Yakın tarihte Beşiktaş-Galatasaray derbisine damga vuranlar

16 Kasım of 2011

Yazar: İlker Yılmaz

ilkeryilmaz@hayatimfutbol.com | twitter.com/ilkeryilmazz

Galatasaray ile Beşiktaş arasındaki mücadeleler Fenerbahçe’yle oynadıkları diğer derbi müsabakalarına göre daha az tansiyonu barındırır. Pek kavga, gürültü yoktur. Öte yandan bu derbi kendine has sürprizleri, hafızalara kazınan kişisel performanslarıyla da öne çıkar. Biz de iki ekibin aralarında yapmış olduğu maçlardaki top 10 kişisel performansı değerlendirdik. Gelin, hep beraber göz atalım.

hasan_kabze

1- Hasan Kabze’yi unutma

Unutulmaz 2005/06 sezonunda Beşiktaş’ın iddiası yoktu ama bitime bir hafta kala Galatasaray’ın alacağı beraberlik dahi Fenerbahçe’yi şampiyon yapıyordu. Maç öncesinde yapılan yorumlar Kartal’ın maça asılmayacağı yönündeydi lakin son dakikalara 1-1’le girildi. 90+3’te kontra atağa çıkma peşinde olan Beşiktaş’ta kaleci Cordoba, degajı hızlı kullanmak istedi ama top orta sahada Galatasaraylılar’a geçti. Sabri içeriye doldurdu, Hakan Şükür kafasıyla indirdi ve Hasan Kabze gelişine çok sert bir şut çekerek topu ağlara gönderdi. Bir hafta sonra da Denizlispor-Fenerbahçe maçından çıkan sonuçla Galatasaray şampiyon oldu, bu gol de o şampiyonluğun simgesi. (7 Mayıs 2006 Beşiktaş-Galatasaray: 1-2)

2- İbrahim Üzülmez ve sağ ayağı

Sarı-kırmızılıları şampiyon yapmasına rağmen kovulan Mircea Lucescu, Beşiktaş’ın başında ilk kez Ali Sami Yen’e çıkıyordu. Dolayısıyla bu maç sıradan bir Galatasaray-Beşiktaş derbisinin ötesindeydi. Sıkıcı bir futbol oynattığı için eleştirilen Romen hoca defansta açık vermiyordu. 78’de sol kanattan ceza sahasına doğru kaçan İbrahim Üzülmez aldığı ara pasla önce önündeki defans oyuncusu tek hamle ile ekarte etti, ardından sadece yürümek için kullandığı sağ ayağı ile topu köşeye gönderdi. ‘Deli İbo’ bu golle hem Lucescu intikamını aldı, hem de Beşiktaş 100.yılında şampiyonluğa emin adımlarla yürüdü. (8 Aralık 2002 Galatasaray-Beşiktaş: 0-1)

sergen

3- Sergen attı, şampiyonluk geldi

2002/03 sezonunda şampiyonluk mücadelesi… Sondan bir önceki maçta Beşiktaş’ın 79, Galatasaray’ın 74 puanı var. Evet, sarı-kırmızılıların çok da ümidi yoktu ama bu maçı kazanırlarsa farkı ikiye indireceklerdi. Diğer tüm sonuçlarda ise Kartal İnönü’de şampiyonluk turunu atacaktı. Bu nedenle golsüz devam eden mücadelede Cimbom son dakikalarda tüm riskleri aldı. Lakin ani gelişen kontra atakta siyah-beyazlılar rakibini ikiye bir yakaladı. Sergen, sağında bulunan Tümer’e verdi, o da içeriye giren 10 numaraya ‘al da at’ dedi. Golden sonra santra bile yapılmadı. Yıllar sonra ise Sergen Yalçın o golü atmak için bilerek kötü pas verdiğini itiraf edecekti. (25 Mayıs 2003 Beşiktaş-Galatasaray: 1-0)

4- Fevzi’nin ıskası

28.haftanın sonunda Beşiktaş’ın altı puan önünde bulunan lider Galatasaray, bir Avrupa maçı bir lig maçı oynuyordu. İnönü’de Kartal’ın yorgun rakibinden alacağı üç puan farkı indirecek, geleceğe umutla bakılmasını sağlayacaktı. 79. dakikada gelişen Galatasaray atağında Boşnak Sead Halilagic, kaleci Fevzi’ye geri pası verdi ama genç eldiven zeminin de azizliğine uğrayarak topu ayaklarının altından kaçırdı ve meşin yuvarlak ağlarla buluştu. Fevzi bu golün şokunu bir türlü atlatamadı. Ardından özel hayatında yaşadığı travmalar da eklenince kariyeri düşüşe geçti. Bugün bile Fevzi denince bu gol hatırlanıyor. (14 nisan 2000 Beşiktaş-Galatasaray: 1-1)

norman_mapeza 

5- Mapeza’nın füzesi

Şimdilerde Zimbabwe Milli Takımı’nın teknik direktörlüğünü yapan Norman Mapeza, Galatasaray’da bir sene oynadı, pek de iz bırakamadı ama bir Beşiktaş maçına damgasını vurdu. Defansif orta saha olarak oynayan, güçlü, kuvvetli ama bir o kadar da kazma olan Zimbabweli, Ali Sami Yen’de skorbord 78’i gösterirken önce frikikten durumu eşitledi, ardından 84’te Kubilay’ın düşmesiyle kazanılan penaltıyı da ağlara göndererek takımına üç puanı getirdi. Penaltıdan sonra gol sevincini Beşiktaş tribünlerine giderek el-kol hareketleriyle kutlaması hâlâ zihinlerden silinmedi. (2 Ekim 1994 Galatasaray-Beşiktaş: 3-1)

