Kızılyıldız

09 Ekim of 2012

Crvena Zvezda, nam-ı diğer Kızılyıldız. 1990’larda doğan kesimin bu efsane hakkında bilgi sahibi olması zordur. Bundan 21 yıl önce Yugsolavya’yı belki de son kez bir amaç uğrunda birleştirebilmiş kurum olan kulüp, Demir Perde’nin Unutulmuş Efsaneleri serisinin bu sayıdaki konuğu.

Yazar: Fırat Topal

firattopal@hayatimfutbol.com | twitter.com/FlyngDtchmn | 09.10.2012

1945’te 2. Dünya Savaşı’nın külleri daha çökmemişken kuruldu Kızılyıldız. Kuruldukları yılın hemen ardından oluşturulan Yugoslavya Ligi’ne kabul edildiler ve ligi 3. bitirdiler. O yıllarda onların bugüne kadar ulaşacak ezeli rakibi olacak Partizan’la beraber iki Hırvat bölgesi takımı Dinamo Zagreb ve Hajduk Split ülke futbolunun lokomotifi halindeydi. Daha ilk sezonda bu 4 takım ilk 4 sırayı almıştı. Hatta Kızılyıldız’ın ilk şampiyonluğunu kazandığı 1951’e kadar sadece 1 kez ilk 4 sıraya başka bir takım girebilmişti. Takım 1951’de onları Yugoslavya’nın en başarılı kulübü yapacak yolculuğuna başladı. Bu şampiyonlukta takımın sağ kanatını savunan isim, yıllar sonra Türk futbolunda önemli bir yer edinecek Branko Stankovic’ten başkası değildi. O yılların efsane ismi ise sadece Kızılyıldız’ın değil Yugoslav futbol tarihinin gururlarından Rajko Mitic’ti. Takım 1950-1960 arasında tam 5 şampiyonluk kazandı ve kulübe tarihi boyunca büyük hizmetleri olan oyunculara verilen “Kızılyıldız’ın Yıldızı”, Zvezdina Zvezda ödülüne Mitic layık görüldü, aynı zaman bu ödülü alan ilk oyuncu oldu. Takım 1958’de Güney Avrupa ülkelerinin takımlarının katıldığı ve sezon arasında düzenlenen Mitropa Kupası’nın da sahibi oldu. Bu dönemde Yugoslav futbolunun top cambazı (saha içinde bazen takım oyununu tamamen unutup işi şahsi şova dönüştürmesinden şikayet edilirdi) olan, takımın 10 numarası Dragoslav Šekularac 2. yıldızın sahibi oldu.

“Kızılyıldız’ın Yıldızı” ödülünü alan ilk isim olan Rajko Mitic’in heykeli.

“Kızılyıldız’ın Yıldızı” ödülünü alan ilk isim olan Rajko Mitic’in heykeli.

Avrupa’da ilk kıpırdanma

1960’larda Mitic’in devri kapanmış Dragan Džajić’in devri başlamıştı. 17 yaşında profesyonel futbola adım atan Dzajic tam 14 yıl boyunca aralıksız olarak kırmızı-beyazlı formayı giydi ve onun döneminde takım 5 şampiyonluk daha kazandı. 1968’de takım 2. kez Mitropa Kupası’nı kazandı ve aynı zamanda 1970/71 Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nda yarı final oynadı. İlk maçı Yunan ekibi Panathinaikos karşısında evinde 4-1 kazanan Kızılyıldız deplasmanda 3-0 mağlup olarak final şansını kaçırdı. Sebebi basitti, Dzajic rövanş maçında cezalıydı. Dzajic 1968 Avrupa Şampiyonası’nda Yugoslavya ile beraber final oynadı ve turnuvanın gol kralı oldu, aynı zamanda en iyi oyuncusu seçildi. 2003 yılında UEFA’nın 50. yılı kapsamında her ülkeye tanınan son 50 yıllarıın en iyi oyuncusunu seçme hakkını, Sırbistan&Karadağ Dzajic’ten yana kullanmıştı. Nihayetinde kulüp tarihinin 3. “Kızılyıldız’ın Yıldızı” ödülü ona verildi. Bu dönemde takım aynı zamanda Fuar Şehirleri Kupası’nda yarı final oynadı.

1970’li yıllarda yıldızı alma sırası Vladimir Petrovic’e gelmişti. Yetenekli orta saha oyuncusunun etrafında kurulmuş olan takım 4 Yugoslav şampiyonluğu daha yaşadı ve önce 1974/75’te Avrupa Kupa Galipleri Kupası’nda yarı final, ardından da 1978/79 UEFA Kupası’nda final oynadı. O finalde takımın başında, kulübün ilk şampiyonluğunun mimarlarından Stankovic bulunuyordu. Şanssızlıkları, karşısındaki rakibin 70’lerde altın dönemini yaşayan Vogts’lu, Schaefer’li, Lienen’li, Simonsen’li Borussia Mönchengladbach olmasıydı.

