff’u özel bir yere koysa da milenyumun ilk yıllarında hem keyif veren futbol sergileyip hem de savunmadan taviz vermeyen Javier Irurreta’yı atlamıyordu. Aslında en ilginç olanı Cayetano Ros’un “Benitez?” sorusunu yöneltmesiydi. Emery kısaca “Benitez’in takımları ne istediğini bilen ve bu doğrultuda maça çıkan ekipler” deyip Rafa’yı hücum dengesinden dolayı övse de geride kalan sekiz yıl boyunca “sürekli rotasyon” stratejisiyle Benitez ekolünün en önemli temsilcilerinden birisi olarak görüldü. Açıkça Benitez’in ayak izlerini takip ettiğini hiçbir zaman açıklamadı ama ayrıntılara olan düşkünlüğü, oyuncularla yıllarca verdiği mücadelesi, hatta Benitez gibi blog açıp düşüncelerini fırsat buldukça paylaşması aralarındaki benzerliği bize gösterdi.

unai-emery_0

Yıldız savaşları

Unai Emery, maddi olarak dibe vurmuş ve ekip olarak hâlâ 2004’ün ekmeğini yiyen “dinozorların” kontrolündeki Valencia’yı genç yaşta ligin değişmez üçüncüsü haline getirdi. Sevilla’nın toparlanmasında büyük bir rol oynayıp Endülüs ekibine üçüncü kez Avrupa Ligi şampiyonluğunu kazandırdı. Fakat Emery’nin İspanya’nın en özel hocalarından biri olarak görülmesinin en büyük sebebi, genç yaşta yaptıklarından ziyade bu başarıları elde ettiği ortamlar oldu. Emery için Valencia denince akıllara hep “başarılı ama o son adımı atamayan hoca” tanımlaması yapılır ama işin aslı pek de öyle değil. Alkol testine takılan takımın beyni (!) Dani Parejo; 2004’ün efsanevi ekibinden kalan ve Mehmet Topal-Tino Costa’nın kulübeye çekilip kendisinin forma giyebilmesi için her türlü yöneticiyi araya sokan Albelda; Albelda ile bu sebeple yumruk yumruğa kavga eden ve bir gün Twitter’dan “başkan ve hoca kovulmalı” yazmış hemen hemen herkesi retweet’leyen Tino Costa; kariyerinin en iyi futbolunu oynarken kritik bir Real Madrid maçı öncesi Real Madrid formasıyla poz veren ve ardından da kendi arabasıyla kendini ezmeyi başaran (Evet şaka değil) Ever Banega; Emery’ye antrenmanda bozulduğu için sakat olmadığı zamanlarda bile sakat olduğunu söyleyen Vicente, Emery’nin uğraşmak zorunda olduğu oyunculardan bazılarıydı. Ya da Moskova’nın yolunu tutar tutmaz Onda Cero’ya “Ayrıntıların fark yarattığına inandığım için her maç öncesi savunma oyuncularına, rakip hücumcuların bireysel analizlerini içeren kasetler hazırlarım ve hafta içi oyuncularıma bunları veririm. Ardından da görüntüleri izlemelerinin ardından oyuncularımla tartışırım. Bir seferinde Mathieu’nun hep aynı yuvarlak cevaplar verdiğini fark ettim. Sürekli ‘Çok tehlikeli oyuncu. Çok hızlı. Dikkat etmeliyiz’ tarzı şeyler söylüyordu. Bir gün boş kaset verdim ve izleyip izlemediğini sorduğumda yine aynı cevapları almıştım”  diye anlattığı Jeremy Mathieu… Dahası arkasında olmayan bir yönetim, yöneticilerden ve teknik ekipten bağımsız ara ara basın açıklaması yapan takımın ağabeyleri, kendisini sürekli eleştiren ve özellikle son döneminde “eşek” diyerek aleyhinde tezahüratlar yapan tribünler…

Fakat tüm bu dergiye sığmayacak olaylara rağmen “Teknik direktörlüğün en zor yanı 25 kişiyi yönetmektir” diyen Emery bir şekilde Valencia ile istikrarı sağlamayı başardı. El Pais’ten Cayetano Ros, 2009’un ilk aylarında Valencia’daki değişimin sebebini “Emery oyuncularının egolarını frenledi” sözleriyle açıklıyordu. Taktiksel olarak başarılı olması ve takımına istediği oyunu oynatması aksi halde zaten pek de mümkün değildi. Başarısız olduğu ve fazlasıyla eleştirildiği dönemlerde ise oyuncularla ya da yönetimle savaşmaktan korkmadı, bu tip anlarda sergilediği davranışları Emery’yi özel kıldı. “Evet, bazen çok kırılgan oluyorum. Yapmamam gerekirken oyunculara gereğinden fazla güveniyorum” gibi açıklamalarla hedef göstermekten kaçınmadı. Ya da 2012’de Valencia’nın başındayken son 9 resmi maçın sadece ikisini kazanabilmişken kitabı Mentalidad Ganadora’nın lansmanını yapması Emery’yi farklı kılan ayrıntılardandı. Takımın kötü gittiği o dönemdeki tanıtımda “Teknik ve taktik ayrıntılar son derece önemli ama bunları uygulatabilmek için öncelikle sağlıklı ortamı oluşturmalısınız” demekten çekinmedi. Nitekim ayrılışının ardından Valencia’nın iki sene boyunca bocalaması ve anca geniş çaplı bir yeniden yapılanma ile dirilebilmesi de Emery’nin ne kadar haklı olduğunu açıkça gösterdi.

gregor-krychowiak-unai-emery-la-liga-getafe-sevilla-08022015_1hrp26agvptep1kf10rjzq6w7a

