Tahtın yeni varisi

24 Nisan of 2015

Sezonun sonuna yaklaşırken, Jürgen Klopp Borussia Dortmund macerasının sonuna geldiğimizi bir basın toplantısıyla açıkladı. Dortmund yönetim ise fazla vakit kaybetmeden kanayan yaraya tamponu Almanların Prensi Thomas Tuchel ile yapmaya hazırlanıyor

 

Yazar: Bahadır Bozkurt

bahadirbozkurt@hayatimfutbol.com | twitter.com/luyisfanhaal

 

Bundesliga’nın köklü ekiplerinden Borussia Dortmund tatsız bir sezonu geride bırakıyor.  Robert Lewandoswki’nin Bayern Münih’e gidişiyle başlayan sarsıntılar, ligin ilk yarısında alınan kötü sonuçlarla beraber fay hatlarını harekete geçti.  Ligin dibine çöken Borussia Dortmund’da sözleşmesi bitecek olan Marco Reus’un gidebileceği dillendirilince taraftarlar dil altı hapları stoklarını tüketmeye başladı. Mats Hummels ve Pierre Aubemayang gibi isimlerin de ara ara adlarının transfer dedikodularına karışması taraftarları huzursuz etmeye devam etti. Kulübün CEO’su Hans Joachim Watzke masaya yumruğunu vurarak, önce Marco Reus’la sözleşme uzattı ve ardından Red Bull Salzburg’tan Kevin Kampl’ı transfer edip “bu iş burada bitmedi” diyerek, kulübü tekrar ayağa kaldırmak için bir hamle yaptı. Aslında aynı zaman diliminde Dortmund yönetimi ilginç bir işe imza attı. Yönetim ligin ikinci yarısı başlamadan önce Bundesliga 2’de oynamak için lisans başvurusunda bulundu. Bir yandan ümit vadederken, bir yandan reel planlamalar yapıldığı ortadaydı. Her ne kadar bu sezon başarısız olsa da taraftarlar kulübün tarihini yeniden alevlendiren Jürgen Klopp’a sahip çıkmaya devam ediyordu. Böyle bir çalkantılı ilk yarının ardından, ikinci yarı tam işler düzelmeye başlamıştı ki, beklenmeyen bir zamanda gelen Jürgen Klopp’un sezon sonunda takımdan ayrılacağını açıklaması sadece sarı-siyahlıları değil, tüm Bundesliga’yı sarsan bir deprem oldu. Klopp’un nereye gideceği, hangi ligde boy göstereceği dedikoduları yapılırken, Borussia Dortmund gelecek sezon için kararını verdi; Thomas Tuchel.

Tanıdık film

Thomas Tuchel ile Jürgen Klopp arasında halef-selef ilişkisinin kurulmasının başlıca nedeni Mainz 05. Jürgen Klopp büyük emek sarf ederek birinci lige çıkardığı Mainz’dan ayrıldığında kırmızı-beyazlılar küme düşmüş, Jörg Andersen’le kısa bir birlikteliğin ardından takım U19 antrenörü Thomas Tuchel’e emanet edilmişti. Mainz 05’e istikrarı getiren genç teknik adam oynattığı futbolla Almanya’nın önde gelen teknik adamlarının başında gösterilmişti. Ne var ki Pep Guardiola hastalığı olarak bilinen tükenmişlik sendromu Tuchel’e de bulaşmış, UEFA Avrupa Ligi’ne taşıdığı sezon sonrasında takımından ayrıldığını açıklamıştı. O günden bu yana adı neredeyse tüm Bundesliga ekipleriyle ve Galatasaray’la anılan Alman teknik adam, sezonun sonlarına yaklaşırken, Hamburg’a doğru yola çıkacağı dedikodularının arasında direksiyonunu son anda Dortmund kentine kırdı. Almanya’da durum hala stabil, Klopp gidiyor yerine yine Tuchel geliyor.

04711501-1024x659

Taktik tahtaları

Taktiksel anlamda bakıldığında aslında Klopp ve Tuchel tam anlamıyla örtüşmeyen iki isim. Klopp’un meşhur “gegenpress” oyununda oyuncular yüksek tempoda pres yaparak, oyun içerisinde rakibini boğan bir takım hüviyetine bürünmektedir. Bu yapı içerisinde kazanılan toplar hızlı bir biçimde karşı kaleye doğru olabildiğince efektif olarak kullanılarak rakip alt edilmeye çalışılmaktadır. Bu oyun tarzını ligde uygulayan en iyi isimlerden bir tanesinin de Borussia Mönchengladbach teknik direktörü Lucien Favre (adı Tuchel ile birlikte Dortmund için geçen diğer adaydı) olduğunu ayrı bir parantez içerisinde belirtebiliriz. Duygusal yoğunluğunu futbolcularına aktarmayı başaran Jürgen Klopp, sahada sürekli rakibini ısıran bir takım oluşturmayı başarmıştı. Klopp’un kontra atak futbolunu yeniden yorumlayan bir futbol adamı olduğunu belirtebiliriz.

