Karanlıkta bir gökküşağı: Andy Selva

07 Temmuz of 2016

 

Milli takım tarihinin en golcü oyuncusu o. Attığı 8 gole ulaşmayı bırakın yaklaşabilen yok. Hatta onun dışında milli takım tarihinde 1’den fazla gol atmış tek oyuncu var. San Marino’nun 36 yaşındaki gol makinesi (!) Andy Selva’yı merceğe alıyoruz.

Yazar: Fırat Topal

mischtylerdurden@gmail.com | twitter.com/FlyngDtchmn

San Marino Milli Futbol Takımı’nın ülke tarihinde sadece 1 galibiyeti var. 28 Nisan 2004’te Liechtenstein’i hazırlık maçında 1-0 mağlup ettiler. Avrupa Şampiyonası ve Dünya Kupası elemelerinde bugüne dek sadece 2 maçtan puan çıkarabildiler ve bunlardan birisi Türkiye’ye karşıydı. 10 Mart 1993’te milli takımla kendi evlerinde 0-0 berabere kaldılar. O maçtan 1 ay sonra Sepp Piontek görevi yardımcısı Fatih Terim’e bıraktı. 8 yıl sonra, 25 Nisan 2001’de Riga’da Letonya karşısında 1-0 geriye düştükleri maçtan 1-1’lik beraberliği kurtardılar. O maçtan sonra Letonya hocası Gary Johnson istifa etti. 4 yıl sonra Şubat 2007’de üçüncü puanlarına çok yaklaşmışlardı. İrlanda ile oynadıkları Euro 2008 eleme maçında maçın 95. dakikasına 1-1 beraberlikle girmelerine rağmen o dakikadaki golle maçı kaybettiler. İrlanda basını kendi takımlarıya adeta alay etti. Bunun dışındaki ünleri zaten dünya çapında. Tam 5 kez bir maç içinde 10’dan fazla gol yediler. Elemeler dışında hiçbir yüksek kalibredeki takım onlarla hazırlık maçı yapmak istemiyor çünkü bunun hiçbir yarar getirmeyeceğini biliyorlar, bu yüzden de kendilerini geliştirmeleri mümkün olmuyor. Liechtenstein’la tam 3 kez karşı karşıya geldiler ve hatta tarihlerindeki tek galibiyet de onlara karşı 28 Nisan 2004’te aldıkları 1-0’lik sonuç. Andy Selva o maçın tek golünü atmıştı.

Alt liglerin nöbetçi golcüsü

Aslında Selva için “yanlış ülkede doğmuş” demek dersek okuyucuya haksızlık yaparız. Selva İtalya’nın başkenti Roma’da dünyaya geldi. Babası Lazio’lu bir İtalyan’dı ama annesi San Marinolu’ydu. Aslında daha kariyerinin başında nasıl bir talihin onu beklediği, kupa kaldıranları televizyondan izleyeceği ve mazlumların dostu olacağı aşikardı. Babasının doğum yeri ve siyasi görüşünün de sonradan forma giyeceği takımlarda önemli rolü oldu. Roma’nın Lazio bölgesinde bulunan 6. Lig takımlarından Latina’da başladı kariyeri. Ardından aynı şehirdeki Civita Castellana’ya sonra da bir zamanlar Dario Hubner’in de forma giydiği Juventus Fano’ya transfer oldu. Fano Mussolini rejimi sırasında ambleminde kartal simgesinin kullanan takımlardan biriydi (bu halen kulübün amblemi). 1998’e kadar burada futbol oynadı, aynı zamanda ilk kez 22 yaşındayken milli formayı giydi ve Avusturya maçında ülke tarihinin 6. golüne imza attı . Kulüp kariyeri açısından en büyük çıkışı Catanzaro’ya transferiydi çünkü kulüp 1983 yılına kadar Serie A’da mücadele etmişti. 1998/99 sezonunda düzenli olarak ilk 11 oynadığı takım Serie C2’de play-off vizesi aldı ama Benevento’ya elendiler. Selva da Ekim 1999’da yeniden Lazio muhitine döndü ve Tivoli’de top koşturmaya başladı. Ardından asıl patlamasını yapacağı Bellaria’ya kadar hep 4. ve 5. liglerin oyuncusu oldu. Bu dönemde 2000/01 sezonunda Serie C2’de mücadele eden San Marino Calcio’da da forma giydi.

