Ne sağcı ne solcu, Javi Poves her şeye karşı!

22 Aralık of 2015

Dünya görüşüyle yeşil sahadaki meslektaşlarıyla ayrışan bazı oyuncular vardır ama Poves, onlardan biri değil. Genç yaşta stadyumları terk eden İspanyol’un hikâyesi…

Yazar: Çağrı Develioğlu

cagridevelioglu@gmail.com | twitter.com/cdevelioglu

Kimi zaman bir futbolcu kariyerine çeşitli sebeplerden dolayı nokta koyar. Kimi  sakatlık nedeniyle şovu bırakır, kimi arşınlamayı çok sevdiği yeşil sahalara ayakları onu artık taşıyamadığı için veda eder. Ancak pek rastlamadığımız bir neden var ki, o da bu yazının müsebbibi olma şerefini taşır.

Futbol sahalarında görmeye pek alışık olmadığımız ‘kitap okuyan’ futbolcu profiline uyan isimlerden biri de İspanyol futbolcu Javi Poves’ten başkası değil. Yuvarlamayı çok sevdiği futbol topunu, bodrumuna diğer arkadaşlarına nazaran çok daha erken kaldıran Poves’i harekete Karl Marx’ın fısıldadığı bazı kelimeler olmuş.

poves5

Havadan etkili, üstelik kitap okuyor!

Mevsimin yazdan kışa doğru döndüğü, tatlı bir Eylül sabahı dünyaya gözlerini açan bu ufaklığın en büyük tutkusu futboldu. Yetenekleri onu sokak aralarından, Rayo Vallecano altyapısına doğru bir yolculuğa çıkartacaktı. Gelecek vadeden defans oyuncusu, Las Rozas ve Navalcarnero maceralarının ardından profesyonel kariyerindeki son takımı Sportin Gijon’la anlaşacaktı… Futbola lanet edeceği o günlerde, takım arkadaşlarını şaşırtıyordu.

Tarihi yerlere seyahat etmeyi seven Javier, okumayı gerçekten çok seviyordu. Oxford profesörlerinden Niall Ferguson’un dahi “Uzun, gereksiz kelimelerle dolu, anlaşılması güç ve zor, tarihin en okunamaz kitaplarından biri” olarak nitelendirdiği Karl Marx’ın ‘Kapital’ini hatmediyor, Mein Kampf’ı okumaktan geri kalmıyordu.

Takvim yaprakları 21 Mayıs 2005’i gösterirken La Liga’da ilk kez forma şansı bulmuştu Javier Poves. Gün veda günüydü adeta. Küme düşmesi daha erken haftalarda belli olan Hercules birinci lige resmen ‘elveda’ diyor, birkaç ay sonra “Javier iyidir, hoştur ancak görüşlerini kesinlikle halkın arasında açıklamaması gerekir” diyecek olan takım arkadaşı David Barral’ın yerine maçın 79. dakikasında oyuna dâhil olacak Javier de bir ilki yaşıyordu. Aynı şekilde bir sonu…

poves4

“İki arabaya karşıyım”

Kulübün sponsoru tarafından verilen arabayı, “Benim Smart’ım bana yetiyor. Bir insanın ikinci bir araca ihtiyaç duyacağını sanmıyorum” diyerek reddeden; bankaların paraları işletiyor olması nedeniyle maaşlarını elden almak isteyen Poves, haziran ayında futbol yaşamına nokta koyduğunu açıklıyordu!

O tarihe dek birkaç teknik direktörün, yerel medyanın ve futbolu derinlemesine takip eden futbolseverlerin tanıdığı mavi gözlü çocuk, bir anda dünyanın en çok konuşulan ismi oluvermişti. Twitter’da ‘trending topic’ olması birkaç saati almıştı. Tüm ajanslar ve gazeteler onun peşinden koşuyordu. Çünkü futbolu bırakma sebebi pek de alışılagelmiş şekilde olmamıştı.

“Küçükken sporu sevdiğim için oynadığım futbolun sadece paradan ibaret olduğunu ve bozulduğunu gördüğüm için bu ilizyondan ayrılıyorum” diyen 25 yaşındaki futbolcu, vaktini okumaya ayıracağını ve üniversite yaşamına başlayacağını söylüyordu.