Tam bu noktadan devam edersek; Thomas Tuchel’in şanı, etkili kontra atak futbolu oynayan Bayern Münih ve Borussia Dortmund’a karşı bulduğu panzehirden gelmektedir. Tuchel’in takımı, rakip takımın taktiksel olarak sahaya dağılışına göre sahada bir izdüşüm oluşturmaktadır. Etkili presi engellemek adına uzun toplarla ve genel olarak baklava şeklinde dizilen orta sahasıyla pas yollarını kendine aramaktadır. Tuchel’in taktik anlayışında kaleci hariç diğer tüm oyuncular birbirlerinin yerini alabilir. Özellikle savunma yapılırken her oyuncu sahada yansıması olduğu rakip oyuncuyu kovalamak zorunda olacaktır. Bu şekilde takımın bireysel olarak değil toplu halde defans yapıp, hücuma katılacağını öngörmektedir. Oyunu kanatlara açmak yerine çapraz uzun paslarla rakibi şaşırtan bir oyun yapısına sahip olduğunu belirtmek gerekir. Tuchel’in Mainz’da yaptıklarını ele aldığımızda Klopp’un antitezinin gelecek sezon Signal Iduna Park’ta boy göstereceğini söyleyebiliriz.

a.espncdn

Yol nereye gider?

Tüm bu olgular, Borussia Dortmund’un aslında köklü bir değişikliğe doğru gittiğini işaret ediyor. Gelecek sezon itibariyle kurulacak kadronun etkisi de göz ardı edilmemesi gereken en önemli konuların başında geliyor. Şayet Reus, Hummels, Aubameyang gibi isimler takımdan ayrılırsa, Dortmund’un klasman olarak vites düşürmesi de söz konusu olabilir. Kağıt üzerine bakıldığında ele avuca sığmayan Bayern Münih, yaptığı yatırımların karşılığını almaya başlayan Wolfsburg,  sponsoruyla her sezona iddialı giren ve gelecek sezon gençlerinden daha iyi verim alması beklenen Schalke, istikrarını Favre’ye emanet eden ve her sezon duvara bir tuğla daha ekleyen Mönchengladbach gibi ekiplerinin varlığında sarı-siyahlıların yeniden yapılanma dönemine girmeleri mantıksız görünmüyor. Eskiyen kadronun ve taktiğin, yeni yüzlere ve düzene kendini bırakması  durumu söz konusu olabilir. Bu atılım yapılacaksa en doğru ismi Dortmund yönetimi takımın başına getirdiğini söyleyebiliriz.  Diğer senaryoda ise bu isimlerin kalması durumunda yapılacak iyi bir forvet ve orta saha transferiyle Dortmund yine gelecek sezon güçlü şampiyonluk adaylarından bir tanesi olacaktır. Fakat rakipleri bu kadar güç kazanmış durumdayken ve para harcarken, paranın kıymetini bilen Dortmund’un bu atılımı yapmaması gerçekçi bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir. Bunun yerine Bundesliga’nın genç yeteneklerine şans verilmesi daha muhtemel. Tuchel’in takıma monte etmek isteyeceği isimlerden bir tanesi de Mainz 05’te yıldızını parlattığı Johannes Geis olabilir.

Gölgeleri yeniden kesişen iki teknik adamın Joachim Löw sonrası gelecek dönemde Almanya Milli Takımı’nın en güçlü adayları olduğunun altını bir kez daha çizmek gerekiyor. Klopp duygusal bir vedaya hazırlanırken, Tuchel yeniden imparatorun tahtına çıkmaya hazırlanıyor. Bu yazgı Alman milli takımında da devam eder mi, elbette zaman gösterecek.

john-moshoeu-bafana-bafana_1u9bsddzoxx7g14mrydnqhejeb-2

Previous:

Mandela’nın adamı

000_DV1454487

Next:

Görüşmek üzere güzel adam…

You may also like

Yorum Yap