Körfeze yanaşan sevda

23 Nisan of 2015

Çocukken futbolcular tam anlamıyla birer kahramandır. Formalarını giymek istersin, saçlarını onlar gibi tararsın, uğruna bir sevdaya tutunursun. İşte benim hikayemin kahramanı “Moşe”

 

Yazar: Gencay Keskin

gencaykeskin@gmail.com

 

O sene ilkokul üçe başlıyorum. Babam Kocaelisporlu, ama  hayatının genelinde olduğu gibi futbol konusunda da sakin bir insan. Amcam ise ikinci takımı olan kronik hastalardan, aslen Beşiktaşlı ama bir yandan da “Hepimiz Kocaelisporluyuz”culardan. Amcam beni de Beşiktaş’a çekmeye çalışırken, babam peşin satan misali takılıyor, pek oralı olmuyor. Babamla arada beraber maçlara gidiyoruz ama bırak “Kocaelisporlu ol” baskısı yapmayı, hangi takımı istersen tut havalarında. Ya gerçekten böyle düşünüyordu, ya da güzel çalışmış dersine. Hala kestiremiyorum hangisi.

John “Shoes” Lesiba Moshoeu 1995/96 sezonu başında Gençlerbirliği’nden Kocaelispor’a transfer oldu. Önceki sezonu beşinci olarak bitirmiş takımın en önemli ismi, Körfez için de çok önemli bir transfer. Kocaelispor, aynı sezon başı Fenerbahçe’den Tayfur Havutçu ve Toprak Kırtoğlu ile Galatasaray’dan Saffet Sancaklı’yı da transfer ediyor. Belli ki Körfez kafaya oynamak istiyor.

Doğal olarak insan stadına gittiği, canlı izlediği takıma biraz biraz yakınlaşmaya başlıyor ama Beşiktaş da iyi takım. Sergen’i var bir kere, Ertuğrul’u var. Neden bilmem ama Mutlu’yu çok severdim bir de. Dolmabahçe ile İzmit Körfezi arasında gidip geliyorum o aralar.

kocaelispor_1995_96

Kocaelispor ligin ilk yarısında orta sıralarda takılıyor ama ikinci yarı ile beraber kazanmaya, yukarı tırmanmaya başlıyor. Nisan ayı geldiğinde Moshoeu’lu Körfez, İnönü çimlerine çıkarken son 6 maçın 5’ini almış, Beşiktaş ise şampiyonluk mücadelesinde. Anlayacağınız oynanacak maç çok kritik. Beşiktaş, şimdiki Kaiserslautern başkanı Stefan Kuntz ile öne geçiyor. Körfez, Dobro(wski), Faruk ve Moshoeu ile 1-3 yapıyor. Kartal Kuntz ve Alpay’la 3-3 yapsa da, Moshoeu ve Saffet maçı 3-5 bitiriyor. Moshoeu o gün önce Dobro’ya attırıyor, sonra da 2 tane ceza sahası dışından atıyor. Körfez öyle hızlı, öyle dinamik oynuyor ki, artık son dakikalarda kendimi Kocaelisporlu buluyorum. Gidiş o gidiş.

O sene İnönü(3-5) ve Ali Sami Yen(0-4) deplasmanları da dahil olmak üzere son 11 maçın 8’ini kazanan takımla beraber Moshoeu, ligi üst üste ikinci kez beşinci sırada bitirirken, beni de kararımdan hiç şüpheye düşürmüyor. 10 numaralı yeşil siyah formamı sırtıma geçirip “Moşeee”  diye bağıra bağıra yazın sıcağında koşturuyorum.

Bir sonraki sezon için çok daha umutluyum, kadroyu yine genel koruyor takım. Lig pek beklediğim gibi gitmese de ve orta sıra takımından fazlası olamasak da, Türkiye Kupası bir başka gidiyor. Yarı finalde Beşiktaş’ı elerken Moshoeu İnönü’de yine atıyor, takımı 1-0 öne geçiriyor. Sonuçta 2-1 yenilsek de deplasman golü sağ olsun, finale gidiyoruz. Özellikle Avni Aker’den ve Hami’den çok korkuyorum ama takım oynuyor, şampiyonuz. Moshoeu da Körfez de 31 yaşındayken, ilk üst seviye kupalarını beraber kaldırıyorlar.

maxresdefault

Sezon sonu Moshoeu için inceden transfer haberleri çıkmaya başlıyor tabi. Sezon sonu olmasa da devre arasında Faruk ve Moshoeu Fenerbahçe’ye giderken bir miktar para, Sabin Ilie ve Tarık Daşgün Kocaelispor’a geliyor. Bu “NBA draftı” takımın havasını biraz kaçırıyor tabi ama bana en çok Fransa 98 Panini albümünü elime aldığımda koyuyor. John Moshoeu’nun altında Fenerbahçe yazıyor. Hele çıkartması çıktığında bir kat daha içimi acıtıyor John Moshoeu/Fenerbahçe. Gülümseten ufak bir detay yakalıyorum, Lesiba’yı yazmamışlar. O benim için tribüne çağırılan tam adıyla “John Lesiba Moshoeu”.