Kariyer patlaması ve Massimilano Allegri

2002/03 sezonu Selva’nın patlama yaptığı yıl oldu. Rimini eyaletinin takımı Bellaria Igea Marina, Serie D’de tarihinde ilk kez play-off’lar sonrası Serie C2’ye yükseldi. Selva 21 golle grubun en çok gol atan futbolcusu olmuştu. Bu performans onun C1 takımlarından SPAL tarafından farkedilmesini sağladı. İki sezon da orada top koşturdu ve ilk sezonunda 8 golle takımın en fazla gol atan oyuncuydu. 2004/05 sezonunda bugün Juventus’un teknik direktörlüğünü yapan Massimiliano Allegri ile çalışma fırsatı buldu. Allegri’nin değişmez isimlerinden birisiydi. Bu dönem aynı zamanda onun milli formayla en etkili olduğu dönemdi. 2001-2005 yılları arasında 14 yıllık milli takım kariyerinin 4 golünü kaydetti. Özellikle 28 Şubat 2001’de Brüksel’de Belçika’ya 10-1 mağlup oldukları maçın son dakikasında durum 10-0’ken attığı frikik golü milli takım tarihinin en güzel golüdür. Selva o elemelerde Belçika’ya 1 gol daha attı ve Belçika bugüne kadar eleme maçlarında onlardan en çok gol yiyen (2) takım olma gibi bir unvana sahip.

Yine Serie A tecrübesi olan takımlardan Padova onu 2005/06 sezonunda kadrosuna kattı ama Selva önceki sezonlarındaki formundan uzaktı. Padova da onu sezon sonunda Sassuolo’ya sattı. Sassuolo’da 3 sezon kalacak ve bu onun kariyerinde bir takımda geçirdiği en uzun süre olacaktı. 2007/08 sezonunda onu çok iyi tanıyan biri isim takımın başına geldi; Massimiliano Allegri. Allegri ilk sezonunda takımı kendi grubunda şampiyon yaptı ve kulüp ilk kez Serie B’de mücadele etme şansı yakaladı. Selva bu 2 sezonda önce 12 sonra da 11 gol atmış ve kulüp tarihinin en parlak sezonuna damga vurmuştu. Allegri bu başarı sonrası Serie A’da Cagliari’nin başına geçti. Selva da kariyer zirvesi yapacağı Serie B’deki ilk sezonunda ciddi bir sakatlık geçirdi ve o sezon sadece 6 maçta forma giyebildi. Sezon sonunda 33 yaşına gelmişti ve milli takıma da katkı yapamamıştı. 11 Ekim 2008’de Slovakya ile oynanan 2010 Dünya Kupası eleme maçında attığı gol onun halen milli takım formasıyla attığı son goldür.

1984/85 sezonunda Serie A şampiyonluğunu kucaklamış Verona, 2008 yılında İtalya futbolunun 3. kademesi Lega Pro Prima’ya kadar gerilemişti (eski sistemle C1). Selva’yı Padova’dan aldılar ve o da sezona müthiş bir başlangıç yaptı. 9. hafta Andria Bat’ı 3-1 mağlup ederlerken Selva hat-trick yapmıştı. Ancak maçtan hemen sonra sakatlandı, dönüşü 1 ayı buldu ve sonra da bir türlü ritim tutturamadı, kadrodaki yerini kaybetti. 2013’te 5. lig takımlarından Fidene’ye attı kapağı. Şimdilerde ise 39 yaşına rağmen hala oynuyor ve San Marino Ligi takımlarından La Fiorita adına top koşturuyor.

San+Marino+v+Slovenia+2010FIFA+World+Cup+Qualifier+k5UTgHe0pc_x

Selva’nın kariyerinden bir belgesel dahi yapılabilir. San Marino deyince aklımıza gelen amatör futbolcuların arasındaki ender profesyonel oyunculardan birisi. Ekim 2011’den beri sakatlıkları ve ilerleyen yaşı onun milli formayı giymesini engelliyor. Ama başlıkta verdiğimiz Ronnie James Dio şarkısı gibi ülkesinin kötü imajının altında hiç ezilmedi. Euro 2012 elemelerinde Hollanda ile oynadıkları maçta tam 50 metreden Stekelenburg’un kalesini terkettiğini görmüş ve kalecisinden gelen bombeli topu mükemmel bi kontrolle Hollanda kalesine göndermiş ancak top üst ağlarda kalmıştı. Başka bir ülkenin futbolcusu olsa kariyeri nereye gelirdi bilinmez ama o San Marino’nun kült statüsünden beslenmeyen yetenekli bir oyuncu. Yazıyı bir hayranının youtube videolarından birisine yaptığı yorumla kapatalım. “Verona’dan ayrıldığında çok üzülmüştüm, FIFA 2012’de onu kontrol etmek çok zevkli olacaktı…”

Auxerre, France, 15 mai 2014 --- Guy ROUX, ancien entra”neur de l'AJ Auxerre, pose devant les buts du stade AbbŽ Dechamps, ˆ l'occasion de la sortie de son livre "Il n'y a pas que le foot dans la vie", Žd. l'Archipel.

Previous:

Bir kulüp, bir insan, bir ömür: Guy Roux

You may also like

Yorum Yap