Rise Like a Phoenix: AFC Bournemouth

08 Mayıs of 2015

Çok değil henüz 5 yıl önce İngiltere profesyonel liglerinden düşme aşamasına gelen AFC Bournemouth önümüzdeki sezon Premier League’de mücadele edecek. Taraftarlarına duygu patlamaları yaşatan kulübün son yıllardaki yolculuğunu merceğe aldık

Yazar: Fırat Topal

firattopal@hayatimfutbol.com | twitter.com/flyngdtchmn

Bunalım

6 Aralık 2007. AFC Bournemouth’un muhasebe kayıtları 4 milyon paundluk bir borç rakamını gösteriyordu. Kulübün kayyuma devredilmesi gündemdeydi ve alacaklılar kapıya dayanmıştı. İki sene önce Dean Court Stadyumu’nu 3,5 milyonluk bir kiralama sözleşmesi kapsamında elden çıkardıklarında gelecek paraya güvenmişlerdi ama hayaller suya düşmüştü. Başkan Jeff Mostyn buna rağmen dedikoduları reddediyordu. Kulübü henüz 9 ay önce satın aldığında borç rakamı 3,6 milyon paunddu ve o kısa zamanda 750 bin paundu kulüp kasasına aktarmasına rağmen kötü gidişi tersine döndürememişti. 1997 yılında Avrupa’nın “taraftarlarca yönetilen ilk kulübü” etiketini kendisine yakıştıran ve 10 yıl boyunca taraftarların oluşturduğu bir konsorsiyum tarafından idare edilen Bournemouth için tehlike çanları çok yüksek sesle çalıyordu. Mostyn, “Haftaya bazı yatırımcılarla görüşeceğim, kaynak sağlayacağız. Zaten kayyuma devretmenin kulüp için yararlı olduğunu anlarsam hiç düşünmem” diyordu. Ona göre kulübün durumu İngiltere’deki birçok kulüpten daha kötü değildi. Tabii kasadaki bu feci durum sahaya da yansımıştı, zira İngiliz futbolunun üçüncü kademesi League One’da son dört maçının üçünü kaybeden takım lig sonuncusu Port Vale’in 1 puan üstünde, emniyetli bölgeden 8 puan uzaktaydı.

15 Ocak 2008. Geçen 1,5 ayda ne kasada ne sahada hiçbir şey değişmemiş, hatta işler daha da kötüye gitmişti. Güvenli bölgeye olan uzaklık 8 puandan 7 puana inmişti ama takım da ligin son sırasına inmişti. Defans oyuncusu Josh Gowling, takımın mali durumunun kötü olduğu ve geleceğin karanlık göründüğü gerçeğinin futbolcuları etkilememesi gerektiğini söylüyordu, ama buna kendisi ne kadar inanıyordu meçhul. Tabii Mostyn’in kayyum korkusu sadece maddi kaygılar içermiyordu. İngiltere’de kayyuma devredilen kulüplere 10 puan silme cezası uygulanıyordu ve böyle bir durumda kulübün dördüncü lige (League Two) düşmesi kaçınılmaz olacaktı. İşin kötüsü 2007 Haziran ayında İngiltere Futbol Federasyonu’nun (FA) aldığı karara göre bu 10 puanlık ceza, kulüp zaten ceza olmadan da matematiksel olarak küme düşer durumda ise gelecek sezona aktarılıyor ve takımın -10 puanla lige başlaması sağlanıyordu. Bu arada internet üzerindeki tartışma forumlarında taraftarlar, 10 yıllık başarılı bir kendi kendini yönetme döneminden sonra yeni kulübü bir yıldan az bir sürede bu duruma düşüren Mostyn’i suçlarken, diğer takımların taraftarları da İngiltere’nin en zengin bölgelerinden, güney sahilinde tatil mekanı olarak görülen Bournemouth’un yerel halkını takımlarına sahip çıkmamakla itham ediyordu.

Eddie Howe

Eddie Howe

Çöküş

8 Şubat 2008. Henüz iki gün önce başkan Mostyn halen bu işin içinden çıkabileceklerini ve yatırımcılarla görüşmelerin sürdüğünü belirten açıklamalar yapmıştı ki o 8 Şubat sabahına uyanan taraftarlar günün sonunda yanmakta olan fitilin sonuna geldiklerini gördüler. Halbuki takım son dört maçının üçünü kazanmış ve kendilerini düşme hattının üzerine taşıyacak 20. sıraya 1 puan uzaklığa kadar gelmişti. Ama o gün kulübün kayyuma devredildiği açıklandı ve 10 puanlık bir ceza kesildi. İlginçtir takım ertesi gün Luton Town’ı kendi evinde 4-1 mağlup etti ve eğer o 10 puan cezası olmasa tehlikeli bölgenin dışına çıkıp 19. sıraya yükseleceklerdi. Bunun yerine ligin dibine demirlediler. Bournemouth ligin son 7 haftasında 6 galibiyet 1 beraberlik alıp 48 puana ulaşmasına rağmen, 21. sırayı alıp küme düştü. Son hafta Carlisle United’ı mağlup edebilseler averajla ligde kalacaklardı, hem de 10 puanlık cezaya rağmen. Takımdan kesilen 10 puanı eklediğinizde 58 puanla orta sıralara geliyorlardı.

