Kaldırım boyacılığından Dünya Kupası’na: Gabriel Jesus

26 Haziran of 2018

2014’te Brezilya’da düzenlenen Dünya Kupası’nda futbolseverler sadece maçları takip etmemiş Sambacılar ülkesindeki siyasi ortamı da yakından görme imkanı bulmuştu. Brezilya hükümetinin Dünya Kupası öncesi, sırası ve sonrası ülkeye olan tavrı hem vatandaşlarınca hem de dünya kamuoyunca tartışmalara neden olmuştu. Futbol, asla sadece futbol değildi.

Eğitim, öğrenim ve ekonomik olarak yeterli hizmeti alamayan ve bir çok vatandaşı favelalarda hayata tutunan Brezilya, 2014’te Dünya Kupası’nın 2016’da da Olimpiyat Oyunlarının ev sahiplini üstlenerek kendini büyük bir maddi külfetin altında bulmuştu. Brezilyalı aktivistler ise bu tercih nedeniyle hem turnuva öncesi hem de turnuva sonrası hükümeti yoğun bir şekilde eleştirmişti. Brezilya’da spor tesislerine büyük yatırımlar yapılırken ülkenin  arka mahallelerinde yaşayan fakir çocuklar hayatta kalma mücadelesi veriyordu. Hatta bazıları kaldırım boyuyordu. Bunlardan birisi de Brezilya Milli Takımı’nın 2018 Dünya Kupası’ndaki santraforu Gabriel Jesus’tu.

gabriel 2

Brezilya’nın en meşhur favelalarının bulunduğu Jardim Peri’de temizlikçi bir annenin dört çocuğundan en küçüğü olan Gabriel, henüz kundakta bir bebekken babası tarafından terk edilmişti. Hayata 1-0 yenik başlamıştı. Fakirliğin, yoksulluğun ve kimsesizliğin diz boyu olduğu sokaklarda top peşinde koşarak ayakta kalmaya çalışan bu çocuk, kendisini suçtan uzak tutmaya çalışsa da damgalanmış bir bölgede yaşamanın dezavantajını fazlasıyla yaşadı. Bir kaç kez de polisle başı belaya girdi. İşte tam da o günlerde bir vakfın futbol takımını yöneten Mamede’nin dikkatini çekti. Sokaklarda top koşturan bu genç çocuk sadece bir sandviç karşılığında Mamede’nin futbol takımına transfer oldu.

Gabriel, antrenmana gidecek otobüs parası bile bulamayacak kadar fakirdi. Bu yüzden tam 6 yıl boyunca antrenmanlara yürüyerek gidip geldi. Yıllar sonra 32 milyon euro karşılığında Manchester City takımına imza atacak bu genç, o dönem tam 1,5 saatlik yolu yürüyerek aşıyordu. Hayallerine ulaşmak için bunu yapmak zorundaydı.

Gabriel, hayallerine ulaştığında ise kendisini keşfeden ve tabiri caizse bataklıktan çıkararak ilk transferini yapan ve ilk teknik direktörü olan Mamede’ye 11 yıl sonra, 2015 yılında bir ziyarette bulundu. Bu sefer onun yanına yürüyerek değil, son model arabasıyla gitmişti. Yanında futbol okuluna hediye edeceği toplar, kramponlar ve bol sıfırlı bir çek defteriyle.

gabriel 1

Gabriel Jesus hayata tabii ki sadece Mamede ile tutunmadı. Ona sadece annelik değil, babalık da yapan annesine altında attığı her golden sonra sahada mesaj gönderiyor. Böylelikle annesinin ona gösterdiği emekleri unutmadığını ifade ediyor.

Brezilyalı yıldız oyuncu telefonlu gol sevincinin nedenini şöyle açıklıyor ;

“Manchester City’de ne zaman gol atsam annem arıyor. Top kaleye girdiğinde telefonum hemen çalıyor. Brezilya’da veya stadyumda olması fark etmiyor. Ben de golden sonra korner direğine koşuyorum ve elimi kulağıma götürüp ‘Alo anne’ diyorum.”

2014’te 17 yaşında fakir bir çocuk olarak ülkesinde kaldırım boyayarak harçlığını çıkaran Gabriel Jesus, tam dört yıl sonra Rusya’da düzenlenen Dünya Kupası’nda Brezilya Milli Takımı’nın en büyük gol silahlarından biri olarak İsviçre karşılaşmasında sahaya ilk 11’de çıktı. Dar alanda kısa paslaşmalar filminde Esnafspor teknik direktörü Hacı’nın, kaleci Torba Suat’a dediği gibi, “Hayatta Torba, yeşil kalmak da var sararmak da…”

sp11-Mohamed-Salah

Previous:

Mısır’ın 21. yüzyıl kahramanı: Muhammed Salah

You may also like

Yorum Yap