Krallıkta sınıf atlama zamanı

04 Nisan of 2014

Zdenek Zeman’ın Pescara’da parlayıp, yıldızlaştırdığı genç golcü artık adımlarını büyük atıyor. Ciro Immobile, “Serie B’de gol kralı olan bir sarışın çocuk vardı, ne oldu ona?” dedirtmemekte kararlı!

Yazar: Mustafa Demirtaş
mustafademirtas@hayatimfutbol.com | twitter.com/cartalete

2006 Dünya Kupası’nda bir grup maçı. “Pek iyi durumda değiller ama İtalya, İtalya’dır be!” iç sesiyle favoriler arasında gösterilen Gök Mavililer’e Çek Cumhuriyeti karşısında kazanmak için Materazzi’nin golü yetecekken, Filippo Inzaghi son dakikalarda attığı golle galibiyetin üstüne beton döküyor. Gol sevinci tabiİ ki her zamanki gibi coşkulu… Sanki Materazzi’nin golü hiç yaşanmamış da onun son dakika golüyle maç kazanılmış gibi. TRT’de yorum yapan ağabeyimiz durur mu, patlatıyor cevabı: “Yahu bu kadar sevinecek ne var?”

En başta Filippo Inzagi gerçeği var. Adamın yaşama amacıydı gol atmak… Ama zaten Dünya Kupası’nda gol attıktan sonra sevinmek için Inzaghi olmaya da gerek yoktu. Dünya Kupası’ydı orası! 6-1’lik maçta Kamerun’un tek golünü atan 42’lik RogerMilla’ya da mı “Ne seviniyorsun dayı?” deseydik; ardında bıraktığı kırılması güç rekora bakmadan? Ancak her şeyden de öte, bu İtalyan santrforlara gol atmak ayrı bir yakışıyordu. “Postacı mektubu adrese bırakırken seviniyor mu kardeşim?” diyen Balotelli hariç… O yüzden, mavili formanın altında yine “güzel sevinerek” golün hakkını verecek, moda tabirle “golcü gibi bir golcü” gerek. “Prandelli beni iyi tanır!” diyen Ciro Immobile olabilir mi? Kesinlikle!

Aslında 24 yaşındaki golcü, biraz geç açılmış gibi gözükse de yüzünü erken gösteren bir yetenekti. Juventus formasıyla Alessandro Del Piero’nun yerine oyuna girdiğinde, henüz 18 yaşındaydı. Ancak daha sonra Juve’nin usta birliği için dağıtıma gönderdiği onlarca genç isminden biri oldu. Ne şanslıydı ki rotası, Zdenek Zeman’ın elleri olacaktı. Zeman, belki hiçbir zaman mantıklı düşünen bir kulübün ideal hocası olamadı ama bir özelliği vardı ki, yıllarca farklı emsallerle sabitti: O, genç yeteneklerin aşığıydı ve hele de ofansif oyuncuysa, biraz da potansiyeli varsa parlamaması için hiçbir neden yoktu. Ciro Immobile de bunu yaptı, 28 golle kral oldu. Bir Zeman kuralına riayet ederek ligin en çok golünü yiyen ama uzak ara en çok golünü atarak üst lige çıkan şanlı Pescara’nın üç özel yeteneğinden biriydi: Diğerleri, LorenzcoInsigne ve Marco Verratti.

FBL-ITA-SERIEA-TORINO-NAPLES

Önce Genoa’ya oradan, Torino’ya

Juventus, sonraki sezon harıl harıl santrfor arayışında olmasına rağmen Immobile’nin yüzüne pek bakmadı. 2.75 milyon euro karşılığında co-owner anlaşmasıyla haklarının yarısını Genoa’ya sattı. Ciro, artık Serie A’da forma giyecekti ama biraz buruklaşmış hevesleriyle… Sezonu sadece 5 golle kapattığında herkes “Onu parlatan Zeman’dı, abartılmış oyuncu” gibi düşünmeye başlamış olsa da; aslında o sistemsizliğin dibine vurmuş Genoa’nın kurbanlarından biriydi. Juve, aynı miktar karşılığında Genoa’nın haklarını geri aldı ve aynı gün ezeli rakibi Torino’ya sattı. Sağına sezonun en formda oyuncularından biri olacak olan Alessio Cerci’yi alan Ciro Immobile’nin yeniden doğuşu böyle başladı. Ve o, bugünlerde krallığını Serie A’da da ilan etmeye çok yakın.

Şansını da kendi yaratıyor

Attığı 17 golle, Tevez’in sadece bir gol gerisinde ikinci sırada olan Ciro Immobile’in en önemli özelliği, sayıdan da belli olacağı üzere gol vuruşları. Açısı, topun geliş yönü, şiddeti ne olursa olsun çerçevenin tehlikeli bölgelerine ateş ediyor. Evet, son Roma maçında topun gelişine ancak Van Persie’nin sol ayağına yakışacak bir voleyle cevap veren Immobile için bu tabir en uygunu: Ateş etmek! Ayağının içiyle bile sert plaseler göndermeye başarabilen bir oyuncu. Ancak sadece “golü koklarım, önüme düşen topa yapıştırırım” gibi bir Mario Jardel modelinden ibaret değil. Bazen o şansını kendisi yaratıyor, rakibiyle birebir kaldığında adam eksiltmeyi çok iyi becerdiği oluyor. Bunun en büyük şahidi, Milan’ın krizden dolayı bir türlü kurtulamadığı kadrolu stoperi Bonera. San Siro’daki maçta Immobile sağ alt köşeyi bulmadan önce kendisine attığı feyk sonrası oyundan düşmemiş, direkt olarak stadı terk eylemişti…

“Her gün kendime ‘Bugün neyi farklı yapmalıyım’ diye soruyorum” demişti bir keresinde. Gelişime açık bir oyuncu olduğu sadece cv’sinden değil, ağzından dökülen cümlelerle de belli oluyordu. Arsenal’in kendisini ciddi şekilde takip ettiği söyleniyor ki bu yeni bir şey de değil aslında. O henüz Serie B’deki sıçrayışını yapmadan önce de Londra scoutlarının ağına takılmıştı. Ancak bu Dünya Kupası’nda sonra “Ciro Immobile” demek, Avrupa turnesinden sonra Luis Figo’yu beğenip gelen Selim Soydan – Şadan Kalkavan ikilisinin scouting’iyle örtüşebilir.

FOTO25

Previous:

Hırvat Messi: Alen Halilovic

Simone-Scuffet-Azzurrini

Next:

Yeni Buffon: Scuffet

You may also like

Yorum Yap