İyi ki doğdun

17 Nisan of 2015

Eski adıyla Westfalen, on senedir kullanılan yeni ismiyle Signal Iduna Park… 2 Nisan 1974’te açılan stadyum, 41 sene içinde Borussia Dortmund taraftarları için bir mabet, sarı duvarıyla futbolseverlerin gözünde bir cennet haline geldi. Çok özel 90 dakikalar, bazen 120 dakikaya taşan heyecanlar, hüzünler, mutluluklar… Geçtiğimiz haftalarda yeni yaşına giren stadyumun tanık olduğu unutulmaz anları derledik

Yazar: Burak Sağlam

buraksaglam17@gmail.com | twitter.com/burakcee | 17.04.2015

Ruhr Derbisi birçoklarına göre Almanya’nın en büyük derbisi. 1904’te kurulan Schalke 04 ile 1909’da kurulan Borussia Dortmund’un ilk mücadelesi 89 yıl önce oldu. İkinci Dünya Savaşı’na kadar olan dönemde Dortmund şehri galibiyetle tanışamadı. İkinci Dünya Savaşı sonrası Borussia, Schalke ile olan güç farkını kapattı. 4 Mart 1972’de Schalke’nin 3-0 galibiyetiyle sona eren maç, Dortmund’un eski stadyumu olan Rote Erde’deki son derbiydi. Zira, Dortmund başarısız sonuçlar sonrası o yıl küme düştü.  2 Nisan 1974’te, Dortmund’un yeni yuvası  Westfalen bir Ruhr Derbisi ile açıldı. O sezon Bundesliga 2’de mücadele eden Borussia Dortmund ile Bundesliga’da üst sıraları kovalayan Schalke arasındaki hazırlık maçında gülen taraf 3-0’lık skorla Gelsenkirchenliler oldu.

Stadyum açıldığında Bundesliga 2’de olan Borussia Dortmund, 1975/76 sezonunda Bundesliga’ya yükseldi. 1976/77 sezonunun ikinci haftasında Saarbrücken’i ağırlayan sarı-siyahlılar, Westfalen’deki ilk Bundesliga maçına çıktı. Dortmund rakibi 2-1 devirdi ve böylece birçok zafer yaşayacağı yeni yuvasındaki ilk Bundesliga  galibiyetini almış oldu.

bjk-dortmundMAF Westfalen’de

1989/90 sezonunda Metin-Ali-Feyyazlı Beşiktaş’ın Kupa Galipleri Kupası ilk turundaki rakibi Borussia Dortmund olmuştu. İnönü’deki ilk maçta Frank Mill’in tek golü Almanlar’a galibiyet için yetmişti. 27 Eylül 1989’da, Westfalen’deki rövanşta Martin Driller’in golüyle yenik duruma düşen Beşiktaş, 76’da savunmanın hatasından yararlanan Ali Gültiken ile skoru eşitledi.  Bu golle son dakikalar için umutlanan Beşiktaş, 85’te Jürgen Wegmann golüne engel olamayarak Kupa’ya daha ilk turda veda etti. Bu maçtan iki hafta sonra 10-0’lık unutulmaz Adana Demirspor galibiyeti, sezon sonunda da üç yıl sürecek şampiyonluk halkasının ilki gelecekti. Beşiktaş o maç sonrası bir daha bu sahaya çıkmamış olsa da, 13 Eylül 2014’te Çarşı’ya destek dolu mesajların yer aldığı üç büyük pankart Signal Iduna Park’ta yerini almıştı.

galatasaray

Sarının yanında her zaman siyah yoktu

Galatasaray, Westfalen’i dört kez ziyaret etti. 1997 ve 2014’te, Şampiyonlar Ligi gruplarında birbirine rakip olan Dortmund ve Galatasaray’ın Westfalen’deki randevularından mutlu ayrılan taraf 4-1’lik sonuçlarla sarı-siyahlılar oldu. Anca tablo her zaman böyle değildi. 1999/2000 sezonunda Şampiyonlar Ligi gruplarında üçüncü olup UEFA Kupası’na kalan Galatasaray, üçüncü turda Bologna’yı eleyerek dördüncü turda Borussia Dortmund’un rakibi oldu. 2 Mart 2000’de, eşleşmenin ilk ayağında Hakan Şükür ve Hagi’nin golleriyle rakibini Westfalen’de 2-0 mağlup eden Galatasaray, İstanbul’a avantajlı dönüyordu. Rövanştaki 0-0 beraberlik sonrası, sarı-kırmızılılar kupaya uzanacak yolda önemli bir virajı geçip çeyrek finale yükseldi. Cimbom’un bir diğer Dortmund çıkarmasında ise rakibi Juventus’tu. 2003/04 sezonunda,  Galatasaray ve Beşiktaş, İstanbul’da oynamaları gereken Şampiyonlar Ligi gruplarındaki son karşılaşmalarını, Türkiye’deki terör olayları nedeniyle Almanya’da oynamayı tercih etti. 2 Aralık 2003’te Westfalen’deki maçta Mondragon ve Berkant başta olmak üzere tüm Galatasaraylı futbolcuların hırslı oyunu skora yansıdı. Hakan Şükür’ün ikinci yarıda attığı iki güzel gol ile Aslan grupta üçüncülük biletini kaptı.