Geçenlerde öğrendim ki Moshoeu da Kocaelispor gibi yaşamak için savaşıyor, mide kanserine yakalanmış. Tam bu sıralarda Körfez’in çok önemli maçları var, 3. lige çıkmaya oynuyoruz. Bir puan önümüzde lider olan Tekirdağspor deplasmanına gittiğimiz hafta sonu, Canberk’le Cuma gününden maç havasına girmeye başladık. Canberk’e Youtube’dan 3-5’lik Beşiktaş maçını açıp gösterdim, bu maçta Kocaelisporlu oldum diye. Biraz da Moshoeu’dan konuştuk. Bir de “Sevdanın Ligi Olmaz” videosunu izledik defalarca; Bölgesel Amatör Lig taraftar rekorunun kırıldığı maç görüntülerinden oluşmuş çok kaliteli ve güzel bir iş. Daha önce de defalarca izlememe rağmen kaçırdığım bir detayı farkettim. Bir röportaj esnasında arkadan amcam geçiyor, o da gelmiş maça oğluyla. 

Heyecanla beklediğimiz maçta Kocaelispor kaybetti, seneye yine oynarız. Bu arada duydum ki Moshoeu’yu kaybetmişiz, onu da hep güzel hatırlarız.

saffet sancaklı

SAFFET SANCAKLI ANLATIYOR

Kocaelispor’un büyüklere kafa tuttuğu sezonların en parlak oyuncularından birisi de Saffet Sancaklı’ydı. Sancaklı, Moshoeu’nun hem takım arkadaşı hem de kaptanıydı. İkili sadece Kocaelispor formasıyla değil, Fenerbahçe formasıyla da ter döktü. Dolayısıyla saha içi ve dışında onu en iyi tanıyan isimlerden biri de Saffet Sancaklı. Moshoeu’yu da onunla konuştuk:

“İnsan öldükten sonra hep iyi şeyler söylenir ya, onun için söylemiyorum; çok kaliteli bir arkadaştı. Kimseyle problem yaşamazdı. Gergin bir ortam oluştuğu zaman hemen yumuşatırdı ortamı. Çok pozitif bir enerjisi vardı. O kadar mütevaziydi ki medyadan kaçardı, öyle çok konuşmazdı. Sevdiğimiz, saydığımız bir kardeşimizdi. Vefatından üç gün önce Kocaeli’nde ablasıyla konuştuk. Durumu çok ağırdı. Bekliyorduk.

Türkiye’ye de gelmiş geçmiş en iyi 10 tane yabancı oyuncu say deseler bir tanesi Moshoeu derim. Çok mütevaziydi, olağanüstü teknikti. İki ayağını kullanabilen, seri, çabuk… Sayesinde çok gol attım. Onunla oynamak büyük keyifti. Zaten Fenerbahçe’ye alınmasını ben istemiştim. Bariç’e “Kocaelispor’da bir oyuncu var, bize çok faydası olacak, oyuncunun da kralı” dedim. Fenerbahçe’de de çok iyi oynadı.

Maçtan önce en erken 2,5-3 saat önce yemek yenirdi. Ama o yarım saat kala muz yerdi. Ben de “bu seni rahatsız etmez mi?”derdim, o da “yok, bu benim enerjim” derdi.

Biz Moshoeu ile sesle anlaşırdık. Beşiktaş’ı 5-3 yendiğimiz maçta bana soldan bir top geldi. Topu kontrol ettim, yorulmuştum da. Uzaktan ıslıkla geldiğini haber verdi. Topu biraz oyaladım. Ona bi döndün, Moshoeu da depara kalkmış. Attığı depar da 70-80 metre yani. Önüne yuvarladım topu, golü attı. Islık çalardı bana, öyle anlaşırdık onunla. Bilirdim ki ıslığını duyduğum yere depar atıyor. Takımda anlaştığım en iyi oyunculardan birisiydi.”

FOTOS ANTIGUAS

Previous:

Buluşma

21.04

Next:

İnsanlık kaybedince Altay da kaybetmiş sayıldı

You may also like

Yorum Yap