Kim kazanır?

22 Ekim of 2017

Yazar: Emre Morgil

emre_morgil_1984@hotmail.com | twitter.com/MorgilEmre

Futbolda başarıya giden yolu bulmaya çalıştığınızda, bilmeniz gereken en önemli faktör, dört dörtlük bir formülün olmadığıdır. (Ferran Soriano)

Kazanan bir futbol kulübü olmak, kalbi o futbol kulübü için atan herkesin şüphesiz en çok arzuladığı ve hayalini kurduğu şeylerden biridir. Harcanan onca para, yapılan antrenmanlar, verilen emekler hep bu amaç uğrunda yapılır: Kazanmak.

Kazanan bir kulüp olmak için ise oluşturulması gereken bazı önemli unsurlar vardır ve bu önemli unsurlar birbirinden ayrılamaz bir bütündür. Yönetim, teknik direktör, futbolcular ve taraftarlar bu unsurların birer parçasıdır.

Sonraki yazımızda bu oyunun paydaşları, yönetim, futbolcular ve taraftarları işleyeceğiz. Ama önem sırasında ilk sırayı alan teknik direktörlüğü ele alıyoruz.

TEKNİK DİREKTÖR  

Teknik direktörlük, dünya futbol literatürüne, Hollandalı efsanevi futbol adamı Johann Cruyff sayesinde girmiş olan bir meslek dalı olmuştur. Futbolu bıraktıktan sonra antrenör olarak Ajax’ta göreve başlayan Cruyff, saha kenarında olabilmesi için gerekli antrenörlük diplomasına sahip değildir. Yaptığı diploma başvurusu süresince, geçecek olan süre zarfında takımının başında olamayacağı için Hollanda futbol federasyonuna özel izin için başvuru yapar ama bu başvurusu kabul olmaz ve takımının başında hoca olarak sahaya çıkamaz. Ünlü futbol dehası bunun çaresini üstün zekası ile bir çözüme kavuşturur. Takımın başına diplomalı bir hoca getirir, kendisi de bir yönetici sıfatıyla saha kenarında yerini alır ve bu yönetici sıfatını “Teknik Direktör“ olarak isimlendirerek kendisini Ajax’ın  teknik direktörü olarak ilan eder. Daha önce hiç bir antrenörün kullanmadığı bu sözcük futbol dünyasında ki en önemli yere sahip faktörlerden biri olacaktır.

Kaybedilen bir maçın veya kaybedilen bir sezonun, tüm sorumluluğu teknik direktörün omuzlarındadır. Kazanılan maçların ve şampiyonlukların sahiplenenleri ve başarıyı paylaşanları çok olacaktır ama alınan kötü sonuçların ve kaybedilen bir sezonun tek sorumlusu teknik direktör olacaktır.

Bir araya gelmiş iki basit kelime olarak görülse de, bir o kadar zor ve meşakkatli bir iştir teknik direktörlük. Bir takım oluşturmak, takıma liderlik etmek, antrenmanları ve maçları planlamak, takımı genel bir sezona hazırlamak ve kulüp yönetimi ile olan ilişkiler ve daha niceleri…

jose-mourinho-1

Takım oluşturma

Bizin gücü beni yener. (Phil Jackson)

‘Biz’in gücüne inanmış ve bu gücü benimsemiş bir oyuncu topluluğuna sahip olmak en değerli oyuncuya sahip olmaktan daha önemlidir. Bir oyuncu size maçı kazandırabilir, takım ise koca bir sezonu. Futbol gibi takım sporlarında ve egoların ön planda olduğu topluluklarda bu anlayışı benimseyecek bir ekip oluşturmak bir hayli emek gerektirir. Bunu başarabilmek için takım bünyesinde yer alması düşünülen oyunculara ait iyi bir referans ağı oluşturmak gereklidir. Biz bilinci ve takıma aidiyet hissi ile birbirine bağlı oyuncu grubuna sahip olmak başarıyı da beraberinde getirecektir.

Geniş ve rotasyonu bol kadrolarda ise bunu başarabilmek oldukça zordur. Oynamayan her oyuncu mutsuz olacak ve takım içerisinde sorunlar çıkmasına neden olacaktır. Pep Guardiola yapısı gereği ve oluşmasını istemediği takım içi gereksiz rekabetlerin oluşmasını engellemek adına belli sayıda ve belli kalitede oyuncu grubuyla çalışmayı tercih eder. Buradaki asıl amacı ise takımdaşlık olgusunu daha kolay oluşturmak, sorumlulukları daha fazla şekilde oyuncularla paylaştırmak ve oyunculardan daha fazla performans alabilmektir. Jose Mourinho ise bu metodolojiye zıt şekilde hareket eden bir teknik direktördür. Her pozisyon için iki iyi oyuncu anlayışına sahip olan Portekizli teknik adam ise bu oluşabilecek gereksiz rekabet ortamını ve çekişmeleri kendi insan ilişkileri üzerine olan etkisi ile büyük sorunlara dönüştürülmeden çözebilecektir.

