Torpedo Moskova

27 Mart of 2012

Rus futbolunun son yıllarda hem lig kalitesi bazında uluslararası alanda giderek yükselişe geçmesi ve peşinden aynı bölgedeki eski Sovyet takımlarını etkilemesi dünya futbolunun bir süredir unuttuğu diyara gözlerin tekrar çevrilmesini sağladı. Serinin dördüncü halkasında bu diyarın kayan yıldızı Torpedo Moskova’dan bahsedeceğiz.

Yazar: Fırat Topal

firattopal@hayatimfutbol.com | twitter.com/flyngdtchmn | 27.03.2012

 

Otomotiv endüstrisinin Torpedo’su

torpedo1Rus futbolunun 2000’lerdeki tekrar yükselişi öncesi, unutulduğu bir dönem ve ondan önce de en az bugünkü kadar, hatta daha fazla konuşulduğu bir dönem vardı ki o da 1960-90 yılları arasıydı. Torpedo Moskova’nın parıltılı başlayıp acıklı biten hikayesi de bu döneme rastlıyor.

Lokomotiv, CSKA, Torpedo, Spartak, Dinamo gibi ön adlar genelde bir takımın ismini otomatik olarak karizmatik mertebesine yükseltirler. Torpedo da 1930 yılında “Proletarian Forge”(Proleterya Demirhanesi) adıyla Moskova’da kuruldu. Bu isim takımın, 1930-36 yılları arasında Rusya’nın otomotiv, traktör ve havacılık endüstrisinde çalışan işçilerin bağlı olduğu sendikanın içinden çıkmasından ileri geliyordu. 1936′da kulüp, Sovyet ordusu için zırhlı araçlar, otomobiller, otobüsler, bisikletler ve limuzinler üreten ZIL firması tarafından idare edilmeye başladı. Hatta ilk kulüp ambleminde T harfinin arkasında firmanın ürettiği yarış otomobillerinden birisi ve bisiklet tekerleği görülüyordu. 1957′de, ülkede gençleri spora yöneltmek için kurulan örgüte katılarak çok uzun süre Sovyet hükümetine hizmet ettiler. Sosyalist yönetimin, futbol sahalardaki en önemli simgelerinden Torpedo’nun talihi, bu yönetimin yıkılması ile pek iyi gitmeyecekti.

Bir futbol devrimcisi Viktor Maslov

Viktor Maslov

Viktor Maslov

Takım 1938′de ilk kez Sovyet birinci liginde mücadele etmeye başladı ve uzun süre orta sıralarda yer alan bir takım hüviyetindeydi. 1949′da Konstantin Kvashin yönetiminde, Sovyet Kupası finalinde Dinamo Moskova’yı 2-1 mağlup ederek ilk kupalarına kavuştular. 1952′de Viktor Maslov yönetiminde aynı kupa finalinde Spartak Moskova’yı 1-0 yenerek ikinci kez kürsüye çıktılar. Ardından 8 yıl süren bir suskunluk dönemi başladı ama bu peşinde müthiş bir dönemi getirecekti. Takım ikinci kupasını kazandıran Maslov 1957′de tekrar Torpedo’nun başına geçti. 1960 yılında hem lig şampiyonluğunu hem de Sovyet Kupası’nı kazanarak duble yaptılar. 1965′te lig şampiyonluğunu ikilerken, 1968′de kupa sayısını üçlediler.

Bu döneme Maslov ile birlikte damga vuran adam, futbolculuk yaşamı adeta bir siyasi gerilimi andıran Eduard Streltsov’du. Derken Avrupa kupalarında da iyi performans göstermeye başladılar. 1976′da tarihlerindeki üçüncü ve son şampiyonluğu kazandılar. 1972 ve 86 yılında kazandıkları kupalar da kaldırdıkları son Sovyet Kupaları oldu. 1970′lerin sonundan itibaren başlayan duraklama dönemi sırasında 1988′de aldıkları lig üçüncülüğü onların o dönemdeki en iyi derecesi oldu. Dağılmadan önceki son Sovyet Ligi olan 1991′de de ligi üçüncü olarak tamamladılar. Aynı yıl UEFA Kupası’nda çeyrek finale kadar yükseldiler.