alaves

Unutulmaz final

1999/2000 sezonunda UEFA Kupası şampiyonu Galatasaray’ın duraklarından biri olan Westfalen, ertesi sezon ise UEFA Kupası Finali’ne ev sahipliği yaptı. Yarı finalde Barcelona’yı eleyen Liverpool ile kupanın ilk turunda Gaziantespor’u eleyip, finale kadar ilerleyerek herkesi şaşırtan Alaves arasındaki final unutulmazlar arasına girdi. O yıl harika bir sezon geçiren Liverpool, federasyon ve lig kupalarını kazanmıştı. Bu finalin de açık ara favorisiydi. Liverpool ilk yarıyı 3-1 önde kapattığında her şey bitmiş gibi gözüküyordu. Alaves ikinci devrenin başında Javi Moreno’nun golleriyle eşitliği sağladı. Fowler, İngilizler’i 4-3 öne geçirse de Jordi Cruyf’un son dakikadaki golü maçı uzatmalara taşıdı. Alaves, hakem Gilles Veissiere’nin uzatma dakikalarında verdiği tartışmalı kararlarla sahada 9 kişi kaldı. Uzatmaların bitimine dört dakika kala Geli’nin kendi kalesine attığı altın golle kupa Liverpool’a gitti.

rekor

İki rekor

Bundesliga’da şimdiye dek bir maçta en fazla 12 gol atıldı. Gol sesinin 12 kez duyulduğu maç sayısı beş iken; bu beş maçın dördünde sahadaki takımlardan biri Borussia Dortmund’tu. 1971/72’de Bayern’e 11-1, 1977/78’de ise Mönchengladbach’a 12-0 yenilen Borussia Dortmund; 1963/64 sezonunda Kaiserslautern’i, eski stadyumu Rote Erde’de 9-3 ile mağlup etmişti. Westfalen’deki 12 gollük maç ise 1982/83 sezonunun 12’nci haftasında oynandı. Manfred Burgsmüller’in beş golle yıldızlaştığı karşılaşmada; Borussia Dortmund, Arminia Bielefeld’i  11-1 ile bozguna uğrattı.

Bundesliga’nın en gollü maçına ev sahipliği yapan stadyum, 2014/15 sezonunun ilk haftasında yeni bir rekora tanıklık etti. Maçın henüz 9’uncu saniyesinde Mitchell Langerak’ı avlayan Karim Bellarabi, Bundesliga tarihinin en erken golünü de burada atmış oldu.

hollanda

10 Dünya Kupası maçı

1974 Dünya Kupası’na ev sahipliği yapan ülke Almanya’ydı. Aynı yıl açılan Westfalen de maçların oynanacağı dokuz stadyumdan birisi olarak belirlendi. Turnuvada dört maçın oynandığı stadyumdaki en önemli maç ise Hollanda ile Brezilya arasındaki karşılaşmaydı. O zamanki statüye göre gruplarında ilk iki sırayı alan takımlar ikinci tur gruplarına yükseliyordu. İkinci tur gruplarında ilk sırayı alan iki takım ise finalde birbirine rakip oluyordu. Hollanda ve Brezilya maçı da finale çıkan takımı belirlemişti. Neeskens ve Cruyff’un golleriyle son şampiyonu eleyen Hollanda, Westfalen’de finale çıkma sevincini yaşadı.