6- Alpay-Hakan mücadelesi

1994 yılının Nisan ve Mayıs aylarında fikstür öyle güzel bir azizlik yapmıştı ki iki ekip lig ve kupada toplam dört kez karşı karşıya gelmişti. Aynı jenerasyonun iki genç oyuncusu Hakan Şükür ve Alpay Özalan da mevki itibariyle sık sık karşılaşır, kıran kırana bir mücadeleye tutuşurlardı. Pek tabii ki defansta oynaması hasebiyle Alpay daha sertti. 6 Nisan’daki ilk maçta siyah-beyazlı cengaverin tekmesi Hakan’ın suratına patlıyor ve golcünün burnu tam üç yerinden kırılıyordu. Yaklaşık bir ay sonra oynanan kupa finalinde Alpay yedek kulübesindeydi ama bu sefer de Hakan’ın burnuna top çarpıyordu ve tekrar kırık…

 ali aydin

7- Ali Aydın’ın kararları

2003-2004 sezonunda son altı haftaya girilirken Fenerbahçe ile Beşiktaş şampiyonluk için çekişiyordu. Galatasaray ise alınan üst üste kötü sonuçlardan sonra Fatih Terim ile yollarını ayırmış, eski futbolcusu Gheorghe Hagi ile anlaşmıştı. Maç klasik derbi mücadelesine sahne olurken hakem Ali Aydın, Beşiktaşlı Ahmed Hassan’ın bile anlamadığı bir pozisyonda ‘çekme var’ dedi ve penaltıya hükmetti. Son dakikalara girilirken de yine ceza sahası içinde bir pozisyonda Yasin Sülün, Sabri’nin müdahalesinde trambolinde zıplamışcasına yere düşünce hakem ikinci kez penaltı düdüğünü çaldı. Galatasaray’ın iki uydurma penaltı ile yenilmesi bir yana, Ali Aydın da son maçına çıkmış oldu. (4 Nisan 2004 Galatasaray-Beşiktaş: 1-2)

8- Nouma-Ahmet Dursun işbirliği

İtalyan teknik adam Nevio Scala ile sezona başlayan Kartal, İnönü’de sağanak yağmur altında UEFA ve Süper Kupa şampiyonu Galatasaray’ı konuk ediyordu. Pascal Nouma’nın kaleci Taffarel’i sakatlarcasına uçarak attığı kafa golüyle Beşiktaş öne geçmişti ama Ümit Davala’nın beraberlik golüne engel olamamıştı. Siyah-beyazlılar, Nouma-Ahmet Dursun ikilisi ile rakip kaleye yükleniyordu yüklenmesine de pozisyonlardan boş dönüyordu. Ta ki Ahmet Dursun 85’te sahneye çıkana dek. Genç oyuncu takımını önce öne geçirdi, iki dakika sonra da farkı ikiye taşıdı. Sadece bu maçta değil Barcelona dahil birçok maçta Nouma-Ahmet ikilisi çok canlar yaktı. (21 Ekim 2000 Beşiktaş-Galatasaray: 3-1)

goll

9- Beş dakikada Sasa Ilic

Sezona oldukça kötü başlayan Tiganalı Beşiktaş, Ali Sami Yen’e yaralarını sarmak için çıkmıştı ve üçüncü dakikada da kornerden İbrahim Toraman ile öne geçti. Dört dakika geçmişti ki Necati beraberliği yakaladı ama Toraman 15’te yine kornerden kafayı vurdu ve durum 2-1 oldu. İkinci yarı bambaşka bir Galatasaray, bambaşka bir Ilic vardı. Sırp oyuncu oyunu yönlendirmekle kalmadı, defansın arasına sızarak attığı iki golle de Galatasaray’ı 3-2’lik galibiyete taşıdı. Kimilerinin sevdiği ama kimilerinin de pek haz etmediği Ilic, Türkiye kariyerindeki en üst düzey performansını sergilemişti. (10 Aralık 2005 Galatasaray-Beşiktaş: 3-2)

10- Kartal’ın belalısı Fleurquin

Andres Fleurquin, Galatasaray formasıyla ligde sadece iki gol attı ve onlar da Beşliktaş’a nasip oldu. İnönü’de oynanan derbide siyah-beyazlılar rakibine büyük bir üstünlük kurmuş, 2-0 da öne geçmişti. İkinci yarıda ise işler tersine döndü. Uruguaylı Fleurquin önce 61’de farkı bire indirdi. 77’de serbest vuruştan oluşan karambolde topa ağlara gönderemese de Arif’in golünde ufak bir katkısı oldu. Ali Sami Yen’de ki mücadelede ise Beşiktaş iyi olmasa da fena sayılmayacak bir futbol oynadı ama yine Fleurquin sahneye çıktı takımının tek golünü attı. Beşiktaşlılar’ın hâlâ iyi anmaz kendisini.

000_Par963401

Previous:

Top 10 eleme grubu şoku

galatasaray___fenerbahce_by_konuralpleventart-d5b5y3b

Next:

Değeri bilinmeyen 10 Galatasaray-Fenerbahçe maçı

You may also like

Yorum Yap