Aslında Emery’yı Sevilla’da bekleyenler Valencia’dan arta kalır değildi. Spahic soyunma odasında herkesin birbirini adeta boğazlamak istediğini söylüyordu. Michel ise başarısızlığın en büyük sebebi olarak taraftarı göstererek, takımla tribünleri çoktan küstürmüştü. Takımı yaratan Monchi’nin ayrılacağı konuşulurken bir taraftan da kulüp başkanı Jose Maria del Nido ardı arkası kesilmeyen davalarla boğuşuyordu. Fakat “doğru adam” Monchi ve Emery ikilisi bunun üstesinden gelmeyi başardı. Monchi, Emery’yi ikna ederken “Oyun felsefesini uygulayabileceği bir ortam yaratma” sözü verip “Elinde sihirli değnek olan bir hoca arasaydım Unai Emery burada olmazdı” sözleriyle baskıyı kendi üzerine çekerek Bask hocaya desteğini hissettirdi. Emery de yaptıklarıyla bunun karşılığını fazlasıyla verdi. Bacca, Vitolo, adını kimsenin duymadığı Grzegorz Krychowiak ve yönetilmesi en zor isimlerden biri olan Ever Banega’dan yıldız yarattı; Reyes’i tekrar diriltti. Bataklığa saplanmış bir ekip olan Sevilla’yı, her maça özel bir şekilde hazırladığı taktikler sayesinde Real Madrid ve Barcelona’ya bile saha içinde kafa tutabilen bir ekip haline getirdi. Yeri geldiğinde hücum futboluyla gönülleri fethederken yeri geldiğinde kontrollü oyun nasıl oynanır dersi verdi. Bunları gerçekleştirirke,n henüz Kasım ayında “Luis Enrique’nin çok özel bir savunma hocası” olduğunu belirtmesi, geçen ay mali problemlerden dolayı ihracın eşiğinden dönmesine rağmen küme düşmemeyi garantileyen Elche hakkında Ekim’de “Psikolojik olarak ligin en güçlü ekiplerinden biri” tanımlaması gibi sezon içerisinde rakipler hakkında yaptığı birçok açıklaması da, Emery’nin saha içi ve dışı analiz yeteneğinin ne kadar özel olduğunu kanıtladı.

Uzun yıllardır futbol sahnesinde olsa da Unai Emery henüz 43 yaşında. Günümüzde varlığını sürdürmeyen Lorca’yı ilk sezonunda Segunda’ya çıkaran, Almeria ile gönülleri fetheden ve Endülüs ekibine tarihinin en başarılı sezonunu yaşatan, Valencia ile ligin değişmez üçüncüsü konumuna yükselen, Sevilla’yı bir kez daha Kupa 2’de zafere taşıyan Emery, sekiz yıldır hem saha içi hem de saha dışı konularda kendi neslinden farklı bir isim olduğunu göstermeye devam ediyor. Sezon sonu Milan’a mı gider, İspanyolların iddia ettiği gibi Euro 2016’nın ardından Vicente del Bosque’den koltuğu mu devralır yoksa sözleşmesi sona erene kadar Sevilla ile devam mı eder bilinmez. Fakat şurası bir gerçek ki Moskova’da yaşadığı başarısızlıklar gibi olaylara rağmen kolay kolay pes etmeyecek; kendisini özel kılan taktisyenliği, insan yönetimi becerisi ve net futbol görüşlerini uygulamaya koyarak elde ettiği istikrarı sayesinde Avrupa futbolunda adından uzun yıllar söz ettirecektir.

Hayatım Futbol’un 177.sayısını;

iPad ve iPhone’a indirebilir

ya da

PDF olarak okuyabilirsiniz

13/06/2011 Monchi, Subidrector Deportivo Del Sevilla .

El subdirector general deportivo del Sevilla, Ramón Rodríguez Verdejo, 'Monchi', ha admitido que "no ha existido contacto directo" por parte del Málaga para interesarse por el posible fichaje del defensa blanquirrojo Sergio Sánchez.

ANDALUCÍA DEPORTES ESPAÑA EUROPA

Previous:

Oyuncular gelir geçer…

aa_picture_20150426_5160759_web

Next:

Buraya uzun bir yoldan geldim

You may also like

  • kapak-gutendorf kimono
    10 Tem

    Gutendorf ile yörelerimiz yemeklerimiz

    Profil

    Ülkemizde her sene görevini değiştirerek Anadolu’nun çeşitli takımlarını çalıştıranhocalrı biliyorsunuz ama böylesini daha önce hiç ...

  • 2638031_m1t1w800q75v32191_xio-fcmsimage-20130809143838-006094-5204e2ce23ede-.photo_1376037581833-2-HD
    24 Nis

    Tahtın yeni varisi

    Profil

    Sezonun sonuna yaklaşırken, Jürgen Klopp Borussia Dortmund macerasının sonuna geldiğimizi bir basın toplantısıyla açıkladı. Dortmund ...

  • Stephanie Roche 2/1/2015
    06 Mar

    Hiç kimseden Beyaz Saray’a

    Profil

    Stephanie Roche sıradan, amatör bir futbolcuydu. Bu işle geçimini bile sağlayamıyordu, belki de futbolu bırakacaktı. ...

  • Zlatan Ibrahimovic
    27 Mar

    Buzdolabını sürekli dolu tutan adam

    Profil

    Büyüdüğümüzü anladığımızda, hayatımızı yönlendiren her şeyin çocukluğumuzda yaşadıklarımız olduğunu anlıyoruz. Bu yazı da o büyüyenlerden ...

Yorum Yap