Çekilen çile bununla da bitmedi. Yeni yönetimin tahsis edilme süresi oldukça uzadığından 2008/09 sezonunun başında FA kulübe bir ceza daha kesti ve League Two’ya -17 puanla başlamalarına karar verdi. Tek tesellileri League Two’dan sezon sonu iki takımın Konferans Ligi’ne düşecek olmaları ve aynı ligdeki Luton Town’ın 30, Rotherham United’ın da kendileri gibi 17 puan cezası almış olmasıydı, böylece en azından sezon başında küme düşme hattında yalnız değillerdi. Tabii bu ortamda elde kalan futbolcuları motive etmek de imkansız gibiydi. Bu buhranlı dönemde takımın başında olan Kevin Bond ilk dört maçta iki puan alınınca yardımcıları Eddie Howe ve Rob Newman ile beraber kovuldu. Futbolculuğunda toplam 11 yıl kulübün formasını giymiş Howe, akademi bünyesinde bir göreve yerleştirildi ki yıllar sonra onun kulüpten koparılmayışının ne kadar doğru bir karar olduğu ortaya çıkacaktı. Bond’un boşalttığı koltuğa önceki iki sezon Cambridge United’ı çalıştıran Jimmy Quinn getirildi. Takım ilk galibiyetini ancak ligin yedinci haftasında Bradford City karşısında elde edebildi. Ancak Noel’den 3 gün sonra Barnet’e kaybedilen maç sonrası Quinn de kapıyı gördü. O sırada takım 7 puanla güvenli bölgenin 7 puan gerisindeydi.

Harry Arter

Harry Arter

Hayata tutunuş ve dönüş yolculuğu

Quin’den boşalan göreve 1 Ocak 2009 tarihinde geçici olarak Eddie Howe getirildi. Howe takımı toparladı ve lige tutundular. Bu arada yerel iş adamı Adam Murry kulüp hisselerinin yarısını satın almış ve taraftarlara nefes alacak imkanı vermişti. Bournemouth sezonun son 11 maçında 7 galibiyet alarak bitime bir hafta kala ligde kalmayı garantiledi. Haziran ayında Murry’nin de içinde bulunduğu bir oluşum Bournemouth’u devralmayı başardılar. Daha ilginç olan eski başkan Jeff Mostyn ve futbol direktörü Steve Sly’ın da bu oluşumda yer alıyor olmasıydı. 2009/10 sezonu geri dönüş yolculuğunun başlangıcıydı. Bournemouth, üzerlerindeki transfer ambargosu devam etmesine rağmen sezonu şampiyon Notts County’nin arkasında bitirerek League One’a döndü.

Howe 2011 yılının ocak ayında, Championship kulübü Burnley’den gelen teklifi geri çevirmedi ve takımı yükselme peşinde, ligin üçüncü sırasındayken takımdan ayrıldı. Yerini futbolculuk kariyerinde kırmızı-siyahlı formayı giymiş bir başka oyuncu Lee Bradbury getirildi ve Bradbury takımı altıncı sırada play-off aşamasına taşımayı başardı. Huddersfield Town onları 1-1 ve 3-3’lük iki maç sonunda saf dışı bıraktı. Ancak o yıl kulübün geleceği için önemli bir hadise yaşandı ve Rus iş adamı, petrokimya endüstrisinde faaliyet gösteren şirketlerin sahibi, kulübün bulunduğu Dorset bölgesinde denize nazır bir villa sahibi Maxim Demin, 850 bin paund ödeyerek hisselerin yarısına sahip oldu. Bunun etkisi anında hissedildi zira kulüp 2012 kış transfer döneminde Chelsea, Manchester City, Manchester United gibi dünya devlerinden daha fazla para harcadı. İzleyen sezonki istikrarsızlık orta sıralardan yukarı çıkamamayı beraberinde getirince Bradbury görevden ayrıldı. O sırada 1,5 yıl önce Burnley’in yolunu tutmuş Eddie Howe da iki sezon boyunca Premier League vizesini zorlayamamış ve kulüple yollarını ayırmıştı.