Demir Perde ile aynı kader

1991′deki dağılmadan sonra Dinamo Kiev, Dinamo Tiflis, Shakhtar Donetsk, Dinamo Minsk gibi takımların ligden ayrılması ile Torpedo, Rus Ligi’ndeki yarışmacılığın azalmasının avantajını kullanmayı hedefledi ama bunda pek başarılı olamadı. 1993′te Yuriy Mironov yönetiminde kazandıkları Rusya Kupası onların son hatırı sayılır başarısı oldu. Avrupa kupalarında da eskisi gibi iyi işlere imza atamadılar. Ligde de 2000 ve 2002 yılları arasında ilk dörtte yer almalarına rağmen acı son yaklaşıyordu. 2004 yılında ligi beşinci olarak bitirdikten dört yıl sonra, ikinci ligde 18. sırayı alıp üçüncü lige düştüler.

Dört yıl içinde Rus futbol tarihinde bu derece önemli yer tutan bir kulübün bu denli tepetaklak olmasının ardında bazı gerçekler yatıyor elbet. Dönemin başkanı Vladimir Alyoshin Mayıs 2003′te, Chelsea’yi satın almadan 1 ay önce Roman Abramaoviç’le dahi görüşmüştü ancak anlaşma sağlanamadı. Alyoshin takımı satın aldığında mali açıdan biraz nefes aldı ama Torpedo Stadyumu’ndan ayrılıp Luzhniki Stadyumu’nda maçlarını oynamaya başladı. Ancak rüzgar çok çabuk tersine döndü. Alyoshin’in Abramoviç’ten gelen tavsiyeleri dinlememesi (takımın başına Sven Goran Eriksson’un getirilmesini tavsiye ediyordu) ve başına buyruk hareket etmesi kaçınılmaz sonu beraberinde getirdi. 2006 yılında ikinci lige düştüler. Takımın yıldızlarından Konstantin Zyryanov, Zenit’in yolunu tuttu. 2008′de de yukarıda bahsettiğimiz gibi 18. olarak Rus üçüncü ligine gerilediler. Alyoshin’in politikalarının çöküşü ve kulübün mali politikalarındaki denetlemeler sonucu bir lig daha düşürüldüler ve 2009 sezonunun başında 80 bin kişilik Luzhniki Stadyumu’nda maçlarını oyanayan bir amatör lig takımına dönüştüler. Alyoshin 2009 başında kulübü sattı. 13 yılda ülke futbolunun en iyi takımlarından birisini bir enkaza dönüştürerek.

Küllerden doğuş mu? 

Neyse ki geri dönüş yolculuğu başlamış görünüyor. Torpedo dördüncü kademeye düştüğü gibi şampiyon olarak tekrar Rus 2. Ligi’ne geri döndü. 2010 sezonunda da yine kendi konferanslarında lider olarak Rus 1. ligine yükseldiler. 4 yıl içinde 4. ligi boylayan kulüp aynı sürede geri dönme hesabında. Takım içinde bulunduğumuz sezonda yükselme play-off grubuna kalmayı başardı. İlk 3 maçlarını kaybettiler ve Premier Lig’e dönmeleri beklenenden geç olabilir. Ama birçoklarınca modern futbol ve hücum presinin yaratıcılarından olan Viktor Maslov’un efsane takımının çok yakında tekrar sahne aldığını görebiliriz. Moskova onlar olmadan tam bir futbol şehri değil.

slovan-logo

Previous:

Slovan Bratislava

ferencvaros-kapak

Next:

Ferencváros

You may also like

Yorum Yap