Antrenman

Takımın ve oyuncuların hazır hale gelebilmesi için uygulanacak antrenman metodojileri çok önemlidir ve hayati derecede önem taşır. Doğru şekilde antrene edilmiş ve doğru şekilde çalıştırılmış bir takım saha içerisinde fark yaratacaktır. Gerçek anlamda büyük bir hoca takım içerisinde ki en sıradan oyuncuyu alıp onu iyi duruma getirebilen hocadır veya sıradan bir takımı iyi bir takıma dönüştürebilen, Diego Simeone örneğinde olduğu gibi. Başka bir teknik direktörün elinde olsa sıradan bir takım olabilecekken, Atletico Madrid takımını antrenörlük dehası ve çalışmaları ile üst seviyelere taşıdı ve üstün başarılar elde etti. Değerlerine değer kattılar ve imkansız denilebilecek şampiyonluklar kazandılar.

simeone

Maç

Her maçın ayrı bir senaryosu, ayrı bir hikâyesi vardır. Farklı takımlar, farklı oyuncular, farklı atmosferler. Bu farklılıklarla baş edebilmeniz için yapmış olunan hazırlıklar, belirlenmiş olan stratejiler ve planlamalar çok önemlidir ve iyi bir maç önü hazırlıkları gereklidir. Bu hazırlıklar içerisinde yer alan taktiksel ve stratejik hamleler ise teknik direktörün futbol mantalitesi ile doğru orantılıdır.

Geçen sezon Premier League’i kasıp kavuran ve Chelsea’ye lig şampiyonluğunu kazandıran Antonio Conte’nin taktik dehası ve teknik direktörlük kalitesiydi. İlk haftalarda aldığı başarısız sonuçların ardından yaptığı sistem değişikliği 3-4-3 ve 5-4-1 dizilişleri arasında değişiklik gösteren taktiksel uygulamalarının sonucu kazanılan lig şampiyonluğu oldu. Hiçbir Premier League takımı bu alışıla gelmiş taktik diziliş karşısında bir çözüm üretemedi. Dersine iyi çalışmış olmak, rakipleri doğru şekilde analiz etmek ve bu analizler bağlamında stratejiler belirlemek, kendi oyuncu grubunu iyi tanıyıp, o oyuncu grubunun futbol profiline uygun sistemler ile oynamak, takımın başarılı olması adına atılmış çok önemli bir adımdır.

Liderlik

Liderlik güç kullanmak değil, başkalarını güçlü kılmaktır.  (Burt Nanus)

Oyuncular kendilerini motive edecek gücü, saha kenarında çılgınlar gibi bağırıp çağıran, oraya buraya koşuşturan hocalardan değil, birlikte uyum içerisinde çalıştıkları hocalardan alırlar. Söylenmiş sözler, sergilenen tavırlar oyuncuların performanslarını doğrudan olumlu veya olumsuz olarak etkiler. Futbolda ruh bulaşıcıdır ve diğer bireylere de sirayet edebilir. Bazı retoriği güçlü teknik direktörlerin oyuncular üzerinde ki etkisi gözle görülebilir ve hissedilebilir derecedir. Günümüz futbolunda Jose Mourinho etkisi futbolcular üzerinde kendini belli eden en iyi örneklerden biridir. Göstermiş olduğu liderlik ve karakter onun futbol dünyasında ayrı bir yerde olmasına ve onu özel biri yapmaya olanak sağlamıştır. Porto’da görev yaptığı yıllarda ağır bir diz sakatlığı geçiren oyuncusunun ameliyatı anında oyuncusuyla birlikte ameliyata giren, en zor anında oyuncusu ile birlikte olan, oyuncusuna desteğini en özel şekilde hissettiren bir teknik direktörün, bir liderin takım üzerinde olan etkisini bir hayal edin. Aynı yıl Porto Şampiyonlar Ligi’ni kazanıp adeta bir peri masalına imza atmıştı ve baş rolde Mourinho vardı. Elbette bu güzel davranış biçimi yaşanılan şampiyonluk için tek başına bir etken olamaz ama bir teknik direktörün oyuncuları ile olan ilişkileri de göz ardı edilemeyecek kadar önemlidir. Bu güzel örneğe zıt bir örnek vermek gerekirse bu kişi Louis Van Gaal’dir. Oyuncuları ile arkadaş olmayı ve duygusal bağlar kurmayı tercih etmeyen Van Gaal, kurulacak olan duygusal bağların vereceği profesyonel kararları etkileyeceği düşüncesi ile bu tarz bir teknik direktörlük anlayışını benimsemiştir. Her iki teknik direktörün liderlik anlayışı da kendine özeldir.

Unutulmamalıdır ki; Tarihte ki büyük savaşları askerler değil, askerlerine iyi bir liderlik eden komutanlar kazanmıştır.

Kim kazanır?

Hiç tereddütsüz, iyi bir teknik direktöre, iyi bir lidere sahip olmak, kazanan takım olma yolunda atılmış olan en önemli adımdır.

Premier_League_Rebrands_DesignStudio_02-1024x576

Previous:

Premier League 2017/18 sezonu ön bakış

pirlo

Next:

Futbolun aktörleri

You may also like

  1. Gazetede okuduğum bir köşe yazısı tadında oldukça profesyonel buldum. Geleneklerin dışına çıkan, düzgün cümlelerle betimlenmiş harika bir yazı olmuş.

Yorum Yap