2012/13 sezonu kulüp tarihinin en inişli çıkışlı sezonlarından bir tanesiydi. Bradbury’nin yerine görevi geçici olarak devralan Paul Groves sezon başında tam yetkiyle göreve atandı ama takım ekim ayının başında ligin 21. sırasına inmişti. Boşta olan Eddie Howe göreve geri döndü ve önlenemeyen yükseliş başladı. İzleyen 20 maçın sadece birini kaybettiler ve şubat ayında ligin zirvesine oturdular. Bu inanılmaz bir performanstı. Ardından bütün istatistikler tepetaklak oldu zira üst üste beş maç kaybederek yedinci sıraya gerilediler. Ardından yine şaha kalkış ve son 9 maçta 25 puan. Son hafta liderlik koltuğunu Doncaster Rovers’a kaptırdılar ama Championship vizesini almayı başarmışlardı. Son kez bu aşamada oynadıklarında yıl 1990’dı yani 20 yıllık bir hasret bitmişti.

Ian Harte

Ian Harte

Kulüp tarihinde devrim

25 Ekim 2014 tarihinde Bournemouth, Birmingham City’i deplasmanda 8-0 mağlup etti. Bu, kulüp tarihindeki en farklı galibiyetti. Aralık ayında oynadıkları beş maçın beşini de kazandılar ve bunların arasında Cardiff City’i 5-3, Blackpool’u 6-1 mağlup ettikleri karşılaşmalar da vardı. O ay kaybettikleri tek maç Liverpool’a Lig Kupası çeyrek finalinde 3-1 yenildikleri maçtı. İki hafta önce Bolton Wanderers’ı kendi evlerinde 3-0 mağlup edip tarihlerinde ilk kez Premier League vizesi almayı garantilediler. Geçtiğimiz cumartesi günü de normal sezonun son dakikasında liderlik koltuğunu Watford’dan devralıp ligi şampiyon olarak tamamladılar. Bolton’u mağlup ettikleri maçtaki seyirci sayısı sadece 10 bin 70’ti, zira takımın stadyumu Dean Court 12 bin kişilik. Bu sebeple de seyirci ortalamasında Championship’in en kötü ikinci rakamına sahiptiler bu sezon. Championship’ten Premier League’e yükselme bileti, bugün dünya futbolundaki en büyük ikramiyelerden bir tanesi. Yıllık gelirinize 100 milyon paundluk bir ilave olması demek. Elbette bu rakamın bir kısmını stadyumun kapasitesini artırmak için kullanacaklar.

Howe’un bu sezonki takımında skor yükünü üstlenen üç oyuncu vardı. Stoke City’den kiralanan Kenwyne Jones’un pek katkısı olmadı, ancak geçen yıl ocak ayında transfer edilen 33 yaşındaki Fransız Yann Kermorgant, toplamda 5 sezondur takımın formasını giyen Brett Pitman ve sezon başında Coventry’den transfer edilen Callum Wilson takımın attığı 98 golün 48’ine imzalarını koydular. Southampton’dan ekim ayında kiralanan 35 yaşındaki Polonyalı kaleci Artur Boruc 30 maçta forma giydi. Milenyumun ilk yıllarının süpersonik takımı Leeds United’ın halen kariyerini sürdüren oyuncularından Ian Harte da Bournemouth kadrosunda, bu sezon sadece dört maçta forma giyse de tekrar Premier Legue’e dönmek onun için önemli bir adım. Ancak takımın en  dikkat çekici ismi bu sezon 43 maçta forma giyen İrlandalı orta saha oyuncusu Harry Arter. Bournemouth, 25 yaşındaki orta saha oyuncusunu beş yıl önce Woking’e 4 bin paund ödeyerek transfer etmişti. Öyle bir patlama yaptı ki İrlanda ulusal takım hocası Martin O’Neill de ona kayıtsız kalamadı ve Polonya ile geçtiğimiz mart ayında oynadıkları Euro 2016 grup eleme maçı için kadroya çağırdı.

Patron Demin kulübü satın aldığından beri basının karşısına çıkmaktan kaçınan, hatta Premier League’e yükselmenin garantilendiği Bolton maçından sonra bile kameralardan uzak duran bir isim. AFC Bournemouth birkaç bin paundluk transferlerinden, multi-milyoner sahibine kadar alışılageldik İngiltere futbolu hikayelerinden farklı şeyler vaad ediyor. Beş yıldır süren önlenemez çıkışları için söylenebilecek tek şey var. To be continued……

1450416-31005246-1600-900

Previous:

Altın sezon

PAZAR GÜNÜ MENEMEN BELEDİYESPOR İLE ŞAMPİYONLUK YOLUNDA OLDUKÇA KRİTİK ÖNEME SAHİP BİR MAÇA ÇIKACAK YENİ MALATYASPOR’DA BU MAÇIN ÇALIŞMALARI DEVAM EDİYOR. (MEHMET TÜREL/MALATYA-İHA)

Next:

Malatya ‘Uçar’ak geliyor

You may also like

Yorum Yap