2005’te yapılan sponsorluk anlaşmasıyla, Westfalen’in yeni ismi Signal Iduna Park oldu. 2006 Dünya Kupası için kapasitesi arttırılarak Almanya’nın en büyük stadyumu haline geldi. 1974’te, bu sahada final şansını kaybeden Brezilya’nın zaferle ayrıldığı iki maç dışında toplam altı maça ev sahipliği yapan Signal Iduna Park’taki en önemli mücadele ise Almanya ile İtalya arasındaki yarı finaldi. Meksika 70’te, tarihin en iyi maçlarından biri olarak nitelendirilen 120 dakikaya imza atan iki ülkenin 36 sene sonraki yarı final randevusu da 120 dakika sürdü. Kazanan yine İtalyanlar oldu. Normal süresi 0-0 biten maçın uzatma devrelerinin son iki dakikasında Grosso ve Del Piero’nun attığı goller, İtalya’nın final için Berlin’e uçmasını sağladı.

schalke

Şampiyonluğa “sarı duvar” barikatı

1974’ten günümüze Westfalen’den tam 36 Ruhr Derbisi (resmi maç olarak) geçti. “The Mother of Derbies” olarak anılan rekabetin unutulmaz maçlarından biri 2006/07 sezonunun 33’üncü haftasında oynandı. 1963’te kurulan Bundesliga’da ipi göğüslemeyi başaramayan Schalke 04, ikinci Stutgart’ın bir puan ile ilerisinde lider olarak Signal Iduna Park’a çıkıyordu. Ligde iddiası olmayan Borussia Dortmund, Frei’ın attığı golle ilk yarıyı 1-0 önde bitirdi. Stuttgart da Bochum deplasmanında ilk 45 dakikayı 2-1 geride kapatmıştı.  İkinci yarı Schalke yıkılacaktı. Önce, Ruhrstadion’dan Stuttgart’ın gollerinin haberleri geldi. Sonra, Signal Iduna’da Smolarek durumu 2-0’a getirdi. “Sarı duvar” Schalke’nin çok yaklaştığı şampiyonluğuna barikat koydu. Son hafta hata yapmayan Stuttgart şampiyonluk tepsisini kaptı.

malaga

Malaga maçı

90’lı yıllar, Borussia Dortmund’un Avrupa Kupaları’nda söz sahibi olmaya başladığı yıllar. 1993’te UEFA Kupası’nda finale kadar yürüseler de, finalde Juventus’a güçleri yetmemişti. 1997’de ise iki ekip Şampiyonlar Ligi Finali’nde karşılaşmış ve dört sene öncenin intikamını alan Almanlar, kupayı müzesine götürmüştü. Dortmund’un Avrupa Kupaları’ndaki bir diğer başarısı da 2001/02 sezonunda oldu. Devler Ligi’nde yüzü gülmeyen Borussia Dortmund, grubunda üçüncü olarak UEFA Kupası’na kaldı ve o kulvarda finale kadar yürüdü. Finalde Feyenoord’a kaybedilse de; yarı finaldeki Milan eşleşmesinin Westfalen ayağı unutulmazlar arasına girdi. Sezon başında Parma’dan rekor ücretle transfer edilen Amoroso ilk yarıda Christian Abbiati’nin koruduğu kaleyi üç kez sarstı. İkinci yarıda Jörg Heinrich’in attığı golle karşılaşmadan 4-0 galip ayrılan sarı-siyahlılar, rövanş maçı öncesi final kapısı ardına kadar araladı.

Takvim yapraklarını 11 yıl ileri sardığımızda Signal Iduna Park’taki o meşhur Malaga maçı karşımıza çıkıyor. Şampiyonlar Ligi çeyrek finalinde, 0-0’ın rövanşında  Almanya’da oynanacak maç yarı finalisti belirleyecekti. Dördüncü hakem dört dakikalık uzatmayı gösteren ışıklı tabelayı havaya kaldırdığında, skor 2-1 Malaga lehineydi. Önce Reus skoru dengeye getiren golü attı. Ve bir dakika sonrası, çok tartışılacak o gol geldi. Schmelzer tacı Lewandowski’ye doğru kullandı. Polonyalı, Malaga ceza sahasına doğru ortaladı. Schieber ofsayttı ama hakem bunu gözden kaçırdı. Schieber’le birlikte topa yükselen Demichelis topu uzaklaştırmak istedi. Reus önüne düşen topa vurdu. Santana’ya çarpan top altı pas içinde karambol yarattı. Schieber’in  kayarak dokunduğu top gol olmak üzereydi ki, ofsayt durumundaki Santana, kale çizgisindeki topu ağlara gönderdi. Orta noktaya doğru koşan hakem, Santana’yı kurtarırken , yarı finale çıkan takımı da Dortmund olarak belirledi. Yarı finaldeki rakip Real Madrid’ti. Eşleşmenin ilk maçında Signal Iduna, Robert Lewandowski resitali izledi. Lewa’nın attığı dört golle maçı 4-1 kazanan Klopp’un öğrencileri final yolunda büyük avantaj yakaladı.

kapak

Previous:

Christmas Truce

kapak

Next:

Trajediye dönüşen bir şampiyonluk hikâyesi

You may also like

Yorum Yap