Bu kararın ardındaki gerçek ve ideolojisi sorulunca şöyle yanıt veriyordu: “Sanırım ben her şeye karşıyım. Problem sağcı ya da solcu olmam değil. İkisi de değilim. Ben her şeye karşıyım. Ne istediğimi biliyorum. Afrika’ya gideceğim. Böyle şeyler yapmak için çok paraya ihtiyaç duyuluyor. Türkiye’de bir süre bulundum. Günlüğü üç avroluk odalarda kaldım. İnsanların yüzde 99’unun yaşadığı gibi, bir fahişe gibi yaşamak istemiyorum. İspanya’da yaşayamıyorsam, Burma’da yaşarım.”

Para ve puldan ibaret olduğunu iddia ettiği futbol sahnesini bombalamaya devam ediyor genç İspanyol: “800-1000 avroya zorlukla çalışan, birilerine hizmet eden ve acı çeken insanları düşünüyorum. Bu beni futboldan uzaklaştırıyor.”

poves3

Kahraman mı, çılgın mı?

Meseleye sosyalist bakış açısıyla yaklaşırsak bu adam bir kahraman. Futbolun dönüştüğü ve kitleleri peşinden sürükleyen yeni hâlinden memnun kitle için ise bir geri kafalı. Ancak bir gerçek var ki, futbolun sevdiğimiz o yeşili, eskisi kadar güzel bir manzara sunmuyor görenlere…

Üniversitede tarih öğrenimi görmek isteyen bu genç adam, çılgınca bir karar vermiş gibi görünüyor olabilir. Belki de bize bir ders vermek istiyordur. As takımda daha fazla forma şansı bulabilmiş olsa buna benzer bir şeye kalkışır mıydı bilinmez… Ancak bir gerçek var ki, Lidyalıların icadı çok sevdiğimiz oyunu her geçen gün biraz daha buduyor, o naif keyfi bir eziyete dönüştürüyor, çocuksu yönünü alıp götürüyor.

Zenginler şöhret için kulüp alıyor, sermaye sahipleri basit bir keyfi baltalıyor, politika futbola nüfuz ediyor… Oynamayı, izlemeyi çok sevdiğimiz ayaktopu perde arkasında ideolojinin bir oyuncağı haline geliyor. Poves gibiler çirkin gördükleri bu oyundan çekilmek zorunda kalırken, akıllara Marx’ın bir sözü geliyor: “Kapitalizm gölgesini satamadığı ağacı keser.”

Andre Schubert kapak

Previous:

Andre Schubert’in beslediği canavar

kapak-puscas-real2

Next:

Yeşil sahaların gördüğü en iyi solak: Ferenc Puskas

You may also like

  • aa_picture_20150426_5160759_web
    25 May

    Buraya uzun bir yoldan geldim

    Profil

    Her sıkıntılı kulübün sıklıkla yaptığı gibi Galatasaray da zor günlerinde eski evladına sarıldı. Hayatındaki tüm ...

  • GOZTEPE - MKE ANKARAGUCU MACINI GOZTEPE 2 - 1 KAZANDI. MAC SONUNDA BUYUK SEVINC YASADI. (FOTOGRAF: MUSTAFA KOPRULU / IZMIR DHA)
    08 May

    Tİ-MUR KOSOVALIII

    Profil

    Sezon başlar, 34 maç oynanır, galibiyetler, mağlubiyetler, şampiyon olursun, küme düşersin tüm bunlar olurken bazı ...

  • FC Porto president Jorge Nuno Pinto da Costa looks at his players training at the Dragao Stadium in Porto, on September 29, 2009 on the eve of their Champions League football match against Atletico Madrid. AFP PHOTO / MIGUEL RIOPA
    12 Eyl

    Büyük başkan: Pinto da Costa

    Profil

    Porto’nun bir Pele’si, bir Maradona’sı veya bir Cruyff’u olmayabilir ama Portekiz kulübünü bir dünya devi ...

  • Zlatan Ibrahimovic
    27 Mar

    Buzdolabını sürekli dolu tutan adam

    Profil

    Büyüdüğümüzü anladığımızda, hayatımızı yönlendiren her şeyin çocukluğumuzda yaşadıklarımız olduğunu anlıyoruz. Bu yazı da o büyüyenlerden ...

Yorum Yap