Dragan Stojkovic ve kader

stojkovic-marseille-red-star21986’da kulüp yönetimini eline alan Dragan Dzajic ve efsane Yugoslav basketbolcu Vladimir Cvetkovic Avrupa’da da söz sahibi olacak bir takım kurmak için harekete geçtiler. 5 yıllık bir plan oluşturuldu ve hedef belliydi. Avrupa Şampiyonluğu. 4 Mart 1987’de, yani kulübün 32. doğum gününde Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası çeyrek finalinde Real Madrid 4-2 mağlup edildi. O günden sonraki 4 yıl bir rüya gibi geçecekti. 21 yaşındaki Dragan Stojkovic’in parladığı bu yıllarda Dragisa Binic, Robert Prosinecki, Refik Sabanadzovic, Darko Pancev, Dejan Savicevic, Sinisa Mihajlovic gibi genç oyuncular 20’li yaşların başında transfer edildi. Bu isimlere Steaua Bükreş ile 1986’da Avrupa Şampiyonluğu’nu kazanmış Miodrag Beloledici ve altyapıdan gelen Stefan Stojanovic ile Vladimir Jugovic eklendi. Takım 1989-1992 arasında 3 kez üstüste şampiyon oldu ve Darko Pancev gol krallığını kimseye bırakmadı ayrıca 1991’de 34 golle Altın Ayakkabı’yı kazandı. Ama tabii ki bu kadronun en büyük başarısı 1990/91 sezonunda kazandıkları Avrupa Şampiyonluğu idi. Finale gelene kadar Grasshopper, Glasgow Rangers, Dinamo Dresden ve Belgrad’daki rövanş maçında 90. dakikada Klaus Augunthaler’in kendi kalesine attığı golle Bayern Munih’i eleyen Kızılyıldız finalde Papin’li, Waddle’lı, Amoros’lu, Abedi Pele’li Olympique Marseille’in karşısına dikildi. Ama kaderin cilvesi başka yerdeydi, bu altın dönemin başlangıcında temeli atan yıldızlardan Dragan Stojkovic, o sezon başı Marseille’nın yolunu tutmuştu ve finalde rakibin yedek kulübesindeydi (maçın 112. dakikasında oyuna girmiştir). İlginçtir, 1951’deki ilk şampiyonlukta defansta görev yapan Branko Nesovic, 40 yıl sonraki efsane finalde kulüp doktoru olarak görev yapmıştı.

Avrupa’nın zirvesi ve gerileme

Dejan Savicevic

Dejan Savicevic

Genelde zevksiz geçen mücadeleyi (0-0), Kızılyıldız penaltılarla 5-3 kazandı (Amoros’un penaltısını Stojanovic kurtarmıştı). Darko Pancev son penaltıyı ağlara gönderdiğinde Yugoslavya belki de son kez bir mutluluğu beraber paylaşmıştı. Çünkü 1 ay bile geçmeden Slovenya ve Hırvatistan süregelen Yugoslav İç Savaşı sırasında bağımsızlıklarını ilan ettiler. Kulübün simge ödülünün 5. si Dragan Stojkovic’e verilmişti ve 6. sı da şampiyonluğu kazanan 1991 kadrosuna verildi. O günden bu yana Zvezdina Zvezda’yı kazanan başka bir oyuncu yok. Şampiyon hoca Ljupko Petrovic bir daha bu başarıların yanına bile yaklaşamadı ve bugün Kazakistan’ın Taraz takımının başında. Takım 1991 aralık ayında Colo Colo’yu Tokyo’da 3-0 mağlup edip Kıtalararası Kupa’yı da kazandı ve 1992 yazında yıldızların nerede ise tümünün dev kulüplerle anlaşmasıyla dağıldı. Savicevic Milan’la Avrupa’nın zirvesine bir kez daha çıkarken Darko Pancev’in Inter’deki kariyeri tepetaklak oldu.

20 yıldır modern futbolun dinamikleri eski Yugoslavya takımlarının uluslararası platformdaki başarısını imkansız hale getirmiş durumda. Kızılyıldız bunların yanında 5 sezondur şampiyonluğu ezeli rakibi Partizan’a kaptırıyor. Tarihlerinde hiçbir zaman bu kadar uzun şampiyonluktan uzak kalmamışlardı. Üstelik toplam şampiyonluk sayısında Partizan durumu 25-24’e getirdi. Bir zamanların Yugo efsanesi artık unutulmaya yüz tutmuş bir hikayenin kahramanına dönüşmek üzere.

ferencvaros-kapak

Previous:

Ferencváros

sofia-kapak

Next:

CSKA Sofya

You may also like

  1. BULGARISTAN 2 YIL KALDIKDAN SONRA MAKEDONYANIN USKUP SEHRINE ALDIRIDIM ORANIN AVTOKOMANDA MAHALESININ BIR MAKEDON ARKADAS ARACI ILE METALURG SKOPJE ILE IDMANLARA BASLADIM 1 YIL BOTEV PLOVDIVDE OYNADIM SAKATLIKDAN SONRA METALURG SKOPJE BIR SEYLER OLCANA INANIORDUM BIR SURE SONRA ESKI KIZILYILDIZ BIR BIR ANTORENER BENI BERABER BELGRADA GITMEMIZI BENI KIZILYILDIZ ALT YAPISINA GOSTERMEK ISTEDINI SOYLEDI BIRAZDA MAKEDONCA BULGARCAM OLDUNDAN ANLASTIK YALNIZ O ZAMAN SIRBISTAN VIZE VARDI VIZEM OLMADI ICIN BELGRAD GITCEK IMKANIM OLMADI ICIN GIDEMEDIM ASLEN PARTIZAN TUTARDIM GORDUM HALKIN SIPR MAKEDON HIRVAT HALKIN COGUNLU KIZILYILDIZ GONLUMDE BIR YER ETTI KIZILYILDIZ BELGRAD GITMEMIN BURUKLU YASIM O ZAMAN 21 OLDU ICIN OGRENCI OLDUMUZ ICIN IMKANLARIMIZ KISITLIYDI BALKAN FUTBOLU BOTEV PLOVDIV METALURG SKOPJE ALT YAPINLARINDA OYNADIM COK BASKA SERT UZUN TOPLU MUCADELECI HIRSLI FUTBOLLARINI GORDUM TURKIYE KESFEDILMEK COK ZOR BALKANLARDA ONLAR SENI BULUYOR

Yoruma Kapalı.